YAZARA MAİL GÖNDER Özgür Mini, prenses Zeynep'e karşı

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Ablam Zeynep'le komik bir ikiliyiz.
Bazı huylarımız o kadar farklı ki... Diyelim ben kendimi yırtsam da bir gün bile cool olamam, o ise cool. Ben son dakikacıyım, o detaycı ve planlı. Ben kararsızım, o yüzde bin kararlı.
Kız disiplinin Emirgan şubesi! Sabah uyanışı, meditasyonu, yemekleri, yedi saat 59 dakika değil, tam sekiz saatlik uykusu, kremleri, bakımları...
Hele bir gardırobu var ki; sanırsınız gömlekler, pantolonlar az önce kuru temizlemeden çıkmış. Acayip bir düzen, bir pırıllık. Sanırsınız 'Dünya Toz Derneği' üyeleri minik tozcuklar Zeynep'in evine uğramamak üzere and içmiş.
Evinin önünden esip geçiyor, asla içeri adımlarını atmıyorlar.
Kızın evindeki kesme çiçekler bile 10 gün dursa solmuyor, o kadar söylüyorum.

7 KİLOLUK DEV KADRO
Bir de benim canım, aşkım, bi'tanem, evimin direği köpeğim Mini var. Ee Mini'nin bir tarzı var. Mini asla bir köpek değil.
Mini başlı başına bir şahsiyet.
Mini'nin alışkanlıkları var. Mesela sabah evde ilk kim uyanırsa yüzünü yıkamadan Mini'yi dışarı çıkarmak zorunda.
Mesela Mini yanında fazla telefonla konuşulmasını sevmez. Misafirin uzun oturanından hoşlanmaz. Mini'nin sevmediği kimse hayatımda uzun süreli ikamet edemez.
Şimdi ben birkaç günlüğüne Paul Simon-Sting konseri için Londra'ya gittim ya (yazımı havaalanında uçağı beklerken yazıyorum), dedim Miniş'imi de Zeynep'e bırakayım. Ki Zeynep koskoca Labradoru mum etmiş kız ama benim Mini yedi kiloluk dev kadro.
Yaptım Mini'nin çantasını. İçine bebekleri, kuru maması, ıslak maması, C vitaminleri, göz damlası, diş kemiği, mama kaplarını koydum.
Kapı çaldı, Zeynep Mini'yi almaya geldi.
Mini'de bir tavır, bir haller. Kucağıma oturdu, gözlerini doldura doldura Zeynep'e bakıyor.
Zeynep de bana sorular sorup not alıyor. "Şimdi mamasını kaçta vereeğim, ne kadar vereceğim?"
Benden cevap; "Yani kabını tam doldurma. Sabahtan koyarsın, o anda yerse akşama yine acıkabilir, o zaman biraz daha koyarsın. Ama bazen akşama kadar canı yemek istemiyor.
Bilmiyorum gözlemle yani."
Zeynep şokta, gramla köpeğini beslediği için kafada oturtamıyor tabii; "Gözlemle ne?"
Göz kararı pilava su koymak gibi işte, Mini'nin yemek olayı da göz kararı.

ZIT KUTUPLAR ÇEKER
Sonra Mini'nin yatağını istedi.
Aaa çocuğumu bunalıma sokacak, onu evden kovdum zannedecek Mini.
Zeynep; "Ee nerde yatacak?"
Dedim; "Aaa tabii ki canı nerede isterse."
Zeynep yılmadan sormaya devam eder; "Ben sabahları uyanır uyanmaz yarım saat meditasyon yapıyorum, Mini o sırada bekler mi?" Şaka mı? "Tabii ki beklemez, saçını başını yolar vallahi, gözünü açar açmaz ilk görevin Mini'yi işetmektir, ileriii!"
Neyse Mini ve Zeynep ikilisi gittiler. İki saat sonra telefon; Zeynep, sesinde hafif panikleme: "Mini mutfağın kapısına geldi havlıyor, susmuyor; neden?"
Dedim; "Yoksa mutfağın kapısı mı kapalı?" "Ee herhalde, mutfak yasak."
Ayyy çocuğumun başına gelenler! "Hemen o kapıyı aç, Mini yasağa gelemez, bünyesi kaldırmaz, sinir sistemi çöker!"
Ve Mini mutfağa girmesiyle çantasından kemiğini kapıp kaçması bir oldu. Zeynep ve Mini beş gün boyunca baş başa kaldı.
En son aldığım habere göre gece 23.30 sularında koltukta Zeynep'in kucağında uyuyordu.
Tabii daha Zeynep'in çıt çıksa uykudan uyanmaları var; buna karşılık Mini'nin ağız şapırdatmaları var, horlaması var, halıda manyak gibi dönüp durmaları var. Var da var.
Bi de şu hayatta neyin altını çizersek başımıza tersinin gelmesi var. Zıt kutupların birbirini en çok sevmeleri diye bi'şey var.
Ha bir de Mini'nin hizaya gelme ihtimali de var, ki ben şu anda en çok o ihtimali seviyorum.
Hadi gidiyoruuuum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.