Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ben öyle kitap ya da film hikayesi anlatmayı pek beceremiyorum.
Nereden başlasam, hangi olay ve karakteri anlatsam derken, olay arapsaçına dönüyor. Kitabı anlattığım insan, okumayazma öğrendiği güne; filmi anlattığımsa sinemanın mucidi Lumiere Kardeşler'e lanet ediyor.
O yüzden lafa şuradan gireyim: Turgut Özakman benim için 'Çılgın Türk' falan değil, en sevdiğim romanın yazarıdır.

İYİ Kİ OKUMUŞUM
'Korkma İnsancık Korkma' kendisinin aynı zamanda ilk romanıdır. En çok kaptırdığım ya da hediye ettiğim de romandır aynı zamanda... İlk kez ne zaman okuduğumu hatırlamıyorum. Üniversite yıllarıydı sanırım.
Bir kız arkadaşım tavsiye etmişti.
İsminden dolayı önce kişisel gelişim kitaplarından biri zannedip "Aman istemem!" demiştim.
O kitaplara; sağda solda mantar gibi bitmeden çok önce de gıcıktım yani. Ama öyle olmadığını söyledi arkadaşım ve okumam için ısrar etti.
İyi ki de etmiş.
O günden sonra kimbilir kaç kez daha okudum.
İnsanlar canımı sıktığında, kendime kaçacak bir delik aradığımda, bir süre sıcak bir kucakta, şefkatli kollarda teselli bulmak istediğimde... Önce kendime, sonra en sevdiğim kitaplardan birini seçer ona sığınırım ben. 'Korkma İnsancık Korkma'da onlardan biri işte. Hatta en birincisi.
Kedilerimi bazen 'Yavrimu, kuklamu, tosinimu' diye seviyorsam, sebebi o kitap ve 'Eleni'dir mesela.
Dediğim gibi; ben hiç konuyu anlatma işine girmeyeyim.
Sadece, Cumhuriyet'e geçiş döneminde yaşanan bir konak hikayesi deyip o arkadaşımın yıllar önce bana ısrar ettiği gibi, ben de size edeyim: Bu kitabı mutlaka okuyun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER