YAZARA MAİL GÖNDER Eski sevgiliyi kıskanmak

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Arkadaşlarını sırtından vurmakta hiçbir sakınca görmeyenlerin pırıl pırıl parladığı, zirveye (kime göre, neye göre zirve tabii!) ulaşan yolun kaypaklıktan, hainlikten, pişkinlikten geçtiği mesleklerden biri de; benim de mensubu bulunduğum meslek grubudur.
Pek acıdır ama gerçektir.
Adam satmadan, şeytanın elini tutmadan işini yapan, mesleğine saygılı, dürüst, donanımlı, 'düzene uymayan' arkadaşlarımızı pamuklara sarıp ayrı tutuyorum tabii...

SES GETİREN HABER...
Ama hele de magazin basınında, yaptığınız haber ne kadar ses getirdiyse, birilerinin canını o kadar yakmışsınız demektir.
Ben o işi bir türlü beceremem mesela. Allah da bana o beceriyi gösterecek yetenek vermesin.
Ben tipik bir 'bir konuşsam olay olur' tipi insanlardanım.
Fakat o ilgi çekecek tanıklıklarımı, ne köşemde paylaşmaya niyetim var, ne de 'yaşlanınca' kitap yapmaya...
Aman ne gerek var? İki satır ilgi çekeceğim diye bana güvenmiş insanların sırtına satırlarla mı dalacağım?
Ama bazen isim vermeden söz ettiklerim oluyor tabii.
Mesela geçen haftalarda bizim Kedili Ev'de bir olaya tanıklık ettim ki; tam magazin manşetlerinin ağzına layık bir olaydı.

OYUNCU BİR ÇİFT
İki genç dizi oyuncusu, tatillerini geçirmek üzere Alaçatı'ya geldi ve misafirimiz oldu. Çok şeker bir çiftti.
Aynı günlerde başka bir odada bir kız grubu vardı ki, onlar da tanınmış isimlerdi.
Bir gün bir baktım; o genç çiftten kız olanı, allak bullak bir yüzle restoran kısmında oturuyor. "Ne oldu, hayırdır?" deyince anlattı:
Eski sevgilisi (o da başka bir ünlü), Alaçatı'ya tatile gelmiş ve şimdiki sevgili bu işi büyük problem etmiş.
Hatta o eski sevgili, bizim kız kıza tatil yapan misafirlerden biriyle flört halindeymiş ve akşam da otelin restoranına yemeğe gelecekmiş.
Kıskanç sevgili bunu bir şekilde öğrenmiş ve "O adam buraya gelirse, ben bu mekanı dağıtırım" diye delirmiş, köpürmüş.
Yahu dedim, adı üstünde 'eski' sevgili! Karşılaşsanız ne olur, aynı mekanda bulunsanız ne olur? "İşte maalesef sevgilim öyle düşünmüyor" dedi.
O gece olay çıkmadı ama o sevimli genç oyuncu çift; birlikte giriş yaptıkları otelden, dört gün sonra ayrı ayrı çıktı.
Tatilleri gerçekten saçma sapan bir nedenden zehir oldu.
Sonradan barışmışlardır herhalde ama yazık değil mi yahu?

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ
Zaten şu eski sevgiliyi kıskanma olayını oldum olası anlamam.
Benim için hâlâ bir değeri olsa, adı eski sevgili olmazdı zaten. Matah bir şey olsa, ben hâlâ onunla beraber olurdum.
Ondan ayrılmışım, aradan zaman geçmiş ve şu anda seni seçmişim ve seninle gayet mutluyum.
Eh o zaman bir yerde karşılaşınca neden sorun çıkarıyorsun?
Ne yani eski günleri yad edip içimden "Ahh ahhh ne günlerdi be!" deyip iç geçirdiğimi mi sanıyorsun?
Kıskançlık; özgüven eksikliğidir.
Kişinin yetersizlik inancı ve başkalarını her zaman daha iyi görme durumudur.
Kendisine rakip olarak gördüğü kişiyi gözünde büyütme, kendi değerinin farkında olmama, bir ilişkide gerçekten ne istediğini bilememe, sürekli endişe, korku ve kaygı girdabının içinde yer almaktır.
Eğer şu anda öyle bir girdabın içindeyseniz, hemen uyanın o kabustan.
Canınıza yazık; koparıp atın hemen o kemirgeni içinizden...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.