YAZARA MAİL GÖNDER Futbolda şiddet olmalı!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Fenerbahçe taraftarı Burak Yıldırım'ın bıçaklanarak öldürülmesi ve son derbide yaşanan ırkçı eylemlerle ilgili medyada çıkan yorumlara bakıyorum da; herkes UNESCO barış elçisi!
Futbolda şiddete zemin hazırlayan, ortalığı kızıştıran haberleri, yorumları kim yaptı acaba?
Her neyse, konumuz bu iki yüzlülük değil; asıl mevzu futbolda şiddeti garip karşılayanların; "Futbol şiddettir, futbol holiganlıktır" diye tezahürat yapanlardan daha sahte olması!

SALDIRGANLIK YÜCELTİLİR
Futbol modern çağın arenası, savaşıdır. İnsanlarda var olan (Dalai Lama da dahil buna) şiddet duygusunun dışa vurumudur. Prof.Dr. Özcan Köknel'in 'Bireysel ve toplumsal şiddet' kitabında da şöyle yazar:
"Sporda amaç; doğal ve evrensel olan saldırganlık içgüdüsünü yüceltmek, 'daha güçlüye, hızlıya, yükseğe ulaşmak' için savaşmaktır."
Ne kadar steril, şiddetten uzak bir futbol dünyası yaratmaya çalışsak da; Volkan'ın Sabri'nin boğazına sarılması, Sabri'nin Volkan'ı ensesinden yakalamasıdır futbol!
Kimse kimseyi kandırmasın; her ülke yaşıyor bu şoku!
En gelişmiş ülkelerden biri olan Hollanda bile; 15-16 yaşlarındaki üç amatör futbolcunun, hakemi döverek öldürmesinin şokunu yaşadı.
Ünlü İngiliz düşünür-yazar Steven Pinker'a da kulak vermek lazım.
Pinker; 1400-1945 yılları arasında Avrupa'da hep savaşlar yaşandığını, 1945'ten sonra ise Avrupa'da hiç savaş yaşanmadığını (Balkanlar hariç, onlar da yeni girdi zaten Avrupa Birliği'ne) belirtip şöyle bir analizde bulunuyor:
"Savaşlar yaşanmadı ama savaşçı ruh ve milliyetçilik futbola kanalize oldu." Fransa'da yapılan bir araştırmaya göre, Fransız halkının en büyük üzüntüsü; ülkenin, II. Dünya Savaşı'nda Almanlar tarafından işgal edilmesi, ikinci büyük üzüntüleri ise 1982 Dünya Kupası'nda Almanya'ya elenmeleriymiş. Hollanda'da da durum aynı; onların da ezeli düşmanları Almanlar. En büyük üzüntüleri; 1974'te Almanya'ya yenilip Dünya Kupası'nı kaybetmek, en büyük mutlulukları ise 1988'de Almanya'yı eledikten sonra Avrupa Şampiyonu olmak.

FUTBOL EL FRENİ!
Çok klişe ama yerinde bir örnek olacak: Portekizli diktatör Salazar da halkını nasıl uyuttuğunu, 3F kuralıyla açıklamıştı:
"Fado, fiesta, futbol!"
Kitlelerdeki şiddete de, futbol şekil veriyor! Şiddet duygusu futbola kanalize edilmezse daha çok savaş çıkar, toplumsal şiddet olayları yaşanır. O kızgın, adrenalini tavan yapmış gençlerdeki barbar dürtülerin, şiddetin; meydanlara döküldüğünde, siyasi mücadeleye dönüştüğünde neler yaşanacağını düşünün! Şiddet duygusunun, kitlesel eyleme dönüşmesini frenleyen futboldur.
Elbette bu faydasına rağmen futbolda şiddeti de engellemeliyiz ama bunu konuşurken gerçekçi laflar edelim!
Öyle yıllardır aynı telden çalıp sahalarda yaşanan şiddeti kınamakla çözülmüyor sorunlar. Bir sonraki vakaya kadar erteliyoruz her şeyi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.