Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yalnızca yılbaşı gecesi değil, Aralık ayı boyunca sıkıştırılmış bir parti silsilesiyle karşı karşıya kaldık. Şimdi bu partilerin ödemini atıp ayılacağız, hazır mısınız? Ne de olsa herkes 'Ocak ayı; detoks ve yeni yılın yeni hedeflerine konsantre olma zamanı' diyor. Sosyetik partilerin müdavimlerinden gece partilemeyi seven gençlere kadar herkes aynı telaşa kapılmış durumda. Demet Akalın'ın şarkısında olduğu gibi 'Acilen toparlanmalıyım, üstümden koca bir yıl geçti...' Peki şimdi ne yapmalı? İlk olarak o sihirli detoks karışımlarından sipariş edelim. Arınmak, soğuk havalarda bağışıklığınızı artırmak, vitamin ve mineral takviyesi yapmak için sıkı bir rekabet halinde olan 'juice'cular'dan biriyle şansınızı deneyebilirsiniz. Benim tercihim, Saf Ürünleri... Bu modern şifacılar, sabah 7'de kapınıza dayanıyor. Hayat ritminiz yüksekse, 'Tansiyonum düşer, sadece meyve-sebze suyuyla beslenip aç kalamam' diyorsanız anti-aging ve düşük kalorili mönülere de göz atabilirsiniz. Bu arada rahat olun, İstanbul'daki birçok mekan bizim gibi yanında yemek paketi ile gezenlere alıştı artık. İlla ki oturduğunuz mekanın mönüsünden sipariş vermeniz gerekmiyor yani. Detoksa saygılı işletmecilere de bir selam çakalım. Birçoğumuz dev spor salonlarından sıkıldık. Kalabalığın içinde birbirini süzenlerden, kas yığını abilerin egosantrik hareketlerinden gına geldi. O yüzden küçük ve samimi stüdyolar tam size göre olabilir. Her köşebaşında varlar; isterseniz gidip 40 dakikada hızlı fitness yapabilirsiniz. Spinning salonlarında 40 dakikada pedal çevirerek hafifleyip forma gireceksiniz. Hem yaktığınız kalori fazla, hem de daha eğlenceli. Ya da Nişantaşı'nda sosyalleşmekten keyif alıyorsanız, Atiye Sokak'taki Nopa'nın alt katında yer alan Gym&Tonic'te kendinizi özel eğitmenlere teslim edebilirsiniz. Ee tüm yılın yorgunluğu yüzünüze de yansımıştır. Bu önerim hem erkeklere, hem de kadınlara... O zaman şimdi kalkın ve bir medikal estetik uzmanının kapısını çalın. Sertab Erener'in meşhur ettiği kök hücre tedavisi ile görüntünüzü yenileyebilirsiniz. Botoks ve vitamin takviyesini saymıyorum bile.

DİLEKLERİM GERÇEK OLSUN!
2016'nın ilk günlerinde, bu yılla ilgili dileklerimi yazıp popüler kültürün engin sularına bırakıyorum:

Bade İşçil-Malkoç Süalp arasında sular durulsun. Boşanma davalarını değil de, Bade'nin yeni dizisini konuşalım. Oyunculuğunu, reytingini, göz kamaştıran güzelliğini...

Büyük ümitlerle ekrana gelen diziler, üç-beş bölüm sonra yok olup gidiyor. Artık uzun soluklu prodüksiyonlar izleyelim. Oyuncuların korkak hallerine, yapımcıların yarınlarını bilmez durumlarına çok üzülüyorum.

Bir de açılıp kapanan mekanlar var. Bakın Karaköy'deki Sofra London milyonluk yatırımla, büyük hayallerle açıldı ama birkaç ay geçmeden kapandı. Yerine aynı dekorla Madeo açıldı. Peki Madeo'da durumlar ne? Sıfır yatırım ile kışın en popüler mekanı oldu. Olan Hüseyin Özer'in heyecanına oldu. Mekan açma işine fazla kapılmayalım, hesabı kitabı doğru yapalım.

Engincan Ural ve İdo Tatlıses'in stilini eleştirip yerden yere vuranlar, durun bir dakika! Erkek stiline biraz özgürlük ve cesaret verin. Sizden ricam, dünya modasına bir göz atmanız. 2016'da erkek markaları, iddialı tasarımlarıyla sizi daha çok şaşırtacak. O yüzden diyorum ki; erkek modası, babanızın gardırobundan ibaret değil. Dileğim; bu yıl erkeklerin moda dünyasını ayağa kaldırması.

2015'te en çok erkek bedeninin cazibesini konuştuk. Çıplak kadınlar değil, erkeklerin vücutları arzu nesnesi oldu. Bakınız; Barış Arduç ve Kerem Bürsin. 2016'da da tornadan çıkma erkekler fazlasıyla dikkat çekecek. Artık kimse göbek büyütmesin; kalksın spora, yürüyüşe gitsin.

Şarkıcı Berkay'ın üzerindeki kara bulutlar dağılsın. Yok silahlı saldırı, yok özel hayat sorunsalı... Berkay'ı yargılayıp durduk tüm yıl. Bu yıl; 2015'in mağdurlarını alkışladığımız, başarılarını konuştuğumuz bir yıl olsun.

2016 intikam yılı olacakmış... Şimdi bu, 2015'te magazin dünyasında canı yanan kim varsa, onlar için intikam zamanı mı demek oluyor? Bu yıl aldatılan kadınları konuştuk. Mesela Seçkin Piriler... Şimdi sıra onda; bakalım nasıl bir çalım atacak? O zaman yazıyı Sherlock Holmes'un sözleri ile bitiriyorum: 'İntikam; yüzümüzde gülümsemeyle servis edilmesi gereken soğuk bir yemektir.' Afiyet olsun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER