YAZARA MAİL GÖNDER Magazinin gündemi evrim geçirdi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Sosyal hayatın ve magazin dünyasının manşet mevzuları; hararet yapmış, hız limitini aşmış, tekerleği patlak bir Ferrari gibi! Yarın ne olacağını kimse bilmiyor, tahmin bile yürütemiyor. Öngörü yeteneğimiz körelmiş. Dün eşi Caner Erkin için "Mutluyuz, o benim ruh eşim" diyen Asena Erkin'in, bugün "Boşanıyoruz" demesi ya da hiçbir zaman konuşmayan Tarkan'ın bir mektupla içini dökmesi gibi... Hızlı ve ani değişime uğruyor, neye ve kime inanacağımızı bilemiyoruz. Tüm duygular, düşünceler, kalıplar, bilinenler değişiyor. Bir önceki yazımda da söylemiştim; 2016 intikam yılı olacak. Olan biten karşısında yutkunup sessiz kalmayacak, masaya elimizi vuracak ve hesabını soracağız. Tıpkı magazin dünyasının son günlerdeki gündemi gibi. Biz de değişip dönüşen, evrim geçiren konulara bir göz atalım, ne dersiniz?

TARKAN'IN EVLİLİK KARARI VE MEKTUBU:
Megastar'ın kiminle evleneceği neden bu kadar umrumuzda? Her birimiz oğlumuza, kardeşimize gelin alır havasındayız. Size ne, bize ne yahu! Asıl mevzu şu; neden evleniyor? Biraz empati yaptığımda çıkan sonuç; yalnızlık. Hayatında bir adım sonrasında hedefsiz kalmak, starlığa doymak... Rekabet edebileceği kimse kalmadığında, ringden inip hayatın bir kademe üstüne çıkmak için doğru kapıyı bulmak, ne istediğini bilmek... O da yuva kurup çocuk sahibi olmaktan geçiyor. Çünkü Tarkan'ın hayatındaki tek eksik bu. Belki evliliği çok uzun sürmez, belki de bilinen ünlü evliliklerin kalıplarını yıkar; belli olmaz. Ama Tarkan'ın çocuk sahip olmak istediği aşikar. Çünkü bugüne kadar kendini sanata adamış olan bir adamın yaşayacağı en eşsiz his babalık olsa gerek. Ee starlığınıza sarılıp uyuyamıyorsunuz ne de olsa...

BEBEK'TE BEYOĞLU HAVASI:
Bebek'i nasıl bilirsiniz? Mahalle barları ile çevrelenmiş, ayaküstü takılmalık Lucca'sı, Happily Ever After'ı, Mangerie'si, bir de Bebek Kahvesi ile bir yanı koket, bir yanı cool olan, klas ve modern semt... Peki Bebek'in değişen yüzüne ne demeli? Şimdilerde daha rock'n roll, daha umursamaz bir tavır aldı semt. Biraz salaş, biraz asi. Semte rock geldi, caz ile haz geldi... Çünkü Lucca'nın hemen yanı başında Kulis açıldı. Her ay güncellenen takvimi ile cazdan rock'a kadar farklı türlerden pek çok müzisyeni misafir eden, müziğe erişimin serbest ve girişin ücretsiz olduğu bir mekan Kulis. Bebek profilinin dışına taşan, biraz Beyoğlu, biraz Cihangir rüzgarı estiren insanlar takılıyor burada. Mekanda Şebnem Ferah'ın sahne performansına da denk gelebilirsiniz, Özge Fışkın'ın da. Hatta şehir efsanelerine bakılırsa, mekanın sahibinin Şebo olduğu konuşuluyor. Ama öğrendim ki bu doğru değilmiş. Şebo'nun gitaristi ile menajeri ortak olarak açmış Kulis'i. Şebo da arkadaş kontejanından sahneye çıkıyormuş.

SANATA İLGİ PATLAMASI:
Sanata olan merakımız ne kadar da arttı değil mi? 'The Art of Banksy' sergisinin dünya prömiyerinde en az Tate Modern kadar iddialıydık. O gece orada olan kalabalığa bakınca, kendimi serginin olduğu Global Holding binasında değil, bir gece kulübü açılışında sandım. Dışarıdan bakanlar birbirlerine 'Hayırdır, yeni bir mekan mı açıldı?' diye soruyordu. Vizyoner şirketler; her geçen gün sanata daha çok yatırım yapıyor ve sponsor şirketlerin sayısının artmasına ön ayak oluyor. Bizim de sanata olan merakımızı parlatıp cilalıyorlar. Böyle bir sergiyi bizimle buluşturdukları için tebrik etmek gerekli. Banksy de, bol bol Instagram'lık malzeme topladığımız için bizi tebrik ediyordur eminim.

PLAK DEĞİL, DİJİTAL MİRAS:
Eski sevgilinizden size kalan bir plak ya da onunla beraber izlediğiniz DVD'ler, burnunuzu sızlatıyor mu? Buna 'evet' demek mümkün değil çünkü o dönemler çoktan geçti. Artık dijital mirasımız, Spotify listemiz var. Eski sevgilinizin, zevkine göre oluşturduğu müzik listesini takibe aldınız. İlişki bitti ama liste orada duruyor, her geçen gün de yeni şarkılar ekliyor. Belki de aynı anda aynı şarkıları dinliyorsunuz. En son eklediği şarkı size bir gönderme mi? Yoksa o en gaz, en popüler parça, yeni bir aşka yelken açtığını mı gösteriyor? Ah bu Spotify, yeni neslin duygusal tercümanı oldu. Şimdi aşklar, şarkılarla takip ediliyor.

BİRDEN PARLAYIP SÖNEN TEFLON İLİŞKİLER
Son günlerde neyi kovalıyoruz, hiç düşündünüz mü? Aslında herkesin içten içe sorguladığı konu bu. Birçoğumuzun tecrübeleri sonucu çıkardığı sonuç da aynı. Hemen söyleyeyim; teflon aşkların ve arkadaşlıkların peşindeyiz. 'O da ne?' dediğinizi biliyorum. Herkes birbirine sürtünüyor ama kimse sarılmıyor. Şöyle bir sürtünüyoruz, birden ısınır gibi oluyoruz, bir har, bir ateş, bir yangın... Aman aman cız bız kafası yaşıyoruz. Sonra ne mi oluyor? Birden o ateş sönüyor ve herkes yoluna gidiyor, teflonlar rafa kalkıyor. İşte size bir gecelik, anlık, hatırlanmayan, duygusu sıfır, yerçekimi olmayan aşklar, dostluklar, arkadaşlıklar... Yaşadığınız hiçbir duyguya üzülmeyin, ne de olsa hepsi teflon canlarım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.