YAZARA MAİL GÖNDER Nasıl affedebiliriz?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

İyi insan olmayı şu aralar biraz yanlış yorumluyoruz bence... Mesela; iyi insan olabilmek için bir 'affetme modası' çıktı.
Geçmişi, kendimizi, başkalarını, kötüyü, dünyayı, her şeyi bağışlamaya çalışıyoruz. Kırgınlıkları, suçluluğu, reddedilmeyi benimsemeye, hatta sevmeye çalışıyoruz 'affederek'... Çoğu zaman, gerçek hissinin o olmadığını bile bile, sanki bir 'kendini kandırmaca' oyunu oynuyoruz ve ters tepiyor. Ne kadar daha pozitif olmaya çalışsak, kendimizi daha karamsar hissediyoruz.
Peki bu kadar ihtiyacımız varken, yapmamız gereken buyken; neden kendimizi, en yakınlarımızı, hatta kötüyü bile affetmek bu kadar zor?

HAYATA ESNEK BAKMAK
Bir yerde okumuştum, 'Affetmek; geçmişin daha farklı olması umudundan vazgeçmektir' diye... Geçmiş yüzünden kendinizi suçluyorsanız ve sürekli 'keşke'lerle yaşıyorsanız, kendinize sürekli 'değersizim' dersiniz. Bu duygu, kendi kendini besler ve sizi değiştirir, daha katı ve acımasız yapar.
Bir yanda hayattan beklentileriniz, arzularınız, diğer yanda karşılanmamış ihtiyaçlar, feda edilmiş arzular... İşte, bu iki uç arasında sıkışıp kaldığınızda, hayat insanı çok yoruyor. Çünkü bu iki ucun arasında kalan alanda suçlamalar ve kırgınlıklar var. Ya değiştiremediğin şeyler için sürekli kendini ya da dış dünyayı suçlayacaksın ya da beklentini değiştirip yoluna devam edeceksin... Belki elinizden kaçan fırsatları, reddedilmeyi tekrar tekrar zihnimizde yaşayarak, 'Bu benim başıma gelmemeliydi', 'Bu bana yapılmamalıydı', 'Keşke şöyle olsaydı' demeyi bırakmak gerekiyor. Belki de kendimizi daha iyi ve güvende hissetmenin yolunun; 'her şeyin istediğimiz gibi olması' değil, hayata esnek bakabilmek olduğunu fark etmeliyiz. Tüm bunları da o kadar komplike düşünmeye gerek yok!

FARK ETMEK...
Ben şu 'affetme' olayını en kolay nasıl uyguluyorum biliyor musunuz?
Çevremde katı, negatif, sürekli gergin, memnuniyetsiz ve dış dünyayı suçlayarak yaşayan insanlara bakıyorum ve 'Bu dünyaya vermek istediğim enerji gerçekten onlarınki gibi bir enerji mi?' diye kendime soruyorum.
Cevabım; tabii ki kocaman bir 'Hayır!' Ve her gün bilinçli olarak önyargılarıma, kendime karşı acımasız olduğum durumlara ve suçlamalara olan bağımlılığımı azaltacak küçük bir şey yapıyorum. Bu durduk yerde gülümsemek olabilir ya da birine sinirlendiğim bir anda 'Şu anda bu tepkiyi vermeme gerçekten gerek var mı?' diye kendimi yakaladığım bir an olabilir... Ya da her durumun 'kendi küçük perspektifimden' daha geniş bir sebebi olduğunu kendime hatırlatıyorum. İşte tüm bunları fark edebilmek; affetmek yolunda ilerleyeceğiniz küçük ama emin adımlar...

*

Obezite, kadın ve erkekte kısırlık nedeni olarak gösterilmektedir. Anne ve baba adayları kilolarına dikkat etmeliler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.