YAZARA MAİL GÖNDER Aaa bu yaşta o giyilir mi canım!!!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Yaşla gelen sorular var tabii, olmaz mı hiç.
Mesela benim gibi 35'in içinde dönüp duruyorsan, bir türlü üzerine cuk oturtamıyorsan şöyle sorular içini kemirebiliyor: 'Eee? Çocuk yapacak mıyım, yapmayacak mıyım?' 'Yalnızlık da çok kıyak be, şimdi evin içinde 7/24 bir adam olsa saatlerimizi birbirimize kurup mu yaşayacağız yani! Ama yok, yalnızlık da nereye kadar?' 'Şu gördüğüm kazayakları mı yoksa bana mı öyle geliyor?' Ya da şöyle haberlere acayip sevinebiliyorsun, içinden yengeç dansı, gangnam style, 'Tavukları pişirmişem' oynaması, artık o anki sevincin neyi uygun buluyorsa onu yapmak geliyor:
'Artık orta yaş 45 olmuş.'
'Kızlaaar Burcu Esmersoy'un gençleşmek için yüzüne yaptırdığı uygulamayı buldum.'
'Erkekler balıketli kadınları daha seksi buluyormuş.'
'Vücut sıkılaştıran, selülit attıran alet geldi.'
'Detoks kampından hediye kazandınız.'
'Ameliyatsız yanak topluyorlarmış.'
'İzsiz meme toplamanın yolunu bulmuşlar' Gibi gibi yani. Anladınız siz.

35 YAŞINDA BU ETEK OLMAZ!
Geçen gün üç kadın, kankam Yasemin'e (35 yaşında kanka mı olur ya, nasıl bir ağız bu, büyüyün biraz) katılacağı özel bir gece için kıyafet bakmaya İstinye Park'a gittik.
Tabii ki üç kadının tek bir amaca odaklanarak bir AVM'ye girip çıktığı görülmemiştir.
Böyle bi'şey tabiatımıza aykırıdır.
Mağazada elimi neye atsam geri koyuyorum.
Mesela çok şeker mavili beyazlı mini etek gördüm, tam kabine götüreceğim, kendi kendime konuşmaya başladım; "Yuh Ayşe, pes! 35 yaşındaki kadının giyeceği etek mi bu, 20 yaşında mısın kızım, koy çabuk yerine."
Tam onu koydum, karşıda üzeri kırmızı baskılı, göbeği açıkta bırakan çok tatlı bir tişört. Kendisine yürürken frene bastım, "Miley Cyrus mısın kızım sen, dilini çıkara çıkara dolaş bari, biraz ağır ol artık."
Ve elimde siyah bir şort tulumla çıktım.
Kızlara nasıl söyleniyorum, nasıl mutsuzum... "Ben o yaşını başını bilmeyen, kızları gibi giyinen kadınlardan olmak istemiyorum. Tamam jeanimiz, deri pantolonumuz, eteklerimiz hep olsun da daha sade üstlerle, takılarla kombinleyelim" dedim.
O sırada evde spor yapmak için ip ve ağırlık almam gerekiyordu ve spor mağazasının önüne geldik; "Hadi şuraya girelim."

PEMBE PATENLERİ GÖRÜNCE
Üç kız sanki Ebru Şallı'ymışız gibi 'Bak şu alet karın kaslarına süper', 'Pilates topun var mı Yasemiin?' çığlıklarıyla dükkanı talan ederken, duvara asılı patenlerle göz göze geldik.
Pembeli beyazlı patenleri görmemle ayağıma giyip dükkanın içinde kaymaya başlamam arası bir dakika değildir yani. 'Ayy çok pardooon duramıyorum' diyerek müşterilerin üzerine mi kapaklanmıyorum, dönüşler mi yapmıyorum. Çantam bir yerde, ayakkabılarım bir yerde.
Tam o sırada yaşı benden küçük, sosyal çevremden tanıdığım bir kız, kocası ve belime gelen oğlu içeri girmez mi, şansıma bak.
Kız beni gördü gülüyor; "Ayşe n'aber?" "Valla işte paten kayıyorum, nostalji şeysi ehe ehe ehe."
Kızdan cevap; "Biz de benim oğlana paten bakmaya gelmiştik."
Tabii ki, tabii ki. Ben de koca kazık, dana, şuursuz kişilik kendimi ne sanıyorsam artık... Benim kızlar gülme krizine girdiler tabii.
Az önce renkli eteği almayan ben, şimdi paten üstüne mağazada... Şu halime bak!

YAŞA GÖRE DAVRANIŞ LİSTESİ
Yani demem o ki, biri bana şunu söylesin; yaşa göre davranışlar listesi var mıdır?
Varsa buna uymak zorunluluk mudur?
Yoksa herkes hissettiği yaşta mıdır?
Bari bu kafa karışıklığına bir son versek de yolumuza baksak. Bu hadiseden ve ikileminden çok daraldım ben.
Ha patenler mi? Almadım ama bu almayacağım anlamına da gelmiyor tabii.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.