Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Evde puzzle yapan, örgü ören Ebru Gündeş, şimdi de sabun yapmaya başlamış.
Ünlülerin ev halleriyle pek ilgiliyiz ya; en büyük marifetleri neler, saplantıları var mı, takıntılı oldukları konular neler, kısaca o dört duvar içinde neler oluyor diye hep meraktayız.
Ben de ünlü kadınlara bir bir sordum, ev hallerini markaja aldım. İşte size ilginç cevapları ile Ebru Gündeş'in rakipleri...
Hazır mısınız?
Burcu Esmersoy: "En iyi temizliği ben yaparım. Çamaşır suyu ve Vileda kullanımı konusunda üstüme tanımam."
Buse Terim: "En iyi sahanda sucuğu ben yaparım. Ayrıca bulaşık işinde de bir numarayım."
Ayşe Özyılmazel: "Puf börekte ve dolmada iddialıyım. Bir anda beş-altı kişilik sofra kurabilirim. Mutfağıma kimse giremez; orası benim kurtarılmış bölgem. En büyük rahatsızlığım budur; mutfağıma kimse gi-re-mez!"
Ceylan Çapa, "Evde sabaha kadar arkadaşlarımla Playstation oynayabilirim.
Saatlerce dövüş oyunlarında kapışabiliriz.
Kendine güvenenleri, turnuvaya beklerim, iddiaya var mısınız?"
Merve Boluğur: "Evde cam boyayarak kafa dağıtırım. Muhallebi konusunda da çok marifetliyim."
Ayşe Hatun Önal : "Çiçek ve bahçe işlerinde hayli iddialıyım. Evdeki vaktimin çoğunu, bahçedeki çiçekleri ekip biçmekle geçiriyorum."
Derya Şensoy: "Evdeki en büyük marifetim havuçlu cevizli kek yapmak. Eve gelir gelmez mutfağa girerim ve fırına keki veririm. Dilimde de Nil'in 'Sana Kek Yaptım' şarkısı olur."

ERKEK DEDİĞİN...

İlk olarak Yağmur Tanrısevsin'in açıklaması geldi: "Gizemli erkek ilgimi çeker." Hemen ardından Ezgi Mola, "Kafa dengi olsun, yeter" dedi. İkisi de beyaz atlı prensin kareköküne inmiş, formülünü bizimle paylaşmış. Kadınların bu erkek açılımlarının hastasıyım! Merhametli, takdir eden, kariyer sahibi, aldatmayan erkekler; artık sıkıcı cevap olmaktan öteye geçemiyor. '2015 model erkekler nasıl olmalı?' diyenlere, klişelerin dışında cevaplar:

INSTAGRAM İLE AZ İLGİLENSİN

Sosyal medyadan uzak durmalı. Elinde telefon, Instagram'da gizlice kız profillerinde gezen erkek almayın. Facebook, Twitter, Instagram ile az ilgilensin.
Yok metroseksüel, yok lümbersüel erkekmiş... Trendlere göre kabuk değiştiren erkek mi; boşverin gitsin. Tabii stiline önem versin ama orada burada okuduğu, rol model olarak gördüğü erkeklere dönüşmesin. Kendi tarzı olsun yeter yahu.
Kafayı kasla bozmasın... 'Kaç gram protein aldım, kaç set ağırlık çalıştım' derdini eve getirmesin. Spor saplantısı yaşayan o erkekler yok mu... Kendini mükemmelleştirir, sonra partnerini beğenmez... Sağlık için spor yapsın yeter.

OZAN GÜVEN, LOUBOUTİN'E KULAK VERMİŞ OLSA GEREK!


Mutlu sonlar değil, gerçek sonlar yazdığımız şu günlerde birçok Cinderella kızımız beyaz atlı prensten ümidi kesmiş durumda. Bar kenarlarında aşkı arıyorlar. Masaldaki o sihirli ayakkabıyı da kendileri alıp o geceki aşk arayışı için giyiyorlar. Christian Louboutin'in dediği gibi; topuklu ayakkabı, kadınları istedikleri karaktere büründürebiliyor. İşin içine karakter girince, Ozan Güven'in ayakkabıcı hamlesine de şaşmamak lazım. Belli ki Louboutin'e de kulak vermiş... Mutlu bir masalın kahramanı olmak isteyen kadınlar da, karakter uzmanı bir aktörün elinden ayakkabı almak ister tabii ki. Acaba ayakkabı alırken o geceki randevunuzu Ozan'ın kulağına fısıldasanız, biraz taktik alsanız hoş olmaz mı? İşte o zaman mağaza patlama yapar! Bu arada cidden mağazada vakit geçiriyor mu diye birkaç kez gittim; evet, orada. Ah be Ozan, iyi ki geldin Nişantaşı'na; kadınlar 'mutlu ve gerçek sonlar' yazacak sayende...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER