Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Eylül dinginliğinde, İstanbul'un grisinden kaçarak, 25 derecenin altına düşmeyen havasında Datça'dayım... Dalaman'dan iki saatlik bir karayolu yolculuğu ile yeşillikler içerisinde, cırcır böceklerinin kol gezdiği D-Maris'deyim...
İlk hangi beach'te güneşlensem derken; koluma 'executive beach'e giriş sağlayacağım deri bilekliği takıyorlar. Bu demek oluyor ki; Mert ilk orayı gör...
Daha fazla mahremiyet isteyen misafirler burada huşu içinde güneşleniyor. Yan koyda ise Silence Beach var. Telefonun, yükses ses ile konuşmanın yasak olduğu, 'Çıt çıkarmayın' edasında tatilcilerin birbirine bakış attığı bir koy burası. 'Benim elimden telefon düşmez' diyorsan; İtalya Capri'nin en meşhuru Il'Riccio'yu da tercih edebilirsin. Burası hem restoran, hem de beach club.
Öğleden sonra güneşlenmeyi seviyorsan; tam senlik. Bir yandan Akdeniz mutfağından oluşan mönüsünü tadabilirsin, diğer yandan plajın tadını çıkarabilirsin. Ana yemeğe kaptırmayın kendinizi çünkü hemen ilerideki Dessert Room (tatlı odası) sizi tatlı komasına sokabilir. Bir başka akşamınızı Nusret'te protein bombardımanı yaparak geçirin. Her şey aynı lezzette.
Bu yaz Instagram'ın en trendy karesi; suyun üstündeki hamaklardı. Ben de geri kalmadım ve o pozu Datça'da verdim canlarım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER