YAZARA MAİL GÖNDER Barselona’da festival kafası

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Tüm şehrin partileyip dans ettiğini düşünün...
Şehrin her noktasına dev sahnelerin kurulduğunu, plajlarda, otellerin havuz başında, hatta gizli saklı derme çatma tostçudan bozma mekanlarda bile büyük bir coşkunun olduğunu... Bahsettiğim şehir Barselona. Peki bu coşku neden? 1994'ten beri geleneksel hale gelen, Avrupa'nın en prestijli i Sonar, şehrin tam göbeğine konmuş da ondan. Sanki uzaylıların istilasına uğramış gibi şehir.
Bu coşku, Sonar'ın düzenlendiği dev arenadan taşmış, sokaktaki insanı bile etkisi altına almış...
Herkes dans ediyor, eğleniyor durmadan, uyumadan...

GİZLİ BİR PARTi ÜSSÜ

İki gün boyunca ne olup bitiyor merak ediyorsanız; buyurun müziğin, teknolojinin ve yaratıcılığın kesiştiği, kafanızı allak bullak eden bir deneyimin içine!
Biz bir an olsun terk etmedik edemedik Sonar'ı; ya açık havada çimlerin üzerinde dünyanın en önemli DJ'lerinin müziklerini dinliyorsunuz ya da yemek tırlarından aldığınız atıştırmalıklarla piknik masalarına kurulup tek tek nachosları ve burritoları mideye indiriyorsunuz... Güneş çok mu yaktı, müzik yordu mu; hemen içeri kaçıyorsunuz. Çünkü ilginizi çekebilecek zeka küpü konuşmacılar; müziğin ve sanatın teknolojik platformdaki gelişimini anlatıyor. Özellikle benim katıldığım Google ve Spotify konuşmaları ilgi çekiciydi. Kafam bir ara 2050'ye gitti; geleceğin hızından korktum. Teknolojinin bize neler getireceğini merak ettim. Ah n'olur bugünün ötesine geçir bizi Sonar!
Müzik o kadar evrensel ki, dünyanın dört bir noktasından gelen binlerce insan birbirine kenetlenmiş durumda. 7'den 70'e herkes Elektro Latin Amerikan müzikleri ile dikkat çeken Las Hermanas'ı dinliyor, hemen ardından Acid Arab, Arap parçalarına yaptığı mikslerle dokuz sekiz attırıyor. Bir de İnsanlar adında Türk müzik grubu vardı; onlar için bir uçak dolusu Türk gelmişti Barselona'ya...
İlginç, sınır ötesi gündüz deneyiminin ardından gece başka bir arenaya, adeta terk edilmiş bir hangara gidiyoruz. Bu terk edilmişliğin içinden ne çıkacak diye merak ediyoruz... Gizli bir parti üssü burası; manyetik dalgalarla müzik yapan DJ'ler, ışıklandırmalar, kafanızın üstünde hareket eden üç boyutlu objeler, çarpışan arabalarda DJ müziğiyle kapışanlar vardı.

TAK VR KASKINI, HAYAL ETTİĞİN YERLERE GİT!

Artık teknoloji insanların yaratıcılığını da ortaya çıkarmaya başladı. Sonar'da, Berklee ve Queen Marry gibi dünyanın sayılı okullarının keşiflerini de yakından inceleyebiliyorsunuz. Mesela güneş ışığıyla telefonunuzu şarj eden Little Sun, bataryalarınızı hem dolduruyor, hem de karanlıkta ışık gösterisi yapıyor. Peki ya kişisel bilgilerinizi ve müzik zevklerinizi algoritmik bir analizle ortaya döküp sizin gelecekteki modunuza uygun, daha önce bestelenmemiş bir parçayı hazırlayan Timekeeper'a ne demeli?

DELİ GÖZÜYLE BAKILIYOR

Bir de 'virtual reality' (VR), yani sanal gerçeklik kafası var. Olduğun yerden ve çevrendeki insanlardan sıkıldın mı; geçir kafana astronot kaskına benzer şeyi, ya da tak gözüne gözlüğü ve git sanal gerçeklikle başka yerlere... Bunun geleceği nokta da ilginç; sanal dünyada tanıştığın bir kadınla dünyanın en seksi plajlarından birinde güneşlenip sohbet edeceksin, kurgulanan hayatın bir parçası olacaksın. Sonra istediğin an başlığını çıkarıp hoop gerçeğe döneceksin. Bu sanal gerçeklik kafasına girenlere deli gözüyle bakıyorlar; etraflarında olmayan bir dünyaya fiziksel olarak el ve kolları ile verdikleri tepki oldukça ilginç. 'Batsın bu dünya, ben kafama göre hayat istiyorum' diyenlerin yeni saplantısı olur bu VR olayı valla. Teknolojik gelişmeleri anlat anlat bitmez; yarın 'Sonar'da ışınlanıyorsunuz' derlerse şaşırmam! Sonar'ın sahiplenmediği tek şeyse modaydı. Ancak gotik tarzlarıyla ilgi çekenler de vardı, festival ruhunu giydikleri ilginç kıyafetlerle adeta kostüm partisine çevirenler de...

2017'DE İSTANBUL'A GELİYOR

Sonar Festivali kulağa hoş geliyor değil mi? Gerçekten de eşsiz bir deneyim! Diğer popüler festivallerden daha sistemli, daha güvenli, temiz. Ne kendinizi çöl ortasında buluyorsunuz, ne de günlerce yemeksiz-susuz yaşıyorsunuz... Hatta bir ara festival alanındaki tuvaletlere baktım; en iyi restoranınkiler bile bu kadar temiz değil. Bugüne kadar festivalin Londra, Tokyo ve New York ayakları yapıldı. Festivali Türkiye'ye getiren Charm Music'in yöneticisi Ayşe Savcı, kulağıma fısıldıyor: "Mert, şimdi sıra 'da! 24-25 Mart 2017'de, The Immediate Future (Yakın Gelecek) temasıyla, Charm Music ve Zorlu PSM iş birliği ile İstanbul'a geliyor." Bakalım festivalde yakın geleceğe dair hangi şaşırtıcı keşifler ve müzikal değişimler bizimle buluşacak?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.