YAZARA MAİL GÖNDER Bağımsızlık Günü'nde New York

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

4 Temmuz Amerika Bağımsızlık Günü'nde New York'tayız. Federal tatil dolayısıyla, pasaport ve gümrük kontrollerinden birkaç dakikada geçip soluğu Meatpacking bölgesinde bulunan The Standard Hotel'in 12'nci katındaki odamızda aldık. Dışarıda Amerikan bayraklı etek ve şortlar giymiş gençlerin partilediğini görünce biz de kendimizi sokağa attık. Mekanlar full; adım atacak yer yok. Çözümümüz tabii ki Soho House oldu. Levi's'ın pazarlama direktörü Serra Şenol'la, otelin yanıbaşındaki Soho House'a gittik ve özgür ruhlu gençlerin teras partisine dahil olduk. Gecenin geç saatlerinde havuzda içkisini yudumlayanlardan, sevgilisiyle havai fişek gösterisi altında romantik dakikalar geçirenlere kadar kimi ararsanız vardı partide. Otelimize dönerken VIP Room'daki 18'lik gençlere bakakaldım! Biz terasta şezlonglara yayılırken, onlar yüksek topuklularıyla kulübün önünde sıra bekliyorlardı.

KAHVALTIDA NE YESEK?
Pazar sabahı için ideal kahvaltıyı arıyorsanız, Paris'te de bir şubesi olan Buvette'i tavsiye ederim. Bu mekanda birçok Hollywood yıldızıyla karşılaşabilirsiniz. Rezervasyon alınmadığı için, erken saatlerde giderseniz yer bulmanız daha kolay olur, yoksa kapıda en az 45 dakika bekletilebilirsiniz.

SANATSAL TAKILALIM
New York'un en popüler müzelerinden biri olan Whitney Museum, Meatpacking'deki yeni yerinde 'America is Hard to See' isimli 600 parçalık modern sanat sergisine ev sahipliği yapıyor. 1910'lardaki sıkıcı Amerikan çağdaş sanatıyla başlayan sergi, günümüze kadar uzanıyor. Sanatsal takılmalarımda en çok, 1930'ların sanatçılarının yer aldığı sergi katından keyif aldım. Mimar Renzo Piano tarafından tasarlanmış müze binasının mimarisini de görmelisiniz.

HAPPY HOUR SEVENLERE
Soho'daki Felix'de pazar happy hour'u sırasında dev ekranda yayınlanan Japonya- Amerika kadın futbol maçını izleyenleri görmeniz gerekiyordu. Restorandaki kalabalığın çoğunluğunu kadın taraftarlar oluşturuyordu. Ortamın nabzı, Türkiye'deki maçlar kadar yüksekti. Karşılaşmayı parti havasında izleyip şarkılarla tezahürat yapan kadın taraftarlara dahil olmadan edemedim. Bizde durum nasıl bilmiyorum ama Amerika'da kadın futbolu fazlasıyla ciddiye alınıyor. Düşünsenize bir dişi Arda Turan'ımız olsa... Fena olmazdı herhalde.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.