YAZARA MAİL GÖNDER 'Ek Kart Kadınları' 'Binbir Şart Kadınları'na karşı

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Derin bir nefes alalım ve şunu bilelim; her şey bir seçim.
Dur bir bak hayatına, içinde ya da dışında ne varsa hepsi senin eserin. Burada anlaştık mı? O zaman devam.
GÜNAYDIN'ın taze köşecisi, trend peşindeki arkadaşımız Mert Vidinli, pazar yazısında 'Ek kart kadınları'ndan bahsetmiş.
Kimmiş 'Ek kart kadınları'?
Kendi ayakları üzerinde duran Amazon kadınlarının gıcık kaptığı, her gün kuaföre giden, kocalarının kredi kartlarıyla markaya marka demeyen, davetten davete koşup fotoğraflar çektiren kadınlarmış.
O zaman ben size bir de şehirli, modern, çalışan kadının iç yüzünü anlatayım.

ÖDE ÖDE BİTMESİN!
Bir kere yorgunlar, hem de fena yorgun. Sabahın köründe kalk, işe git, sonucu alınamayan bir sürü toplantıya gir çık, onun bunun kahrını çek, daima bakımlı ve güzel görünmeye çalış, faturaları öde, oradan oraya tık nefes koştur, iş hayatında kadın olmanın zorluklarıyla boğuş, dedikodularla uğraş...
Yanındaki elemanları adam etmeye çalış. Evini de ihmal edemezsin değil mi? Bir yandan ev düzenini koru. Çocuğun varsa eğer; çocuğunun okuluyla, beslenmesiyle, bitmeyen doğum günleriyle, sağlığıyla, istekleriyle ilgilen. İyi bir anne ol!
Sosyal hayatın çok önemli. İş dünyası, sosyal hayatla paralel işliyor şehirlerde.
Sürekli para öde, öde, öde bitmesin.
Bir yandan aşk iste. Çoğunlukla bulama. Bulursan, Türk erkeği kafasıyla mücadele et. Bütün bu yükünün üstüne bir de 'sevgili' idare etme, eyleme, mutlu etme sorumluluğu binsin.
Adamların kıskançlıkları, kararsızlıkları, tutarsızlıkları seni boğsun, tıkasın, üzsün.
Sevgilin yok mu? Ee yine üzül.
Elâlemin bir halta yaramayan iki kuruş beyinli kadınları ne kısmetlerle evlensin, sen yalnızlıktan duvarları kemir. Üstelik şu pratikliğine, şu becerilerine, şu çalışkanlığına, şu ayaklarının üstünde aslanlar gibi duruşuna rağmen.
Pesss!
Yönetmenim lütfen burada kes.

ESASEN YALNIZSIN
Birkaç kankan vardır işte; onlarla çıkarsın sokaklara, kafa dağıtırsın. Çoğu zaman kendi modelinden kız arkadaşlarınla buluşup buzlu şaraplar eşliğinde elin çirkin, şanslı, oynak kadınlarına, eski sevgiline, eski sevgilinin yeni sevgilisine sallarsın.
Birbirinizi gazlarsınız özetle.
Sen dilin dışarıda koştur dur; millet gezsin, tozsun, alışveriş yapsın, en yakışıklıları kapsın, sana nanik yapsın.
İlle de ama ille de ihale sende kalsın.
Tabii senin de zamanın olsa spor yaparsın, fıstık gibi dolanırsın ama sen çalışmak zorundasın.
Çünkü sen esasen yalnızsın.
İlişkin olsa da yalnızsın.
Bu görevi nasıl edindiysen, tüm hadiseyi omuzlarına yüklenmiş durumdasın.
Mutlu musun? Bazen.
Mutsuz musun? Çoğu zaman.
Önünü göremiyorsun çünkü. Dedim ya çooook yorgunsun çünkü. Akşam nasıl oluyor bilemiyorsun ve istediğin çoğu şeyi yapamıyorsun çünkü.

BENİM NEYİM EKSİK?
Günde beş kere "Kaç parçaya bölüneyim beeeaaan" krizleri geçiriyorsun mesela.
Hal böyleyken, Mert'in dediği gibi kuaförden çıkmayan, kocasının parasını harcayan, davetlerde boy gösteren kadınlara kıl kaparsın tabii. Bir de isim takarsın 'Ek kart kadınları' diye.
Ben de sana ve hatta kendime diyorum ki, sen de 'Binbir şart kadını'sın be abla.
Seninle yaşamak da kolay değil yani. İşin, gücün, arkadaşların, sosyal çevren, hazır cevaplılığın, isteklerin, 'Hayır'ı cümle içinde bol bol kullanışın kolay değil.
Bizim topraklarda yetişmiş adamlar için hele, hiç kolay değil. Kusur aramakta ustasın yani. Tahammülsüzsün, sorguluyorsun, puanlıyorsun, anında lafı koyuyor, beğenmiyorsun.
Aslında kendini takdir edeceksin, başkasına müdana etmeyeceksin diye koştururken esas resmi kaçırabiliyorsun.
O yüzden kimse, kimseyi yargılamasın bence. Çünkü herkesin hayatı kendi seçimi. 'Ek kart kadınları' diye dışarıdan bakıp da sıfatlandırdığın kadınların yaşam tarzlarını eleştirmek sadece bıkkınlık, tükenmişlik duygularıyla 'Benim neyim eksik?', 'Bu nasıl adalet!' isyanlarının karışmış bir kıskançlık hali.
Gerek yok!
Bu işin içinden çıkış yok.
Neyi seçersen onu yaşarsın. Hepsi bu. 'O iyidir, bu kötüdür' diye de bi'şey yok. Önce kendine bakacaksın, biraz ortalayacaksın; başka çaresi yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.