Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hollanda ve Türkiye'deki sinemaseverleri bir araya getiren ve bu yıl dördüncüsü düzenlenen Kırmızı Lale Film Festivali için geçtiğimiz günlerde Amsterdam'daydım. Festivalde; Türk sinemasının en seçkin film, belgesel ve kısa filmlerinin gösterimleri ile çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Sinema yazarı Pauline Terreehorst'un jüri başkanlığını üstlendiği festivalde; jüri üyeleri arasında Türk yönetmenler Yüksel Aksu ve Atalay Taşdiken de vardı. Onlara, Hollandalı jüri üyeleriyle birlikte nasıl değerlendirme yaptıklarını sordum; "Hepsi çok uyumluydu, hep fikir birliği içindeydik" dediler. Hollandalılar, sakin insanlar zaten; ben bizimkilerin problem çıkarıp çıkarmadığını merak etmiştim! Tolga Karaçelik'in yönettiği 'Sarmaşık', festivalde En İyi Film ödülüne layık görüldü. Bu arada ödül bende; sahibine vermesem mi acaba diye düşünüyorum! En İyi Yönetmen ödülü ise 'Kalandar Soğuğu' filmiyle Mustafa Kara'nın oldu. 'Sarmaşık' ile 'Kalandar Soğuğu'; benim de en sevdiğim iki filmdi.

ÜN'ÜN VASİYETİ NEYDİ?
Festivalin bu yılki onur konukları, ve Koçyiğit'ti... Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nü alan , sinemaseverlere "Sizin sayenizde bu ödülü aldım" dedi. Kendisinden öğrenecek o kadar çok şey var ki... Saatlerce konuşsun, sıkılmadan dinlenir. Efsanevi yıldızları tanıdıkça, 'Yeşilçam başkadır' sözünü daha iyi anlıyor insan.
Tören sonrası hep birlikte Lahey'e, Büyükelçi Sadık Arslan'ın verdiği resepsiyona gittik. Resepsiyon sırasında Fatma Girik'e, 56 yıllık hayat arkadaşı Memduh Ün'ün vasiyetini sorup ekledim, "Sanırım sizin evlenmenizi vasiyet etmiş..." Kahkahayı patlatıp işin aslını anlattı. Memduh Ün, ömrünün son günlerinde "Fatma ben ölürsem, git evlen biriyle; sana vasiyetimdir" demiş. Girik de, "Bu kadar yıl ne yapacağıma karıştın, bırak artık sonrasına da ben karar vereyim" demiş.
Fatma Girik'in hikayeleri kitap olmalı. Sohbetimiz sırasında; 50 kere setten kovulduğunu, hatta bir gün Atıf Yılmaz'ın kendisi için "Nereden buldunuz bu çirkini? Size güzel birini bulun demedim mi?" dediğini anlattı. Ben de "Genç oyuncular, iki kere setten kovulsalar sektöre küserler" dedim. "Tabii ya kolay mı... Ama gençler korkmasınlar, her şeyin üstesinden gelirler" dedi usta oyuncu. Girik, festivallerle ilgili genel bir eleştiride de bulundu. "Neden hep erkeklere onur ödülü veriyorlar?" dediğimde, "Kadın oyuncuların hepsi ölmüş, öyle diyorlar. Eğer öldüyse, kızını-oğlunu çağırın, ödülünü verin. Hep erkekler ödül alır mı!" diye yanıt verdi.

MÜLTECİ DİZİSİ YAPACAK
Girik'e kendisini beyazperdede görmeyi çok özlediğimizi de söyledim. "Senaryolar okuyorum ama kendim izlemeyeceğim bir filmde oynamak istemem. Hikayelere bakınca 'Ben bu filmi ya da diziyi izlemem, o zaman neden oynayayım?' diye düşünüyorum" yanıtını verdi. Fatma Girik, gerçekten okul gibi; her söylediğinden bir şey öğreniyorsunuz.
Festivalin bu yılki teması, mülteciler ve zorunlu göçtü. Hülya Koçyiğit, bu temanın seçilmesine çok sevindiğini söyleyip müjdeli bir haber verdi: "Bir mülteci dramı senaryosu yazdırıyorum. Önümüzdeki sezon çekimlerine başlanacak."
Güzel filmler izledik, güzel insanlar tanıdık ve sinema dolu bir festivalin daha sonuna geldik. Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit'li nice festivallere...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;