YAZARA MAİL GÖNDER Berberlerin alt katında sabaha kadar dans

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Nerede o eski pazartesi sendromları? Nerede o pazar günü bitiyor diye kendinizi gergin ve sinirli hissettiğiniz günler? Artık rafa kalktı o yaklaşan haftanın endişesi. Hafta sonunun bitiyor olmasından dolayı hüzün yaşamıyor, pineklemiyor İstanbul insanı; atıyor kendini sokağa, pazarı da, pazartesini de cumartesi kafasında yaşıyor... "Nereden çıktı Mert'ciğim, biz dibine kadar yaşıyoruz pazartesi sendromunu" diyenleriniz de olabilir, ayaklanmayın! Şöyle bir sokağa çıkın ve pazar gece yarısına kadar İstanbul trafiğinde bir seyre dalın. Bakın eskiden bu kadar dolu olur muydu sokaklar? Şimdi pazar günü de süsleniliyor, en fiyakalı kıyafetler giyilip caka satılıyor. Eh ben de onlardanım sanırım; o ev hali bana hiç uymuyor canlarım... İşte geçtiğimiz pazar gününün özeti:
Pazara gündüz mekanlarında düzenlenen brunch partileriyle başlıyoruz; bir arada, birbirine tutunma kafasına... Four Seasons Bosphorus, Tepebaşı'ndaki Konsolos ve Emirgan La Boom'da; popüler dünyanın renkli isimleriyle beraber ekmeğinize reçel sürüp sucuklu yumurtanızı yiyebilirsiniz.

OSCAR PARTİSİ
'Eve gidip ne yapacağız?' diyenler ise soluğu gecelerde alıyor. Pazar gecesi Soho House'da da Oscar partisi vardı. Şampanya kadehleri ile Soho'nun sinema salonuna kurulan üyeler, canlı canlı ödül gecesini izlerken, birtakım üyeler de barın etrafında sohbet ediyordu. Sabahın ilk ışıklarına kadar burada takılanların dışında; Kuruçeşme'deki Albüm ve Emirgan'daki Gizli Kalsın'da da ünlüler sabahladı.
Popüler mekanlarda durum böyleyken Playstation turnuvası düzenleyip arkadaşlarını 'Evde partiliyoruz, uğrasana' diyerek çağıranlar da vardı... Peki ne oldu da bu kadar sosyal olduk, neden kimse yalnız kalamıyor? Asıl soru bu belki de ya da asıl sorun. Kimse yalnız kalamıyor, kimse dört duvar arasına tahammül edemiyor. Belki de bir kaçış, sıkıntıyı sıfırlama, kafadaki derdi-tasayı geçiştirme kafası yaşıyoruz her birimiz...
Gizli eğlenelim, absürt bir girişi, enteresan bir dekoru ve anlatacak hikayesi olsun diyenler de var. Eğlencenin kuralları dünya ile aynı hızda bizde de trendlere etki ediyor sevgili okurum. Bakın; New York'ta telefon kulübesinden girilen kokteyl barına ya da Londra'da sanat galerisinin içinden geçilen restorana, ya da bir depodan girilen bara. Ah bir de Beyrut'ta kanalizasyon kapağının altındaki underground kulüp var... Bizde ise İstanbul'da bir pizzacının buzdolabının altından geçilen Gizli Kalsın adlı mekan; Amsterdam'daki kasap içinden geçilen mekanla yarışır cinsten...
Son günlerde ise New York'ta da trend olan berberlerin altındaki mekanlarda yapılan partiler ilgi çekiyor. Bunlardan biri Ankara Uğur Mumcu Caddesi'nde, diğeri ise İstanbul'da burnumuzun dibinde, Galata'da... Mekanların ne ismi var, ne de cismi; alt kat diyorlar. Akşam olup da berberler kepenkleri kapatınca, mekana canlı müzik, DJ performansı, kokteyller, özel şifreli davetler ile insan çekiliyor. Eğlenceniz bol olsun; bakalım daha neler çıkacak...

NE OLDU SİNEMA KEYFİMİZE?
'Hadi sinemaya gidelim' dedik, iki eğlenceli filme bilet baktık; biri 'Hesapta Aşk', diğeri ise 'Dünya'nın En Güzel Kokusu'. Cinemaximum'un aplikasyonundan en yakındaki sinema salonuna baktık. Tercihen City's, Kanyon, Zorlu ve İstinyePark salonlarında film seyretmeyi seviyorum ben; hem konforlu, hem de alışık olduğum yerler... Ancak her iki filmin de yeni vizyona girmesine, bangır bangır her gazetede oyuncularının röportajlarının yayınlanmasına rağmen, bu sinemalarda neden gösterilmeğini anlamayamadım. Forum İstanbul, Capacity, Marmara Forum biraz ters değil mi? Peki ne olacak bu filmlerin gişesi? Bu kadar keyifli ve bizim gibi gençlere hitap eden filmleri biz nasıl izleyeceğiz? Televizyonda yayınlansın ya da DVD'si korsan piyasasına düşsün diye mi bekleyeceğiz? Eş zamanlı birçok Türk yapımı filmin vizyona girmesinin, çok fazla işin piyasaya çıkmasının sonuçları bunlar anlaşılan... Bununla ilgili bir formül bulunur umarım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.