Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Oğlum Efe (7), parkta yeni tanıştığı Serkan'ı anlatıyordu.
Serkan'ı çok tanımıyorum ama uzaktan sürekli yaramazlık peşinde koşan bir çocuk gibi görünüyor. "Serkan'ı neden bu kadar çok seviyorsun, hangi okula gidiyor, kardeşi var mı?" vs. diye sormaya başladım.
Efe de bu durumdan sıkıldı ve Serkan hakkında konuşmamız kısa sürdü.
Hatalıydım. Aklıma ünlü çocuk kitabı 'Küçük Prens'teki şu bölüm geldi: 'Büyükler sayılardan hoşlanır. Onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. Hiçbir zaman 'Sesi nasıl? Hangi oyunu sever? Kelebek toplar mı?' diye sormazlar. 'Kaç yaşındadır?
Kaç kardeşi var? Kaç kilodur? Babası kaç para kazanır?' diye sorarlar. Ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. Büyüklere 'Pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinden sardunyalar, damında güvercinler vardı' derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler.
Onlara: '100 bin franklık bir ev gördüm' demeniz gerek.
O zaman: 'Aman ne güzel!' diye bağırırlar.' Galiba 'Küçük Prens'i tekrar okumam lazım, ne de olsa bu başyapıt; büyüklerin dünyasına dair katı gerçekleri, mitleri, önyargıları çocuk gözüyle sorguluyor.

25 EYLÜL'DE VİZYONA GİRİYOR
'Küçük Prens'le devam edelim... 'Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir."
Biz yetişkinlerin bir diğer hatası kendimizi yargılamamak değil mi? 'Küçük Prens' bir çocuğa verilecek en güzel hediye. Müthiş maceralar eşliğinde çocuklara erdemli, iyi bir insan olmayı, hayata farklı gözlerden bakmayı vs. öğretiyor. Antoine de Saint-Exupéry'nin bu eseri hâlâ en çok satan kitaplar arasında. Kitap tüm dünyada 150 milyondan fazla kopya sattı.
Ve gelelim güzel habere... 'Küçük Prens'in (Le Petit Prince) animasyon filmi 25 Eylül'de ülkemizde de gösterime girecek. Filmin yönetmen koltuğunda 'Kung Fu Panda'dan Mark Osborne oturuyor.
80 milyon dolar gibi büyük bir bütçeyle çekilen filmin teknik ekibi de sağlam: 'Ice Age', 'Tarzan', 'Up' 'Finding Nemo' gibi ünlü animasyon filmlerinin karakter tasarımcıları ve animasyon ekibi görev aldı.
Günümüzde birçok çizgi film serisi çocukların beyinlerini şiddetle yıkıyor. Bu çizgi filmler çocuklarımızı müşteri gibi görüyor; tek dertleri oyuncak satmak! 'Küçük Prens' bu beyin yıkama operasyonundan kurtulmanın en kestirme yolu.
Sonbaharda tüm dünyada 'Küçük Prens' furyası yaşanacak. Eğer okumadıysa çocuğunuza şimdiden kitabını alın, sonra da beraber filmine gidersiniz.
Her çocuk 'Küçük Prens' ile tanışmalı, büyükler de onu dönem dönem hatırlamalı.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER