YAZARA MAİL GÖNDER Rahatı barışta arayan şövalye ol

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Hani her gezegen bir olguyu temsil edermiş ya, 'haksızlık gezegeni' hangisi acaba?
Çünkü o, bugünlerde ülkemin ve benim üzerimde fena dolanıyor.
Adaletin olmadığı yerde sinirlerini dışarıda bırakan, tahammül sınırı kalmayan, ağzının ayarı kaçan biri olarak çok zor günler geçiriyorum çook...

KABUS BİTMİYOR...
Bir de sinirlenince, hele de bu öfkenin sebebi uğradığım haksızlık ise, gözyaşlarımı hiç tutamam ben.
Bu yüzden bugünlerde güne ağlayarak başlıyor, ağlayarak kapatıyorum.
Güçsüzlüğümden değil bu; yalana, iftiraya, haksız ithamlara maruz kalmamdan...
Günlerdir bitmek bilmiyor bu kabus...
Her yıl Aralık sonu geldiğinde mantar gibi biten astrologlar; yılın ortasında hem kişisel, hem de toplumsal olarak yeldeğirmenleriyle savaşa gireceğimi(zi) neden ön göremedi ki? Çok hazırlıksız yakalandık.
Hayatlarımız alt üst oldu.
Artık ne sohbetler kaldı, ne akşamüstü iş çıkışı buluşmalar, ne sosyalleşmeler, ne de sinema ve tatil planları...
Hepsi askıya alındı.

YUKARI HAVALE ETTİM
Cervantes Saavedra, 'Don Kişot'u kaleme alırken bir yerinde şöyle bir söz kullanır: "Rahatı ancak savaşta arayan ve bulan kahraman şövalye bin yaşasın."
Kendi adıma söyleyeyim; ben artık o şövalye değilim.
Rahatı da, huzuru da, mutluluğu da savaşta değil barışta arıyorum.
Eskiden ama çok eskiden vardı benim de o tür kahramanlık anlayışım. Artık geçti gitti...
Kötüyü yukarı havale etmek, çok daha pratik ve etkili bir yöntem.
Sonuç yüzde 100 alınıyor.
Fakat uğranılan haksızlığın boyutu ne kadar büyükse, sonuçta peygamber soyundan gelmediğimiz ve çiğ sütle büyüdüğümüz için baskı altında tuttuğumuz duygularımız da gün yüzüne çıkabiliyor.
Bu duygular; sınır tanımaz, gemlenemez, sonuçları kendimizce bile ön görülemez ve yıkıcı olabiliyor.
Eğer kendi açımızdan haklılığımız tartışılmazsa, kendimizi bile şaşırtan, karşımızdakini ise dehşete düşüren, beklenmedik davranışlar sergileyebiliyoruz.
Oysa ne gerek var bunlara?
Bu hayatı güle oynaya, yan yana, omuz omuza yaşamak ne kadar kolay aslında.
Formül basit; kendi işine bakacasın ve kimseyi kendine benzetmeye çalışmayacaksın.

BİNDİĞİN DALI KESME
En önemlisi; doğanın bir parçası olduğunu, o parçaların da birbirine zincirle bağlı olduğunu, o zincirin halkalarından birinin yok edilmesinin, yaratılan o muhteşem düzeni alt üst edeceğini bileceksin.
Kısaca bindiğin dalı kesmeyeksin...
Ve artık 'rahatı savaşta arayanın kahraman şövalye sayılmadığı', insanlığın selameti ve yorgun dünyanın huzuru için tek yolun barış olduğu bir düzende yaşadığını unutmayacaksın.
Son günlerde gece yatarken ettiğim duamın yıllardır değişmeyen sıralamasının en başına artık yeni bir ekleme yaptım:
Hepimize akıl, fikir, izan ve vicdan diliyorum...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.