YAZARA MAİL GÖNDER Kazanovalığın sebebi erkeğin içindeki boşlukmuş

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Aynı gün iki manşet: Biri 74 yaşındaki Ünal Aysal, diğeri 66'lık Naim Arnas... Biri AVM'de bir kadınla el ele, diğeri restoranda göz göze... Sizi görse çapkınların piri Kazanova'nın kemikleri sızlar yahu! Kazanova kompleksine mi kapıldınız beyler? Yoksa '7'sinde neyse 70'inde de odur' mu diyorsunuz? Ne yazık ki egolarına teslim olmuş her erkeğin rol modelidir Kazanova. Bu, bazısında 40'ında patlak verir, bazısında 70'inde. Birçok erkek onun gibi kibar ve büyüleyici olmak ister. Kazanova demişken, araştırmacı psikolog Peter Trachtenburg'un 'Kazanova Kompleksi ve Onlara Aşık Kadınlar' isimli kitabına bir göz atın derim. Kitap, erkeklerin iç dünyasına ışık tutuyor ve kızmak yerine onları anlamanıza yardımcı oluyor. Kitaptan öğrendiğim en has bilgi şu; Kazanova kompleksine kapılan erkekler, içlerinde bir türlü dolduramadıkları boşluğu kadınlarla doldurmaya çabalıyor. Her yeni kadın, yaşı kaç olursa olsun erkeğin içindeki boşluğu dolduruyor. O kadını bir süreliğine acısına çare olarak görüyor. Sonrası tabii ki hayal kırıklığı... Bu boşluğun nedenini bulmak için, erkeğin geçmişindeki travmalara gitmek gerekliymiş. O zaman her saniyenin keyfini çıkarsınlar, ne diyelim... Yani erkeklerin bu çapkın halleri; yaşlandıklarında hayata tutunmaya çalışmaları ya da kendilerini genç hissetmeleriyle ilgili değil. Ee sanırım o yaşta çılgın hazlara ulaşmaya çalışmıyorlardır.

Demet Akalın'ın selfie performansı


Demet Akalın'ın Sahne İstanbul'daki performansına sabaha karşı 3.30'da baskın yaptık. Tam da 'Demet artık sahneden inmiştir' dediğimiz bir andı. İşte o sırada Demo'nun sahnesinin dışında bir de selfie performansına denk geldik. Sahnede ayaklarına babetlerini geçirmiş, onu dinleyenlerle selfie çeken Akalın, geceden onlarca paylaşım yapılmasına neden oldu. Demek ki neymiş; kuru kuruya çıkıp şarkı söylemeyip sahneden bol beğenili Instagram anıları bırakmak gerekiyormuş.

Kendimizi şişirip abartma dönemi geçti 2016'da neysek oyuz


'İşler kötü gidiyor, sende durumlar ne?..' Bugünlerde birçok işadamının dilinde bu sözler var. Aslında egolarımız 'İşler kötü bu ara' dememize pek izin vermez. Ama şimdi onlar netler, açıklar, sıkıntılarını masaya yatırabilecek kadar cesaretliler. İşlerin kötü olduğunu söyleyebilmek gibi, 'Bu aralar kötü hissediyorum', 'Birkaç kilo aldım, mutsuzum', 'Evliliğim sallantıda, boşanabiliriz' diyebilmek de cesaret istiyor. Sanırım İstanbul insanı duygusal bir patlama yaşıyor; artık ruh halini dillendiriyor, mış gibi yapamıyor. Hem oyun oynamak zor geliyor, hem de içine atmayıp eteğindeki taşları dökmeyi tercih ediyor. İyisi de, doğrusu da bu zaten. Bugüne kadar sahip olduğun şeyleri şişirip abartmak, aslında olmadığın kadar iyi olduğunu gösterip pazarlamak işimize geliyordu. Baktık olmuyor, saldık gitti işte... 2016'da neysek oyuz! Bir gram fazlası yok.

Sosyete dedikleri şey...


Bu satırlar; 1960 doğumlu yazar Emre Yılmaz'ın son kitabından... Sosyeteyle ilgili yazdıklarını iyi okuyun; bende çarpıntı yaptı, nefesimi kesti: 'Sosyete, kimseleri aramak istemeyen ama herkes tarafından aranmak isteyenlerin buluşma yeridir. Sosyete garip bir yerdir; ya kimse kimseyi sevmez ama hep beraberdirler ya da herkes herkesi çok sever ama nedense asla beraber olamazlar...' Düşününce ne kadar da doğru... Söz konusu kesimin içinde yaşayanlar da yazarın bu sözlerini onaylıyor. Nasıl bu zümrenin içinde olmak için can atarsınız?

Koca bir hiç

Bir parçası olacağınız insanlar, hayata kalp gözüyle bakmıyorsa, amaç sadece o içi boş balonun içinde olup dünyevi rekabetin peşinde koşmaksa, filmin sonunda elinizde ne kalacak? Koca bir hiç ya da koca bir yalnızlık... Ardından şu satırları ekliyor Emre Yılmaz: 'Aslında sosyetede herkes birbiri hakkında her şeyi bilir. Yine de duyunca biraz şaşırmış gibi davranmak gerekir. İhtimal bu ya; gerçekten bilmediğimiz bir detayı duyduğunuz zamansa hiç şaşırmamış gibi davranmak gerekir.' Korkuyorum sosyete sınıfından; Mert hemen topukla kaç!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.