YAZARA MAİL GÖNDER 12. gece

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Geliştirmem gereken yönler no 48: Tiyatroya gitmek... Lafa gelince hepimiz tiyatroya bayılıyoruz. Aman tiyatrolar kapanmasın, aman tiyatrolarımız yaşasın... Bizimki de laf; sen yaşamasını istediğin yerler, durumlar, meseleler için ne yaptın? diye sorarlar adama. Tam da bu noktada aklıma Rejans, İnci Pastanesi, Emek Sineması geldi mesela. Neyse, itiraf ediyorum; Hıncalım (Uluç) da olmasa benim tiyatroya gideceğim yok. Hep erteleme, hep sonraya bırakma, ancak arkadaşımın oyunu olacak da kıramadığımdan popoyu kaldırıp gideceğim.

HAFTADA BİR OYUN
Oysa kulislerde, tiyatro, müzikal provalarında büyümüşüm. Sonradan başıma ne geldiyse artık, 'Hadi Ayşe tiyatroya gidelim' teklifi karşısında bana panik ataklar geliyor. Acaba nasıl bir oyun? Sıkılacak mıyım? Kapıya yakın mı otursak? Ara var mı? Çok mu uzun?.. Bana hiç yakışmayan bir durum yani. Çarşamba akşamı Hıncalım dedi; "Önce Hünkar'da yemek, sonra Muhsin Ertuğrul'da tiyatro..." Oyunun adını bile bilmeden gittim Muhsin Ertuğrul'a. Aman Allah'ım nasıl bir kalabalık, nasıl güzel insanlar gelmiş. Oyunumuzun adı '12. Gece'; William Shakespeare'in '12. Gece'si. İ.B.B. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu'nun "Çok üzdüler beni, ciğerimi yediler" isyanıyla görevi bırakmadan önce hazırladığı son oyun. O 'Ciğerimi yediler, nankör kediler' kısmını gerçekten merak ediyor, en kısa zamanda ayrıntılara inmek istiyorum. Oyuna gelince... Zeynep Avcı çevirmiş, müzikleri Çiğdem Erken seçmiş, Serdar Biliş yönetmiş, Gamze Kuş kostümleri tasarlamış. Nefis bir sahne ve dekor hazırlamışlar. 'Viola' ve 'Sebastian'ı oynayan Senan Kara Tutumluer, ışıl ışıl ve rolüne cuk oturmuş. 'Olivia' rolündeki Bennu Yıldırımlar'ı ilk kez tiyatro sahnesinde izledim ve bir kere daha hayran oldum. 'Malvolio' Levend Öktem ise seyircinin sevgilisi. Bir saat 40 dakika, tek perdede oynanan '12. Gece', didik didik edilip hazırlanılmış besbelli. Tek sorun, salonun akustiğiydi diyebilirim. (Önemli bir sorun elbet) İlk yarım saat orkestranın canlı müziği üstüne gelen diyalogların hiçbirini duyamadık. Oysa ki bir konser veya tiyatro salonu yapılırken ilk bakılan şeyin salon akustiği olması gerekir. Ama kime diyorum ben? Neyi zorluyorum ben?
Yüzümüzde kocaman bir gülümsemeyle, saate bir kere bile bakmadan ve 'Aşkta karşılık alamasak da, aşık olmanın kendisi işin en güzel yanıdır zaten' muhabbetini yapa yapa (Ne demek karşılık almamak, başlarım böyle aşka!) çıktık Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nden. Erhan Yazıcıoğlu, oyunun kitapçığında 'Esirgemeyin bizden alkışlarınızı' diye yazmış.
Aldım gazı ve dedim 'Ayşe, bundan sonra haftada bir, bir oyun izleyeceksin. Sonra da gelip okurlara yazacaksın.' Madem tiyatrolar dolup taşsın istiyorsun, sen de seyirci koltuğuna oturacaksın. Hadi siz de online bilet satış ve oyun bilgileri için www. ibst.gov.tr adresine girin, tiyatroya gidin.
'12. Gece'de emeği geçen herkesi tebrik ederim.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.