YAZARA MAİL GÖNDER Kürk meselesi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bazı şeyleri ne kadar anlatsan da anlatamazsın çünkü karşındakinin anladığı kadarsın.
Nokta, satırbaşı!
Mesela, benim asla tartışmaya girmediğim bir arkadaşım var. O kadar inatçı, o kadar 'dediğim dedik', o kadar ağzından çıkan cümlenin hastası ki; geri adım atmamak için saatlerce önündeki kolaya bakıp "Hayır, bu rakı" deyip sizi delirtebilir!
Takılır yani, takıktır... Hayatta tek bir açı vardır; onun bakış açısı!
Böyle bir kafadır işte... Kafa atılacak cinstendir ama arkadaşımı sevdiğim için onu kaybetmemek adına susarım.

MADEM VAR, KOŞUP ALALIM!
Bu kürk meselesi de tam o kıvam...
Anlamak istemiyorlar. Hadi anlamak istemiyorsun; bari böyle 'bana ne, bana ne' diyen, omuz silken, şımarık çocuk bahaneleriyle gelmeyin be abla!
Şöyle rock'n roll kokan "İstediğimi giyerim, size ne?" bile daha çok çalışır!
Malum, ünlülerimiz soğuk kış günlerinde sırtlarından kürkü eksik etmiyorlar.
E üşüyorlar, ne yapsınlar?
Kürk giymelerine tepki gösterenlere de 'Üretenler düşünsün, onlara kızın.
Madem üretildi, biz de alırız. Ayol, ben kürk giymeyince hayvanlar kurtulacak mı canııım?' tadında savunmalara giriyorlar.
Çünkü anlamıyorlar. Her şey bize sunulduğunda, önümüze geldiğinde, vitrine konulduğunda başlıyor sanki! Madem hizmetimize girdi, koşup alalım hesabı...

SEVİM EMRE'LER İN EL İNDE
Halbuki, en basitinden ortaokuldaki çocuğun bile bildiği bir gerçek var; arztalep meselesi.
Sen satın almazsan, sen gururla kürkünü sırtına atıp dolaşmazsan, sağa sola hava basmaya kalkmazsan, sen durumu protesto edersen, o üretici de kürk peşine düşmez. Çünkü satamaz, satamayınca da vazgeçer. Böylece hayvanlar kürkleri için öldürülmez!
Evet, dünyadaki hayvanların geleceği bir Sevim Emre'ye kalmadı ama bütün Sevim Emre'lere kaldı!
Sevim Emre'ler "Kuraklık bana mı kaldı?" deyip şakır şakır su harcayanlarla, "Doğayı tek başıma ben mi koruyacağım hacı?" deyip ormanda mangal yapıp yangın potansiyeli yaratan abiyle, sokağa sigarasını atan tiryaki arkadaşlarla aynı kulvarda koşar ama topu bunun farkında değildir.
Dünyayı hep başkası kirletmiştir!
Her kötülüğe başkaları sebep olmuştur.
Orada bir 'başkası' vardır uzakta, her naneyi o yemiştir. Pistir o!
Halbuki damlaya damlaya göl olur, düşünmezler.
Herkes kapısının önünü temizleyip kendi sorumluluğunu üstlenince; ortalık güzelleşecek, yaralar iyileşecek, kötülükler elenecektir ama düşünemezler.
Buradan yakamaz, özelden genele akışı idrak edemezler.
Üşürler, üşüyünce de istediklerini giyerler. O zaman herkes vejeteryan olsun, kimse et yemesin değil mi?
Hey güzel Allah'ım, sen yardım et.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.