YAZARA MAİL GÖNDER Gelin fotoğrafları

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bakınız düğün demiyorum; özellikle gelin diyorum.
Yıllardır bunu iddia eder, bunu yazarım; düğünler sadece ve sadece gelinler için yapılan organizasyonlardır.
Ne davetli olan konuklar bu işten keyif alır, ne de damat...
Keyif almak bir tarafa; gelin haricinde herkes için o düğün bir külfettir.
Genelde her kadının rüyası, yaz gelini olmaktır ve o tarihler insanların tatilde olduğu, gezi planları ve başka şehirlere eşdost ziyaretleri yaptıkları zamanlardır bir kere...
İşte yaz başında adrese gelen o davetiyeler, bütün bu planları bozar.
Sonra bunun kıyafet seçimi, ayakkabı seçimi var, yazın o sıcağında kuaföre gitmek var...
Hafta sonunu şıpıdık terlik, şortla evde mangal yaparak ve geniş geniş yayılarak geçirmek varken; bir karış topukluların üzerinde, o askılı elbisenin içinde ince görünmeye çalışırken, bir yandan da eğleniyormuş gibi yapmak var.

ARKADAŞ HATRINA...
Erkek davetlilerin cehennem ateşinde takım elbiseyle durma zorunluluğunu hiç saymıyorum.
Neyse artık tüm bunlara akraba ve arkadaş hatrı için katlanıyoruz.
Zamanında birileri de bize katlandı sonuçta.
Şimdiki aklım olsa; arkadaşlarıma o eziyeti asla reva görmezdim.
Nikahı en pratik yoldan halleder, sonra gelinlik, takım elbise, gece elbiseleri ve topukluların olmadığı bir parti organize eder, gerçekten eğlenirdim.
Bundan sonra şaşırır da tekrar evlenirsem; aynen bunu yapacağıma eminim.
Bakın mesela geçen yaz, çok sevdiğimiz arkadaşlarımız Doğa ve Gökçe Su'ya tam da böyle bir düğün yaptık.
Önce aile arasında, Çeşme'de bir otelin bahçesinde klasik nikah ve düğün yapıldı. Kan bağı olan yakınların gönlü olsun diye... Gece yarısından sonra ise herkes yanına aldığı çantasından şortunu, tişörtünü ve terliklerini çıkardı. Üstler arabalarda değiştirildi ve ver elini Çiftlikköy...
Orada gündüzden renkli ampüllerle süslediğimiz, müzik sistemini hazır ettiğimiz plajda; Ramo'da, gönlümüzce sabaha kadar eğlendik.
Gerçek bir parti yaptık yani.
Zaten geçen yazın en renkli ve en eğlenceli düğünleri, Çeşme'nin yerleşimlere uzak plajlarında yapılan düğünlerdi.
Bir kere etrafta müzik sesinden rahatsız olacak kimse bulunmaması en büyük avantaj.
Sonra Çeşme sahillerinin dünyanın birkaç yerinde bulunan ince ve beyaz kumlara sahip olması; dekor açısından bulunmaz nimet oluyor ve manzara özellikle akşam güneş batarken çok iyi fotoğraf veriyor.
İşte en önemli mesele de burada başlıyor.
Yıllardır kafada bugünün planları yapılmış, daha ortada damat adayı yokken çaktırmadan gelinlik modellerine bakılmış, saç tasarımı için kafa patlatılmış, makyaj için uğraşılmış... Peki, ortaya çıkan bu ödüllük tasarım, ehil olmayan ellerde bir fotoğrafçıya mı teslim edilecek?
Tabii ki böyle bir amatörlüğe hiçbir gelin izin vermiyor.
Bu işlerde uzman olduğuna inanılan bir fotoğrafçının kapısı çalınıyor ve hem gelin, hem de fotoğrafçı; Allah ne verdiyse yaratıcılıklarını konuşturuyor da konuşturuyor.
Üç senedir yaşadığım Alaçatı'da ne sahneler gördüm, bir bilseniz...
Özellikle günbatımında plajlar; gelinlik ve nişanlık giymiş, peri kızı pozu vermeye çalışan kadınlar ve onların yanında sıcaktan, terden yüzü patlıcan moruna dönmüş smokinli adamlarla doluyor...
Alaçatı sokakları deseniz; her bir köşesi ayrı bir plato. Hele bizim Kedili Ev'in olduğu dar sokak, gelinler için tam bir cazibe noktası. Bazıları izin almaya gerek duymadan otelin içine kadar giriyor ve çekimlere burada devam ediyor.
Sesimizi çıkarmıyoruz artık.
Sonuçta her gelin 'Benim düğünüm farklı olacak, benim düğün fotoğraflarım kimsede bulunmayacak' hırsıyla bu işe giriyor.

AŞK GERÇEK OLSUN
Sonuç birebir aynı gelinler ve birebir aynı düğünler oluyor ama olsun...
Sanırım bu durumun farkına varmıyorlar.
Arada Alaçatı sokaklarında pişti olup birbirlerine 'Senin ne işin var burada? Bu benim orijinal fikrimdi' bakışı atan kızgın gelinler hariç...
Her zaman söylerim; düğününüz değil, aşkınız gerçek olsun. Sadece evlenmiş olmak için evlenenler, düğünlerine abartılı şekilde önem verir. Bu da kulağınıza küpe olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.