YAZARA MAİL GÖNDER Russell Crowe'un şanssızlığı

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Oscar'lı Russell Crowe hem oynadı, hem de yönetti.
Filmleri, şovları, oyunları seyirci rekoru kıran Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan rol aldı. Filmin konusu tarihimizin dönüm noktalarından biri; nesilden nesle anlatılan Çanakkale Savaşı…
Görsel efektler, savaş sahneleri vs. yerli standartların çok üstünde olan film; köşe yazarları ve eleştirmenlerden de genelde geçer not aldı. Tanıtım desen, kralı yapıldı; gazete, TV'lere röportajlar verildi, şov programlarına konuk olundu. Galası desen, Hollywood filmleri kadar görkemliydi.
Ana haber bültenleri bile galadan canlı bağlantı yaptı. Her yerde boy boy ilanları, afişleri çıktı. Filmin tüm dünyadaki co-producer'ı Mars Entertainment'ın Türkiye'deki dev dağıtım ağı sayesinde en büyük salonlarda 272 kopya ile vizyona girdi.
Kısacası 'Son Umut' için zemin ve hava şartları vs. her şey büyük gişe yapmak için mevcuttu. Ama film ilk haftasında Türkiye'de 512 bin kişi tarafından izlendi.
Bu kötü bir rakam değil, yılbaşı sonrası tatil havasıyla birlikte izleyici sayısında büyük artış olacaktır. Ancak demin yazdığım avantajlar göz önüne alınınca, ilk hafta için 512 bin izleyicinin, beklenenin altında olduğu kesin.
Hepsini geçtim Crowe, Türk halkının gururunu okşayan bir film çekmişti ama filmi yine de beklenen büyük gişe patlamasını gerçekleştiremedi. Peki neden?

ÖNCEKİ FİLMLER ETKİLEDİ
En başta benim gibi sadece birkaç yazarın bahsettiği gibi Crowe, ne kadar iyi niyetli ve özverili olsa da ilk yönetmenlik denemesinde tecrübesizliğinin kurbanı oldu. Sadece Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Türk izleyiciye odaklanınca sinemada başarıyı getiren evrensel kuralları; güçlü senaryo, sürükleyici olay örgüsü ve etkileyici diyalogları yaratmada başarılı olamadı.
Lakin her şeye rağmen bu film; tanıtım bombardımanı, filmin basına yansıyan görkemiyle daha çok izleyici çekmeliydi.
Pazarlama anlamında kusursuz bir iş çıkarsanız da sinema büyük bir kumar. 'Son Umut'; asıl darbeyi, son iki yılda çekilen Çanakkale filmlerinden aldı; hem film sayısı fazlaydı, hem de fiyasko denilecek ölçüde kötü işler perdeye yansımıştı. İzleyici de Çanakkale filmlerine hem doydu, hem de küstü.
Anlayacağınız Crowe, asıl kazığı bizim tüccar yönetmenlerden ve kaptıkaçtı yapımcılardan yedi!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.