YAZARA MAİL GÖNDER Akbil, para, buradan atla, kendini kandırma

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Havalar nasıl olursa olsun, yeter ki sizin havanız iyi olsun. Bugünkü yazı da ortaya karışık olsun. Hadi başlıyoruz. Önce çıtır dünyası.

ALMADAN SORGU
Justin Bieber'ın Oslo konseri yüzünden şehirdeki okullar sınav tarihlerini ertelemiş. Açıklama yapan bir okul müdürü, sebep olarak öğrencilerin aylar öncesinden konser biletlerini almasını göstermiş.
İşte anlayış diye ben buna derim. Belieber'lara burun kıvıranlara da şöyle derim: "Alın size star."
Yapacak bir şey yok.
Ağustos ayından itibaren İstanbul'da taksilere akbil ile ödeme yapılabilecekmiş. 18 bin taksici duruma isyan etmiş.
Al başına derdi. Taksilerine bizi almadan önce "Abla nereye?" sorusunu sorup beğenirse bindiren taksiciler şimdi de "Abla nasıl ödeyeceksin?"diye soracaklar. Yandık ki ne yandık.
Bu arada İstanbul'da hâlâ trafikten şikayet eden "Yok ben oraya gitmem" çeken taksi şoförlerinin bulunması ne saçma. İstanbul'dasın be usta!

KORNAYA CEZA...
Fenerbahçe'nin gözde futbolcusu Sow; hakkında çıkan takımdan ayrılık ve transfer haberlerinden sonra hocasıyla konuşup U dönüşü yapmış.
"Para her şey değildir" diyen Sow İstanbul'da huzuru bulduğunu söylemiş.
Peki para ne zaman her şey değildir?
Çok paran olduğu zaman mı? Büyük bir kazık yediğin zaman mı? Yoksa bu bir yalan mı? Düşünelim bakalım.
Bursa'da 'Gürültü Kirliliğine Son Projesi' çerçevesinde gereksiz korna çalanlara 20 bin lira ceza kesilecekmiş. Desenize Bursa'da çıt çıkmayacak.
Yalnız hadise iyi güzel de aynı tonda cezaları; mesela kadına şiddete, kızını okula yollamayan ailelere de bekliyoruz. Kocaların vurduğu yerde biten güllerden tarlalar oldu be!
Yakında başlayacak olan yarışma 'Ben Buradan Atlarım' yapımcılarına ilginç deneyimler yaşatmış. Yapımcı Fatih Cesur'la karşılaştım da, kendisi söyledi.
Çıkan en ilginç sonuç da şuymuş: Üç yanı denizle çevrili ülkemizde yüzme bilen ünlü bulmakta son derece zorlanmışlar. Bu da bizim ayıbımız ya da kaybımız. Korkmayın, yüzün canlar.

KÖŞE YAZARI YALNIZ MI?
Köşe yazarı Cengiz Semercioğlu; köşe yazarlığının insanı yalnızlaştımasından, evine gelen arkadaşlarının sayısını azaltmasından, insanlarla arasını açmasından dem vurmuş.
Konu 'arkadaşlığa' geliyorsa eğer, bir köşe yazısıyla arkadaşlık bitmez. İnsan köşe yazarı olup da yalnızlaşmaz.
Onu yalnızlaştıran; yazılarındaki kötü niyet kokan üslup, yersiz yurtsuz kalp kırma, haber için arkadaş satma, yazının gazına kapılıp arkadaşlığı ikinci plana atma olabilir.
Köşe yazarı şuna karar vermelidir:
Bugünün haberi mi, arkadaşının muhabbeti mi?
Haber için her şey mübah mı yoksa önce insanlık ve gönül ferahlığı mı?
Hem gazetecilik yapılıp hem adam olunamaz mı?
Bütün köşe yazarları yalnız ve arkadaşsız mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.