YAZARA MAİL GÖNDER Öyle bir Ebru Gündeş ki...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Tutmayın beni; arabeske bağlayacağım. Düşündükçe, içlenip ağlayacağım...
Şu topraklarda sesini ve şarkılarını sevip de canlı canlı izlemediğim kimse kalmamıştır herhalde.
Ama bir kalan vardı; ölmeden önce yapmam gereken yüz şey arasındaydı... (Diğer 99'u sormayın; zaten ben de bilmiyorum, cümleyi havalı olsun diye kurdum.)
O da Ebru Gündeş'i sahnede görmek...
O söylesin, ben bakayım, 'Ahhh ahhh', 'Ooof of' çekeyim isterdim hep.

YANLIŞ KONSERDE MİYİM?
Nihayet salı akşamı Harbiye Açıkhava'daki konserine gidebildim Ebru Gündeş'in.
Bembeyaz ve bol ışıklı, ledli bir dekor var.
Yaz, beyaz, saz kafası.
Konserin başında sahneye robotlar, ellerinde yanar döner sopalı dansçı kızlar çıktı.
Dedim hop!
Ayşe yanlış konserdesin kızım.
Az sonra Daft Punk çıkacak herhalde. Ebru Gündeş ve robotlar... Hayırdır inşallah.
Giriş faslından sonra, sahnenin ortasındaki led kutular havalandı ve önce içinden DJ kabininde Ozan Doğulu, sonra da Ozan'ın arkasından beyaz dizüstü elbisesiyle Ebru Gündeş çıktı.
Açılış şarkısı; 'Yaparım Bilirsin'.
Eller havaya, üç yüz, beş yüz kıvamında.
Seyirci kısmı sanatçının önce görüntüsüne bakıyorsa eğer, aklımdan geçenler şunlardı:
Vaaay be! Elbisesi süper! Makyajını gerçekten kendisi mi yapıyor? Nasıl yapıyor acaba? Genç kız gibi; hangi ürünleri kullanıyor? Aşk yaramış herhalde. Botoks mu var acaba? Yok yok, bence hiçbir estetik müdahalesi yok!
Sonra hızlı şarkılar bitiyor; Ozan Doğulu ve neşesi gidiyor, sıra benim şarkılara geliyor.
Ebru Gündeş, Sezen Aksu'nun 'Kaçak'ını söylemeye başlıyor.
İşte o an ne video çekmek için elim kalkıyor, ne kolum.
Öylece kalakalıyorum.
Sesine, tavrına, duruşuna, güzelliğine hayran oluyorum.
Ona zaten bayılıyordum, konserden sonra bir başka bayılıyorum.
Tanışıp arkadaş olmak, arkadaşlığın suyunu çıkarttıktan sonra da boynuna sarılıp sarılıp, ardından durup durup şarkı söylettirmek istiyorum.

ONUN ŞOVA İHTİYACI YOK!
"Ebruuuu bi 'Kaçak'ı söylesene", "Ebruuu bi 'Tükeneceğiz' patlatsana; bak tükeniyorum şu an...", "Hanimiş benim 'Kızıl Mavim'..."
Valla müthiş bir kadın.
Köşecilik icabı ille de küçük bir eleştiri yapmamız gerekiyorsa eğer, şunu çiziktirebilirim; o kadar özel bir ses ki, onun ne dansçılara, ne sirk havasında şovlara ihtiyacı var. Hatta onlar olmasa çok daha iyi olur.
Onun kendisi ve sesi tüm mesele zaten!
Yine de önemli değil. Hiç önemli değil. İnsan zaman zaman farklı bi'şeyler yapmak ister, yapabilir, deneyebilir.
Hem Ebru Gündeş, istediğini yapmak için sonsuz krediye sahiptir.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.