Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İbrahim Tatlıses gibiyim.
İmparator alınmasın ama onun gibi zırt pırt ağlıyorum.
Kızlar arasında adım Küçük İbo'ya çıktı zaten. Nankör bunlar!
30'dan sonra mı böyle oldum, ne oldum ben bilmiyorum da gözyaşlarımı tutamıyorum.
Biri yolda gelip sarılıyor ağlıyorum, imza gününde karşıma çıkıp ağlayan küçük kıza dayanamayıp ondan beter salya sümük ağlıyorum.
İnsan biraz karizmatik, biraz ünlü kişi frekansında, cool olur. Şöyle kıza kolunu atar, gülerek "Ah canııım" çeker falan.
Yok anasını satayım.

YENİLMİŞ HİSSEDİYORUM
Film izliyorum, sinemada duygulanıp avaz avaz ağlıyorum. Düğüne gidiyorum, pek tabii ki yine zırıl zırıl.
Hey Allah'ım. O kadar da içimden konuşuyorum "Ayşe, Allah rızası için bu kez ağlama ya, tut kendini" diye.
Neyse... Son günlerde iyice peçete manyağı olmuş durumdaydım. Kızlar özellikle size bir şey söyleyeyim mi; ümidimi kaybetmiştim yani.
Daima aynı yerden kırılmak denen şey var ya hani. Derdini anlatamamak...
Daha doğrusu karşındakinin anlamak istememesi...
Kimler kimler, ne güzel şeyler yaşıyor, ben salak gibi paralanıyorum.
Neden olduramıyorum?
İşte öyle hallerde Bodrum'a gittim.
Akşam Avenue AVM'nin yaza veda partisinde DJ Yasemin Şefik ile sahneye çıkacağım.
Yahu zaten yüz göz gitmiş; kurbağaya bağlamışım. Ama mecburum gideceğim, iş bu! Kendimi yenilmiş, başaramamış, talihsizliğimin doruğunda hissediyorum.
Allah beni davul etsin yani. Bak, bak şu tipe bak. Saça, başa bak! Peh!

KARDEŞLERİME SARILDIM
Böyle kendi kendime, söylene söylene sahnenin kenarına geldim. Yasemin en havalısından anonsumu yaptı. Bülent Ersoy'muşum gibi iki koruma ellerimden tutup beni sahneye çıkarttı. Ablanız kurban olsun size.
Tam şarkıyı söylüyorum ki; sağ tarafta iki yıldır görüşmediğim babamı, eşini ve kardeşlerim Leyla ve Ali'yi gördüm.
Hadi canım! Şaka mı? Ufaktan delirdim mi acaba?
Şarkıyı kestim. Sesim titrek. Bu kez cool olabilirim değil mi? Bir sürü konsere gittim, şarkıcıları izledim, kimse kendini koyvermiyor yani. Neredeee?
Başladım mı zırıl zırıl ağlamaya.
Sonra indim gittim babamın ve kardeşlerimin yanına.
Uzun zamandır bu kadar mutlu olmamıştım.
Hiç böyle bir sürprizim olmamıştı.
Hiçbir sürpriz bu kadar güzel olmamıştı.
Leyla boynuma sarıldı.
Ali sahneye koştu.
Böyle acayip bir hal. Hayal gibi yani.
Kız çocukları, söz konusu babaları olunca; hep çocuk kalıyor. Hep babasının eli sırtında olsun istiyor.
O olmayınca eksik, boynu bükük, kırılgan kalıyor.
Ve güzel Allah'ım daima gönlümüze göre veriyor.
Tam bittim, kahroldum, bu hayat da bir beni görmedi derken; sana en beklemediğin ama en çok istediğini veriyor.

UMUT DOLU BİR PAZARTESİ
Bugün pazartesi...
Umut dolu uyandım bu sabaha.
İnançla.
Şükürle.
Kalbimde kalan burukluğa rağmen, güvenle.
Oluyor be dostlar. Oluyor be. Sen kalbini bırakmadığın zaman hayat da seni bir yerinden tutup çıkartıyor, gözyaşını siliyor. Şimdi belki siz de umutsuzluk içindesiniz, belki işinizi kaybettiniz, belki borç içindesiniz, belki sevilmediğinizi düşünüyorsunuz, belki en çok çaba gösterdiğiniz yerden eliniz bomboş kaldı, belki sevdiğiniz kişiden ayrıldınız...
Sakın bırakmayın kendinizi. Ağlayın, dibine kadar yas tutun ama bırakmayın. Çünkü gözünüzdeki buğuyu silince, çünkü aynada aslınızı görmeyi başarınca oluyor be dostlar; oluyor.
Ben bu hayata teşekkür etmeyeyim de ne edeyim?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER