YAZARA MAİL GÖNDER Seviyoruz abartmayı

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Asena, Los Angeles'ta 65'incisi gerçekleştirilen Emmy Ödül Töreni'ne öyle bir giysiyle katıldı ki, eleştirilmemesi mümkün değildi.
Sadece elbisesi değil; saçından makyajına, çantasından ayakkabısına varıncaya kadar her şeyin en abartılı uygulaması üzerindeydi.Sosyal medya kullanıcıları, bunu affetmedi tabii...

ASENA FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!

Asena ve kostümü, tüm gün boyunca makara konusu oldu.
Bir kere, ben bu ödül törenlerine kimin neden götürüldüğünü anlayabilmiş değilim.
Kim, ne amaçla davet ediyor bu isimleri, tee oralara götürüyor acaba?

KANIMIZDA VAR
Neyse önemli olan o değil de, bu isimlerin bazen 'Çok önemli bir yere davet edildim galiba, o zaman hemen gidip en göze batanından bir kostüm diktireyim' telaşı, bazen tuhaflık boyutunu aşabiliyor.
Gerçi bu, Türk insanının kanında, canında, kimyasında var.
Kendince önemi olan, anısı kalacak günlerde, birden başka bir canlıya dönüşmek yani.
Her zaman olduğundan çok farklı görününce, çok da güzel olacağını zannetmek. Özellikle düğünlerde Türk kadının geçirdiği değişim değil, bildiğin evrim!

GÖZ YORUYOR
Takma kirpikler alabildiğine kabartılmış, tiftilmiş, sözde dağınık ve doğal topuzlu kafalar, badanadan hallice makyajlar, falanlar filanlar...
Asena'nın o göz yoran elbisesi ve abartı konusunda elbiseyle yarışan saçları da aslında tam bir 'sünnet düğünü annesi' dediğimiz görüntü işte.
Yaşadığım yer fotoğraf çekimleri için doğal bir plato oluşturduğundan özellikle yaz, ilkbahar ve sonbahar aylarında günde en az iki gelin- damatla karşılaşıyoruz.
Daha önce de söz etmiştim; bu senenin konsepti, plajda yapılan çekimler.
Çiftler evlendikleri günden bir gün sonra tekrar gelinliklerini damatlıklarını giyiyor, tekrar saç makyaj yapılıyor ve bu kez sadece fotoğraf için tüm hazırlıklar tamamlanıyor.
Ve sahile inilip birbirinin birebir aynısı pozlar veriliyor.
Yani bu sene nereden baksanız en az 500 çiftin evinde Çeşme sahillerinde çekilmiş 'çok özel' düğün pozları bulunuyor.
Özellikle akşamüstü ışığı seçildiği için gün batımında Ilıca sahilinde yan yana dizilmiş gelinler damatlar yan gözle birbirlerini de keserek fotoğrafçılarına birbirinden acıklı pozlar veriyorlar.
Dize kadar denize girip suda öpüşmek, en tutulan kare.
Haa bir de, gelini kumlara yatırıp debelendirmek var.

KİMSE SÖYLEMEMİŞ Mİ?

Sözde doğal(!) fotoğraflar olsun diye seçilen kumsallardaki o gelinlerin üçüncü sınıf gazino makyajları, tiftilmiş topuzları, tülden, taştan, fırfırdan görünmeyen gelinlikleri, durumu gerçekten iyice tuhaflaştırıyor.
Ama işte yapacak bir şey yok.
Türk insanının çoğunluğuna 'Özel bir gece var' de, elinde değil hemen içindeki assolist dışarı fırlıyor.
O yüzden Asena'nın halini çok garipsememeli.
Ama çevresinde bir tane bile 'Sen ne yapıyorsun?', 'Bu kılık ne?', 'Bu kaynak saçların durumu ne?', 'Delirdin mi?', 'Böyle gidilir mi?', 'Hem kırmızı, hem dantel, hem taş, hem dekolte, hem kabarık kıvırcık saç aynı bedende barındırılmaz' diyenin çıkmaması kendisi için üzücü tabii.
Neyse gelmiş geçmiş olsun, ne diyelim.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.