YAZARA MAİL GÖNDER 'Boz'un yeni aşkı' dedikleri

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Magazin gazeteciliği zor iş. Orası net. Hem sana ihtiyaç duyarlar, hem sana sinir olurlar. Sıkışınca, iş düşünce 'Koş yetiş, haber yap', canlarını sıkınca, haber olmak istemeyince 'Çekmesene kardeşim.'
Dün Milliyet Pazar'da Bodrum'daki magazin muhabirleriyle şahane bir röportaj vardı. 40 derece sıcağın altında nasıl çalıştıklarını, haberleri nasıl yaptıklarını anlatıyorlardı.
Kapılarda bekle, güneşin altında bekle, sabırlı ol, gizli ol, azar işit, itil-kakıl, eh aldığın maaş da belli... Esasen çekilecek gibi değil.

SAÇIMI BAŞIMI YOLACAĞIM
Bir de işin mutfağında müdürüne haber yetiştirme gerginliği var. Sabah 10.00'da o haberler masanın üstünde olacak, işte o kadar! Bir de haber bomba olacak, iç gıcıklayacak, manşetlik frekansta titreşecek. Tabii son zamanlarda özel iş çıkarmak pek mümkün değil. Hele ünlüler sosyal medyayı bu kadar kullanırken... Aynı haberi tüm gazetelerde okuyabiliyoruz. Fark yaratmak 40 yılın başı.
Ve fakat kimse gücenmesin; yalan, yanlış, bilgisi eksik çooook haber çıkıyor. Bazen haberleri okurken saçımı başımı yolasım geliyor. Genelleme yapmak istemem ama bu kadar mı bilmiyorsunuz, bu kadar mı 'Kim kimdir?'den haberiniz yok.
'Hazıra konmasak arkadaşlar' diyesim geliyor.
Ve maalesef günümüzde hâlâ bazı editör arkadaşlar, sırf haber okunsun diye fotoğrafların altını oturdukları yerden kafadan dolduruyorlar.
Misal en son benim bizzat Bodrum'da başıma gelen hikaye kısaca şöyle: Arkadaşımın teknesinde, akşam saat 19.00. Deniz faslı kapandı, mayoları giydik, teknenin üst katında sohbet edip bir şeyler içiyoruz. Botla magazin muhabirleri geldiler, çektiler, ben de el salladım, güldüm, hatta uzaktan şakalaştık. Çok sevdiğim kişilerdi fotoğraflarımı çekenler.
Sonra haber masada şuna döndü: 'Kilolarından çekindiği için bikinili görüntülenmekten kaçan Ayşe Özyılmazel, bütün gün teknenin üstünde saklandı.' Yahu ben kendi Instagram hesabıma kendi ellerimle mayolu fotoğraflarımı koyuyorum. Ne kilosu, ne saklanması? Tabii Ayşe otururken bir kıymeti yok, yanında sevgili de yok. Bunlar hep son dakika şişirmeleri.

ELİZ'İN KANKASI
Dün de tüm gazetelerde ve internet sitelerinde Murat Boz'un boy boy, flaş flaş bir AVM'de çekilmiş fotoğrafları çıktı. Yanında da esmer bir kadın. Efendim neymiş; Boz, Eliz'i çabuk unutmuş. Yeni stil danışmanı ya da yeni aşkı bu kadınmış. Danışman mı, aşk mı; gazeteler arasında o konuda da fikir birliğine varılamamış yani.
Arkadaşlar o kişi Senem Şensılay.
Magazin muhabirleri nasıl tanımaz ki? Yıllarca Murat Boz'un menajeri Hakan Özgül'ün ekibinde çalıştı. Bir sürü işte magazin muhabirleriyle o ilgilendi. Senem'i müzik dünyasındaki herkes tanır. Serdar Ortaç'la da çalıştı, Bengü ile de, Boz'la da.
Sonra Hakan Özgül'den ayrıldı ve uzun zamandır Eliz'in en yakın kız arkadaşı. Girin Eliz'in Instagram'ına, bolca Senem var. Birlikte tatillere gittiler, spor yapıyorlar, çalışıyorlar vs. vs
Belli ki o akşam da arkadaşlar buluşmuş, dertleşmiş işte.
Hayır, benim anlamadığım; hadi Senem'i tanımadın, bir parça araştırmak zor mu? Murat-Eliz diye yatıp kalkıyorsunuz, Eliz'in sosyal medya hesabına hiç mi bakmıyorsunuz?..
Neyse, bakılmıyor işte.
O fotoğrafın altına yazılsa yazılsa en fazla şu tonda bir cümle yazılabilirdi: 'Kanka devrede; acaba Murat'la, Eliz'i barıştıracak mı?'
Hâlâ kolaya ne gidiyorsa o haber; ne diyeyim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.