Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Önceki gün Beşiktaş semti sakinleri hiç gerek yokken yine biber gazına doydu.
Beşiktaşlı taraftarların hatası; yolu trafiğe kapamaları, insanları mağdur etmeleriydi. O yoldan ambulans, itfaiye de geçiyor!
Polisin hatası ise her zamanki gibi müdahale şekliydi. Taşkınlık yapanları durdurmak için biber gazı kullanımı en son çare olmalı.
Ama bizim polis; anında biber gazına sarılıyor, sanki tarlada kımıl zararlısıyla mücadele edermişçesine coşuyor.
O gün Beşiktaş'ta olaylarla alakası olmayan çoluk çocuk, yaşlı genç herkes biber gazına doydu.

POLİSE GEREK YOK!
O gün biz ailece, Ihlamur Kasrı'nın karşısındaki çocuk parkındaydık.
Olayların yaşandığı yerden çok uzakta olmamıza rağmen diğer çocuklar gibi benim iki oğlan da (3 ve 5 yaşlarındalar) o gün biber gazıyla tanıştı.
Birçok aile gibi biz de, sanki tsunami dalgasından kaçarcasına yukarılara, Nişantaşı'na doğru kaçtık. Biber gazından kaçan kitlede, ilkçağdaki doğa olaylarına karşı duyulan korkunun bir benzeri vardı ama ortada sığınacak mağara yoktu!
Anlaşılan biber gazı, kullananda bağımlılık yaratıyor. Madem her olayda bu kadar kolay kullanılıyor bu gaz; bu kadar çok polis çalıştırmaya ne gerek var?
Şehrin meydanlarına ya da olay çıkma riski fazla caddelere, sokaklara baz istasyonu gibi biber gazı istasyonları kurulsun. Güdümlü biber gazı roketleri yerleştirilsin.
Olay çıktı mı, mobese kameralarının başındaki basar düğmeye; o yer anında biber gazıyla şenlenir! Böylece devlet tasarruf etmiş, en azından biber gazının parası halktan çıkmamış olur!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER