YAZARA MAİL GÖNDER Aslında sıradan ergen halleri

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Şu ünsüz halimle bile eğer bir çocuğum olsaydı; liseyi bitirdikten sonra kesinlikle yurt dışında okuması ve çalışması için elimden geleni yapardım. Çok acıklı belki ama ne yazık ki böyle...
Bir kere mevcut üniversiteye giriş sistemi bile çocuğumu o işkenceden uzak tutmak istemem için yeterli sebep olurdu.
Haksız, karmaşık ve saçmalıklarla dolu bir sistem bu.
Evladımı o çarkın içine atıp unufak olmasını izlemek istemezdim.
Ya da sınavı bir şekilde kazandı, istediği bölümü de tutturdu diyelim; tıpkı lisedeki gibi sadece ezbere dayalı bir sistemden mezun olsa ne olur, olmasa ne olur?!
Haydi üniversiteyi de bitirdi diyelim...
İş buldu, bulmadı, bulduğu işten kazanacağı parayla aç kaldı, kalmadı stresi?

TİPLERİ GENÇ AMA ÇOCUKLAR
Bir de ünlü tayfasının çocuklarını düşünün.
Yavrucuklar doğdukları andan itibaren üzerlerinde bir kamera lanetiyle yaşıyorlar.
Işıklar altında ve herkesin gözü önünde yaşama isteği, ebeveynlerinin tercihi ve onların bundan şikayet etmeye hakları yok.
Ama ya çocuklarının durumu?
Onlar böyle bir takiple yaşamak istiyorlar mı bakalım?
Mesela son zamanlarda Hülya Avşar-
Kaya Çilingiroğlu çiftinin kızları Zehra'yla ilgili ardı ardına tatsız haberler basına yansıyor ya...
Aslına bakarsanız Zehra'nın yaşadıkları; o yaşlardaki herhangi bir ergenin yaşadıklarından çok da farklı değil.
Daha bu yaşta uluorta yerde erkek arkadaşının kucağında oturmasını ya da kıskançlık krizine girip bir kızın yüzüne sıcak çay boca etmesini onayladığımdan değil ama hangimiz o çağlarda, şimdi hatırladığımızda utanç duyduğumuz saçmalıklara imza atmadık ki...
Siz bakmayın bir ergenin bir anda uzayan boyuna, şekillenen bedenine, kalınlaşan sesine, saçına başına gösterdiği ekstra özene; tipleri genç gibi ama aslında hepsi daha birer çocuk. Doğruyu, yanlışı ayırt etmeleri çok güç.
Taşkınlık yapmaları ve bu taşkınlıklarından pişmanlık duymamaları da doğal.
Şahsen ben o yıllarımı; hem kendimin, hem de ailemin burnundan getirdiğim için işi bizzat kendimden biliyorum.
Kavak yelleri bazı ergenlerin başında fazla süratli esiyor.
Benimki de öyleydi mesela.
Ama babam esnaf, annem de ev hanımı olduğu için dedikodumuz sadece mahalle sınırları içinde kalırdı.
Yaptığım serserilikler gazetelere, televizyona yansımazdı.
Dolayısıyla da çabuk unutulurdu.

İLERİDE CANI ÇOK SIKILACAK
Ama Zehra gibi, şöhretli insanların çocukları için bu durum geçerli değil.
Bu yüzden diyorum ki; keşke annebabası, o küçük kızı şu anda içinde bulunduğu çevreden, hatta ülkeden uzaklaştırsa. O da büyüme evresini hernangi bir arkadaşı gibi geçirse. Zaten sancılı olan bu dönemin belgelerini her gün gazetede çarşaf çarşaf görmese.
İş sonradan daha da büyümeden...
O yaşta bir çocuğun Çocuk Suçları Bürosu'na gidip 'şüpheli' sıfatıyla ifade vermesi, bu ve benzeri haberlerin hiç silinmeyecek internet ortamında hayatı boyunca peşinden gelecek olması; sonradan çok canını sıkacak çünkü.
Şimdi çocuk, anlamıyor. Ama umuyorum ki; ana-babası oturmuş, şu anda bu tatsız duruma en uygun çareyi arıyordur.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.