YAZARA MAİL GÖNDER Şallı'nın evliliğini pilates mi bitirdi?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

"Harun'a (Tan) hâlâ deliler gibi aşığım. Beren benim bebeğim, her şeyim, onu çok seviyorum ama Harun benim için oğlumdan daha önce gelir. Bunu da bir anne olarak tüm içtenliğimle söylüyorum.
Bir annenin bunu söylemesi herhalde yürek ister; benim için Harun çocuğumdan önce geliyor!"
Ebru Şallı, bu açıklamayı yaptığında; "Vay be ne büyük aşk yaşıyorlar!" benzeri yorumların dışında, annelerden tepki almıştı.
Dergilere defalarca kapak olan, röportajlarda topluma peri masalı gibi sunulan bu örnek evlilik; geçtiğimiz hafta sona erdi.
İlk açıklama Şallı'dan geldi:
"Sevgi ve saygı çerçevesinde başlayan evliliğimizi, yine sevgi ve saygı çerçevesinde maalesef bitirme kararı aldık. Yaşadığımız birtakım fikir ayrılıkları ve zaman, bizi boşanmaya sürükledi."
Şimdi ayrılığa dair birçok dedikodu ortaya atılacak.

ROMANTİZMİN BİTİŞİ ...
Şallı, geçtiğimiz yıl bir röportajında "Çocuk sahibi olmak, romantizmi öldürüyor" demişti.
Romantizm eksikliği de evliliğin bitiş nedenlerinden biri olabilir.
Aslında çağımızda birçok evlilik, zamana yeniliyor. Evlilik kurumunun ömrünü, tüketim toplumunun dayattığı 'daha fazla haz almaya endeksli bireysel yaşam' kısaltıyor.
Son yıllarda evlilik ve çocuk sahibi olma oranındaki hızlı düşüşte de, bireylerin önce kendi hayatını yaşama arzusunun etkisi var.
82 milyon olan Almanya'nın nüfusunun hızla düşüşe geçtiği ve 2050'de 69-74 milyon aralığında olacağı hesaplanıyor.
Türkiye gibi aile yapısı güçlü ülkelerde bile nüfus azalmaya başladı.
Evliliğe giden yolda en büyük motivasyon olan çocuk sahibi olma içgüdüsüne de formül bulundu.
İngiltere'de 2012 yılında evlilik dışı doğan bebeklerin oranı yüzde 47.5'e ulaştı. Almanya'da her üç çocuktan biri, evlilik dışı dünyaya geliyor.
Bu ülkeler kadar çok olmasa da Türkiye'de de evlilik dışı doğan çocukların sayısı artıyor.

HARUN TAN ÇILDIRDI!
Özetle; vergi indirimi, çocuk parası gibi tüm teşvik politikalarına rağmen dünyada evlilik ve çocuk sahibi olma oranı düşüyor ve daha da düşecek.
Peki, sadece kendi hayatını yaşamak, hep daha fazla haz ve özgürlük peşinde olmak; evlenip çoluk çocuğa karışmaktan daha mı iyi? Daha mı mutlu yapıyor insanı?
Evet, cevapları çok göreceli olan sorular bunlar ama insanların evliliğin yükümlülüklerinden kaçması ve boşanmak trend olmaya başladı. Öte yandan hep daha fazlasını istemek ise tatminsizliği beraberinde getiriyor.
Belki de Ebru Şallı'da da bu tarz bir tatminsizlik vardı.
Mükemmel vücut, mükemmel kariyer, mükemmel çocuklar, mükemmel evlilik... Şallı'nın hep daha fazlasını istemesi, Harun Tan'ı bunalttı.
Şallı ile Tan'ın arasına pilates topları da girmiş olabilir.
Belki de Harun Tan bir gün çıldırdı ve bütün pilates toplarını parçaladı! Bu komplo teorimin ayrıntıları için diğer yazıya geçiniz lütfen...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.