YAZARA MAİL GÖNDER Filmin afişini gördüğümde ağladım!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

'Yok Artık!' isimli filmde hayranı olduğu oyuncularla birlikte rol aldığını söyleyen Şebnem Bozoklu: Afişi ilk gördüğümde ağladım! Filmin afişinden beni çıkarın; geriye kalan herkes çok sevdiğim oyuncular. O isimlerle birlikte oynamak için deliririm!

Televizyonun sevilen yüzü Şebnem Bozoklu, 'Ümmü Sibyan: Zifir'in ardından ikinci kez yapımcılık deneyimi yaşadığı 'Yok Artık!' filmini anlattı. Yapımcılığını üstlendiği filmde rol almanın ayrı bir heyecan olduğunu söyleyen Bozoklu, "Filmi salt komedi olması bakımından kariyerimde ayrı bir yere koyuyorum" diyor. Serkan Keskin, Funda Eryiğit, Erkan Kolçak Köstendil ve Necip Memili gibi isimlerle kamera karşısına geçtiği için çok mutlu olduğunu söyleyen Bozoklu ile 'Yok Artık!'ı konuştuk...
Bu ikinci yapımcılık tecrübeniz. Yapımcılığını üstlendiğiniz bir filmde oynamak nasıl?
Bu film için çok heyecanlıyım. Kalbimi attıran en büyük sebeplerden biri de yapımcı-oyuncu olayı. Yapımcılık bana yabancı bir şey; kendimi yetkin hissettiğim bir şey değil. Yeni yeni öğreniyorum.

KAFAMDA KÜÇÜK FİKİRLER UÇUYOR

Daha fazla sorumluluk almış olmalısınız. sevdiniz mi peki yapımcılığı?
Evet, çok sevdim. Biz oyunculuk yaparken çok rahatmışız çünkü sadece sana verilen senaryoyu en iyi şekilde oynamaya odaklısın. Ama şimdi üzerine kafa yorduğun başka bir şey daha var: Daha iyisi nasıl olur? Böyle mi yapsak? Kafamda sürekli küçük fikirler uçuşuyor.
Oyuncu kadrosu da bol yıldızlı...
Evet... Beni çıkarın afişten, sevdiğim tüm oyuncular bu afişte! Gerçekten afişi ilk gördüğümde ağladım. Bir oyuncu olarak birlikte oynamak için delireceğim isimlerle çalıştım. İkincisi, seyirci olarak yaptıkları işleri gözü kapalı izleyeceğim oyuncular. Şanslıyım ki, hepsi arkadaşım ve hepimiz aynı şeye heyecanlanıyoruz.
Peki böyle bir film yapmaya nasıl karar verdiniz?
Caner (Özyurtlu) böyle bir film yapma fikriyle geldi. Daha önce 'Ulan İstanbul' dizisinde birlikte oynamıştık. Caner'in yapım şirketinin çektiği korku filmine ortak yapımcı olmuştum. Orada iyi bir uyum yakalayınca, Caner "Bunu yine birlikte yapalım" dedi. Sonra Serkan Altuniğne'nin senaryosunu okuyunca çok heyecanlandık. İşler bir anda büyüdü.
Yapımcılığa devam etmeyi düşünüyor musunuz?
Evet, sevdim bu işi, devam edebilirim.
Kendinizi izlemeyi sever misiniz?

BU FİLMİ DE DAHA ÖNCE İZLEDİNİZ Mİ?

Hayır, galada izleyeceğim ben de... Galadan önce izlersen, içine sinmeyen bir şey olabilir. Kendimle ilgili, filmle ilgili... Yaptığımız her işi sevmek zorunda değiliz. Oyunculuk çok ayaklı bir iş olduğu için her zaman sevemeyebiliyorsun işi. Daha iyisi her zaman olabilir.
Beğenmiyor musunuz kendinizi?
Beğenmeme eğilimim daha yüksek. Çok bakamıyorum kendime. (Gülüyor) Senelerdir beceremedim kendimi izleyebilmeyi. Sanki hep daha iyi olabilir gibi geliyor. Kendimi, rahat rahat arkama rastlanıp hiç seyredemedim. Başkası oynasa daha iyi oynardı gibi hissediyorum.
Moral bozukluğu ya da eksiklik hissettiriyor mu bu durum sizde?
Hayır, öyle bir şey hissetmiyorum. Oynarken tam o anda kendimi çok iyi hissediyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya odaklanıyorum. 'Bu akşam dizim var açayım da izleyeyim' durumu olmuyor. 'Hep onu daha iyi söyleyebilirdim. Orada küçük es verseydim daha iyi olurmuş' diye eleştiriyorum kendimi.
Sürekli arayış içindesiniz...
Her zaman. O hiç bitmiyor. Ben eskiden oyunculuk okurken, "30-35 yaşıma geleceğim ve 'Ben bu işi öğrendim' diyeceğim" diyordum. 36 yaşındayım, hiç öyle bir şey olmuyormuş. Öyle bir rahatlık bana hiç gelmedi.
Oynadığınız 'Belalı sürücü adayı Asuman' karakteriyle ilgili ne söylemek istersiniz?
Kendi deyimiyle 'Ağsıman', araba kullanmayı öğrenmek istiyor. Yanındaki adama heyecan dolu dakikalar yaşatıyor. Daha önce hiç oynamadığım gibi bir şey oynadım. Aslında düşündüğüm zaman hep birbirinden başka şeyler oynadım. Sevdim şu anda bu fikri. Ama böylesini hiç oynamamıştım. Yani şöyle söyleyeyim; bu filmde salt komedi performansı gösteriyorum. Ben daha önce hiç sadece komedi oynamamıştım. Televizyonda yaptığım işleri de düşündüğümde onların hepsi dram barındırıyordu. Gülüyorduk ama ağlıyorduk da, sevindiriyorduk ama üzüyorduk da. O yüzden ilk defa 'hardcore komedi' oynuyorum.

ÇOK SERT BİR KOMEDİ

Nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Benim için yeni bir şey... Böyle bir şey oynamayı hep istiyordum ama kendi sınırımı öğrenmek için acaba yapabilir miyim diye düşünüyordum. Yapmayınca bilemezsin... Gerçekten çok sevdim. Bu, çok sert komedi biçimi. Çünkü hiçbir dramatik alt yapısı yok karakterin.
Çevrenizdekiler beğeniyorlar mı yaptığınız işleri?
Beğeniyorlar ama eleştiriyorlar da... Hiçbir şeyi, sırf ben yaptım diye sevmiyorlar. Annem, 'Benim çok içime sinmedi' diyebiliyor mesela.

TEK ÇOCUK OLDUĞUM HALDE HİÇ ŞIMARMADIM

Sosyal medyada çok aktifsiniz. Sürekli artan bir takipçi kitleniz var. Bunun avantajını görebilecek misiniz bu filmde?
Hiç bilmiyorum, umarım seyirci çok beğenir. Seyirciye geçerse, yenilerini yapmak için umut bulacağız. O yüzden izlenmesi çok önemli. Sosyal medya üzerinden bakarsak mevzuya; ne şanslıyım ki beni destekleyen, yapacağım yeni işi merak edip takip eden bir topluluk var. Bu beni tabii ki çok sevindiriyor. Biz oyuncuyuz; bundan mutlu oluyorum.
ba na ba yılıyorlar mı bilmiyorum
Şımartıyor mu bu durum sizi?
Şımartmıyor; şımarsam biraz daha rahat olabilirim ama ben o kadar rahat bir insan değilim. Çocuklukla alakalı bir durum sanırım. Ailemiz bizi 'Aman kimseyi rahatsız etme' diye diye büyüttü. İnanılmaz bir otokontrol vardı. Tek çocuk olduğum halde hiç şımarmadan büyüdüm. İnsanların beni izlemeyi sevdiğini biliyorum ama bana bayılıyorlar mı bilmiyorum. n Bayılsınlar ister misiniz? Tabii ki isterim. Çok sevdiğim bir laf var: 'Oyuncu; hayatı boyunca tanınmak için uğraşıp tanındıktan sonra da kendini siyah gözlüklerin arkasına gizleyen adamdır' diye. İnsanlar yolda beni sevdiklerini söylediğinde mutlu oluyorum.

KARİYER, HAYATIMIN MERKEZİNDE DEĞİL

Aileniz sizi izlediğinde ne hissediyor?
Ailem beni hep destekledi. "Oyunculuk yapmak istiyorum" dediğimde bana destek oldular. Oyunculuk okulunu kazandığım zaman babam ve annem ağladı mutluluktan. Bu çok değerli bir şey. Çünkü genelde kız çocukları için tercih edilen bir şey değil bu meslek. Yani 'Kızımız oyuncu olsun, sinema filminde oynasın' diyeni pek duymayız. O yüzden çok minnettarım onlara. Tutkuma ket vurmayıp ortak oldukları için şanslı hissediyorum kendimi.
Kariyer planlaması yaparak ilerleyen biri misiniz?
Hayır, kariyeri kafaya takan bir oyuncu değilim. Yani hayatımın merkezinde kariyer yok. 'Şimdi bir komedide oynadım, sonra dramda oynayayım, ardından bir gişe filminde oynarım' gibi planlarım hiç olmadı. Hayatımın merkezinde hayat var! Onun için her zaman önceliğim; ailem, eşim ve arkadaşlarım. Vakti güzel değerlendirmek, iyi bir insan olmak, kırabildiğim kadar az insan kırmak, kendi halinde bir yaşam sürüp gitmek istiyorum. Benim merkezimde bu var; oyunculuk ondan sonra gelir.

TELEVİZYONU CİDDİYE ALIYORUM

Genellikle komedi yaptınız. Farklı bir projede yer almak ister misiniz?
İştahlı bir oyuncuyum; birçok farklı türde iş yapmak istiyorum. Gişe filmlerinde oynamak istiyorum, art house filmlerinde de... Televizyonu da çok ciddiye alıyorum.
Bir Fransız filminde oynayacağınızı duydum, doğru mu?
Evet, ortak yapım bir filmde rol alıyorum. Antalya'da çekimlerimiz devam ediyor. Festival yolculuğu olması planlanan bir iş ama daha fazla konuşmayayım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.