YAZARA MAİL GÖNDER Bahar kapıda, yaz yakın Şu yağları siz de yakın!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bir kaç hafta önce GÜ NAYDIN yazarları olarak çok keyifli bir yemek yedik.
Uzun zaman sonra ilk kez orada gördüm Ayşe'yi (Özyılmazel)...
Kilo verip sülün gibi incecik, çok zarif bir genç kadın olmuş.
Ayşe, dün Hürriyet'te Ayşe Arman'a verdiği röportajında ünlüleri zayıflatan ve artık onlardan daha ünlü olan diyetisyen Şeyda Coşkun'la kilo verdiğini söylüyordu.
Tam sekiz kilo gitmiş bedeninden.
Ahh, darısı başıma...

1.5 AYDA ZAYIFLAMIŞ
Bu kilo, 1.5 ayda verilmiş. Tabii ki yemeyerek, içmeyerek ve spor yaparak.
Bu işin başka bir formülü yok zaten.
Zayıflayan birini görünce hemen soruyoruz: "Nasıl kilo verdin?"
Ve mucize bir cevap bekliyoruz: "Böyle hap yapmışlar bir tane; içiyorsun, hooop gidiyor kilolar.' Tabii yok öyle bir şey! O vaadle satılan ürünlerin hepsi koca bir palavra.
Bazen diyorum ki; eskiden gece yarısı yataktan kalkıp bir tencere makarna yediğimde ve kilo almadığımda şu anda işlediğim hangi günahı işlemiyordum acaba?
Ne güzel, ne konforlu günlermiş onlar!
Şimdi fazladan bir dilim ekmek yesem ertesi gün tartıda artan rakamlar yüzüme sağlı sollu iki tokat aşkediyorlar.

YÜRÜYÜŞ YAPIYORUM
Kasabamda özel diyet koçları olmadığı için ben de bu aralar kendi çapımda kilo verme çabaları içindeyim.
Hayvan gibi yemiyor, normal bir insan evladı gibi besleniyorum.
Bir de yağ yakıcı takviye içiyorum ki özellikle göbeğimdeki minik yastıktan bir an önce kurtulayım, beş aylık hamile gibi ortalıkta dolaşmayayım.
Bir de yürüyüş ve eve gelince pilates topu üzerinde kendimi sağdan sola atış var.
Yalnız bu konuda birtakım sıkıntılar var.
Çünkü alıştırdığımı zannettiğim yerlerimde değil de, kas olmaması gereken yerlerimde 'et kesiği' tabir ettiğimiz ağrılar çekiyorum.
Sanırım çok yakında kollarımın alt kısmında, dirsek içinden ellerime kadar olan kısımda pazularım çıkacak!
Vücut geliştirme sporunda bir ilk yaşanabilir yani; gelişmelerden sizi haberdar ederim.
Ama ne olursa olsun; midene çöp tenekesi muamelesi yapmamak, abuk sabuk hareketler yaparak bile olsa spora kıyısından köşesinden bulaşmak insana kendini çok iyi hissettiriyor.

HEVESİNİZ KIRILMASIN
Bu arada bütün bu çabalarıma rağmen tartıya çıktığımda her gün birkaç gram daha aldığımı görüyorum ama bu beni yolumdan asla döndürmüyor.
Çünkü biliyorum ki şu anda bol bol yemeye ve hareketsizliğe alışmış metabolizmam benimle inatlaşıyor.
O diyor ki 'Hayır, o yağlar gitmeyecek', ben diyorum ki 'İstediğin kadar diren, bu beden bu yükten kurtulacak!' Tam bu noktada hevesiniz kırılır, vazgeçerseniz; biliniz ki ömür boyu kaybeden sizsiniz.
Tartıdaki direnişi görmezden gelip yola devam edeceksiniz.
Ve sonra bir bakacaksınız, kilolar domino taşı gibi hızla devriliyor.
Beden küçüldükçe sizin omuzlar dikleşiyor, yerle bir olmuş özgüven gelip tekrar tahtına kuruluyor, cilt parlıyor, görüntü gençleşiyor, alışverişe çıkmak yeniden eziyetten keyfe dönüşüyor, küçük dağlar gözünüze kulunuzmuş gibi geliyor.
Ahh bayılıyorum o zafer kutlamalarına!
Yine gaza geldim, dur ben bir posta daha çıkayım şu yürüme bandına!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.