YAZARA MAİL GÖNDER Aşk dövmesi sildirilmeli mi?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Dün GÜNAYDIN'ın manşetiydi... Sahnelerden sinema dünyasına inatçı bir geçiş yapan Özcan Deniz'in sevgilisi varmış, yani daha önce varmış, ben fark etmemişim. Adı, Buse Narcı... Özcan Deniz'den 21 yaş küçükmüş. Hatta Deniz, sevgilisini bir dönem filminde oynatmış. (Ben yine fark etmemişim.)
Neyse Narcı ile Deniz'in filmli milmli ilişkileri bir süre önce bitmiş. (Haydaa e biz daha yeni öğrendik!) Fakat manşet haberimizin içeriği bu ayrılık değil. Konumuz, Buse Narcı'nın ensesindeki 'Özcan' dövmesi... 'Özcan Ensesinde' başlığı ile verilen haberde; 'Eee ayrıldınız da bu dövme niye hâlâ silinmedi? Buse'nin demek ki umudu var. Özcan pişman olup geri dönsün istiyor' kıvamında bir yazı/yorum vardı. (Haklı da olabilirler, kadın kısmı beklentilerden kopamıyor maalesef.)

DÖVMESİNİ YAPTIRIRSAM...
Genelde sistem şöyle işliyor: Kadınlar/erkekler sevgililerinin adını, baş harfini, ilişkilerinin başlama tarihini falan bir yerlerine dövdürüyor. (Aşkım seni çok seviyoruuuuaaam kafası.) Ayrıldıktan sonra da, dövmeyi baş harften kuşa-kelebeğe çeviriyorlar mesela... (Çevir kazı yanmasın!) Çevrilecek gibi olmayanları da binbir ızdırabla sildiriyorlar. (Sevdim mi tam severim, sildim mi bir kalemde...) Akış böyleyken, Buse kardeşimizin 'Özcan' dövmesini sildirmemesi de görenlerde şaşkınlık yaratıyor haliyle. (Aaaa sil kııızzz, manyak mısııan?)
Bir aşk insanı olarak, (Başka olacak şey bulamadık n'apalım!) bu sevgili- dövme ikilisini ben de çok düşünmüşümdür.
Vardığım sonuç şudur: Eğer bir gün sevdiğim adamın adını ya da onunla ilgili bi' şeyi dövme yaptırırsam, ondan ayrılsam da dövmeyi sildirmem. Bu kadar da büyük konuşuyorum. Çünkü gerçek aşktan konuşuyorsak eğer, hayatımızın dönüm noktalarından birinden söz ediyoruz demektir. Aşk bizi değiştirir, dönüştürür, olgunlaştırır, bize güzel anılar verir. Önemlidir, hem de çok önemli...
Ayrıldıktan sonra aşkın ya da yaşananların önemi azalmaz, güzel günler silinip atılamaz. Kızarız, öfkeleniriz, üzgünüzdür, yarı yolda kalmışızdır, belki aldatılmışızdır, belki canımız yanmıştır; kabul... Ama eğer koluma, enseme, bacağıma, elime, omzuma onun adını yazdıracak kadar çok sevmişsem, niçin silecekmişim? Ona ve olanlara rağmen niçin duygularımı gelir geçer sınıfına koyup küçük düşürecekmişim? Hem sildirmememin hesabını da kimseye vermek zorunda değilim; sonradan hayatıma girecek kişiye bile.

KALBİNDEN SİLEMİYORSAN...
Sevdiklerimizden ayrılsak da, onları kalbimizden silebiliyor muyuz ki, dövmeyi sildireceğiz? Bu beğen ve takip et, nefret et ve takipten çık dünyası aşka ayıp ediyor, dahası kişinin kendisiyle samimiyetini bıçaklayıp yara bere içinde bırakıyor. Eğer geri dönüşüm beklentisiz bir dövme sildirmeme eylemiyse bu, Buse Narcı'yı tanımadan sevebilirim. Offf evet, günümüze ayak uyduramayacak kadar iflah olmaz bir aşığım değil mi?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.