YAZARA MAİL GÖNDER Bangkok'ta mücevher deneyimi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Pandora Mücevher'in davetlisi olarak Tayland'ın başkenti Bangkok'taydım. Şu ana kadar herhangi bir mücevher fabrikasını gezmeyen biri olarak, ilk tecrübemi Uzakdoğu'da yaşayacak olmak başlı başına heyecan verici. Fabrika dünyaca ünlü birçok markanın üretim merkezi olan, adeta küçük bir şehir büyüklüğündeki Gemopolis'de. Sadece ziyaret edeceğimiz fabrikada yaklaşık 8 bin kişinin çalışıyor olduğuna inanmak zor. Buna, ancak binaların içini gezdiğinizde inanabiliyorsunuz.

ÇOK TAKLİT EDİLİYOR
Ürünler çok fazla taklit edildiği için fabrikayı akıllı telefonlarla gezip görüntü almak yasak. Sadece özel fotoğrafçının izni var.
Kadınlar da, erkekler de tek tip forma giyiyor; siyah pantolon üstü bordo tişört. Mavi üniformalı olanlar dikkatimi çekiyor. Bu forma, hamile kadınlara özelmiş. Doktor raporu sonrası hamile kadınlar, kimyasalların olmadığı daha hafif iş gücü gerektiren görevlere getiriliyor. Tayland'ın suyundan mıdır bilemiyorum ama fabrikadaki kadınlar yılda ortalama 300 bebek dünyaya getiriyorsa, kadınları için epey doğurganlar denilebilir.

BENDE BİR CHARM YAPTIM!
Gözüm Uzakdoğu'nun kanayan yarası çocuk işçileri arıyor ama göremiyorum. Burada en düşük yaş; kadınlarda 18, erkeklerde askerliklerini bitirdikten sonra 21. Fabrika içinde yer alan TV stüdyosu ve radyo kanalı, çalışanların iş gücünü artırıcı detaylardan. Spor salonu ve kütüphanesiyle tam teşekküllü bir fabrika.
1982 yılında Danimarka'da Per Enevoldsen ve eşinin kurduğu küçücük kuyumcu mağazası, bugün dünyada altı kıtada ve 80 ülkede satış noktasına ulaşmış durumda.
Şıklığımızı tamamlayan, özel günlerin ve anların temsilcisi charm'ların yapım aşamasını görmek ilginç bir deneyimdi. Kalıpların çıkması, cam kesmeler, boncukların işlenmesi, değerli taşların ayıklanması, monte edilmeleri; her şey müthiş bir ahenk içerisinde gelişiyor. Hatta boncuklardan bir tanesini ben yaptım. İpincecik çubuklar üzerinde sabrımı test edip acaba yeteneğim var mı diye keşfetmek istedim, lakin ortaya çıkan şahaser(!) kalite kontrolden geçemeyecek kadar eciş bücüştü.
Eiffel Kulesi'nin charm'ını görünce gözlerim İstanbul'u aradı ama henüz yapılmamış. Alınmadık, içerlemedik değil. Beyin fırtınası sonucunda hem Asya kıtasını, hem de Avrupa kıtasını birleştirmesiyle dünyada tek olma özelliğine sahip Boğaz Köprüsü'nde hemfikir olduk. En yakın zamanda görmek dileğiyle...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.