YAZARA MAİL GÖNDER Bu müessesede tutunmak zor

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Geçen ay Cosmopolitan'da aynı evin içinde yaşama konusuna parmak bastık. Bu konu bitmez zaten...
Beraber yaşama ya da evlilik müessesesi; insanoğlu bu mavi gezegende ikamet ettikçe hep tartışılacak.
Benim pek sık değişen düşüncelerim, bu konuda son 10 yılda hiç değişmedi.

ÖZGÜR OLMAK...
Bir insanla aynı evin içine girmek; ister evlenerek, ister sevgili olarak beraber yaşamak baba evinden çıktıysan rahatsız edici olmayabilir.
Diyelim kazık kadar insan olmuşsun ama bir baltaya sap olamadığın ya da yalnız yaşamayı gözün yemediği için hâlâ ana-babanın dizinin dibinde yaşıyorsun.
Ama bir yandan da daha özgür olmak istiyorsun.
İşte o zaman sevgiliyle aynı evin içine girmek cazip gelebilir.
Fakat elin ekmek tuttuktan sonra liseli ergen gibi baba evinde oturmak yerine, aslanlar gibi gidip kendi düzenini kurduysan ve o düzeni tek başına idame ettirmekten büyük keyif alıyorsan; işte o zaman dişinle tırnağınla yarattığın sadece sana özel o dünyaya bir başka insanın gelip kurulması her şeyi alt üst edebilir.
O insana aşık da olabilirsin, sevginden de ölebilirsin ama aynı evde yaşamak çok başka bir sabır gerektiriyor.
Bakıyorum da bazıları gül gibi, kumru gibi aynı çatı altında güzel güzel geçinip giderken; ben akşam olunca herkes kendi evinin yolunu bilsin istiyorum.
Benim gibilerin sayısı çok, onu da biliyorum.
Sabah uyandığımda tek başıma olmak, kahvaltımı tek başıma yapmak, kısacası afyonum patlayana kadar kimsenin yüzünü görmemek ve günün ilk yarısını yalnız geçirmek istiyorum. Öyle başbaşa yemekler, tatiller de bana göre değil mesela...
Ben komün hayatı seviyorum.
Cıvık ve vıcık vıcık bir romantizm bana hem gülünç geliyor, hem de sinir yapıyor.
Çok genç yaştan itibaren kendi paranı kazanmanın ve yalnız yaşamanın getirdiği bir sertlik belki de bu... "Çalışan, şehirli kadın'ın bir tarafı, aslında hırt bir herif olabilir bak!
Bazen evde tek başıma bira- patates ve küfürler eşliğinde maç izlerken "Aha! İçime yine o kamyoncu abi kaçtı" diyorum.

ÇOK SİNİR BOZUCU!
Ya da benim tam takım alet çantam ve matkabım orada kuzu gibi yatarken, sevgilinin ampul değiştirmekten bihaber olması sinir bozucu olabiliyor.
O hayran olduğum adam gidiyor, yerine beceriksiz bir süt oğlan geliyor.
İşte aynı çatı altında kalmak böyle handikaplar doğurabiliyor.
Ben galiba sevgilimi çok yakından tanımak istemiyorum! İşte benim diyeceğim; hayatımızda aşk hep olsun...
Bu hayat yalnız geçmez, elimizi tutacak, yan yana yürümekten keyif alacağımız, destek olmaktan hiç gocunmayacağımız ve desteğiyle daha da güçleneceğimiz biri hep olsun...
Ama mümkünse en azından arada birbirimize nefes aldıracak alanlarımız da olsun.
Aynı kümese tıkılmış kanatlılar gibi bir süre sonra birbirimizi didiklemeyelim sonra. İlişkinin selameti için arada yalnız kalmayı seçin!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.