YAZARA MAİL GÖNDER En çok nelerden sıkıldım?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Hıncal Uluç ile ayaküstü sohbetimizden geçen haftaki köşemde bahsetmiştim.
O sırada onun da bir röportajı vardı, "En çok nelerden sıkıldın abi?" diye sordu gazetecisi. O da sıraladı... O konuşurken ben de kendi en'lerimi belirledim. İşte benim en çok sıkıldığım mevzular:
1- Havaların bir soğuk, bir sıcak olmasından çok sıkıldım! Ne giyeceğimi bilememekten, sabah açık renk süet ayakkabıyla çıkıp öğleden sonra sağanak yağışa yakalanıp sırılsıklam olmaktan, ayakkabımın çamur olmasından çok sıkıldım! Lütfen havalar normale dönsün;
Nisan ayının sonuna geldik.
2- Ünlü isimlerin dövmesini sildirip sildirmeme mevzusundan da sıkıldım!
Şimdi de başrolde Sarp Levendoğlu; ex-karısının ismini sildirmemiş de! Her yaz ünlü bir çift, bununla ilgili potada eritiliyor; alıştık. Bu sefer de sırada o var.
Neymiş efendim; 'Hâlâ unutamamış'.
Belki yakışıklı oyuncunun canı kıymetli, hem o sildirme işlemi çok meşakkatli.
Taraflar bu haberlerden yorulmuyor mu, merak ediyorum doğrusu.

DİZER'DE ESTETİK YOK
3- Başak Dizer'in estetik yaptırıp/yaptırmama durumunu kapatmamış mıydık? Gençliğinin, zamanla değişiminin ve güzelliğinin de bu kadar konuşulması garibime gidiyor. Kızlarımız 18'ini görmeden sil baştan yenileniyorlar; dudaklar şişirilip burunlar törpüleniyor. Başak'ın yüzünde PRP ve vitamin dışında hiçbir uygulama yok! Abartacak, uzatacak ne var anlamadım.
4- Demet Akalın'ın stilinin, giyiminin, kuşamının eleştirilmesinden de sıkıldım. Siz yazmalara doyamadınız biliyorum ama muhtemelen Demet de size kıs kıs gülüyordur, sallamıyordur. Kopyala- yapıştır bir stil benimseyeceğine kendi beğendiği parçaları kombinliyor olması, onun ne kadar umursamaz ve özgüvenli olduğunu ortaya koyuyor.
Canını sıkacak başka bir ünlü bulsanız da onunla uğraşırsanız daha iyi olmaz mı? Biraz ortalık çalkalanır.
5- Bir de sosyete hastalığı var, en fenası.
Davetlerde el ele, kol kola aynı masada yıllanıp poz veriyorlar, ardından zehir zemberek açıklamalar yapıp WhatsApp gruplarında gıybetin dibine vuruyorlar... Bu nasıl bir ikiyüzlülük biri de bunu açıklasın.



'ANNE ÇOK PARAGÖZSÜN'
6- Ünlülerin nafaka davalarından, konuşulan rakamlardan, avukatlarının zehir zemberek açıklamalarından da yıldım. Millet ayın sonunu zor getiriyor, kredi kartı taksitine para yetiştiremiyor; bunlar milyonları konuşurken bir afra bir tafra...
Hiç düşünmüyorlar mı çocuklarının ileride bu haberleri okurken içlerinden 'Anne sen de ne kadar paragözmüşsün, baba sen de benden mi esirgedin' deme ihtimalini. Biraz sakin sakin...
7- YouTube fenomenlerinden de sıkıldım! Makyaj yapanı, yemek pişireni, moda sohbeti yapanı... Yahu bu kızları izlemeden önce ne yapıyordunuz hanımlar? Nedir bu kızların Bülent Ersoy egosu?
İki rimel sürüp parlatıcı ile dudakları renklendirince ünlü olunan bir devirdeysek vay halimize. Demek ki kadınlarımız hayli bilinçsizmiş; ne giyinmeyi, ne de süslenip püslenmeyi bilmiyorlarmış.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.