YAZARA MAİL GÖNDER Korkunç güzeller

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Leanie van der Vyver, Güney Afrikalı bir ayakkabı tasarımcısı. Amsterdam Akademi Gerrit Rietveld'den mezun olurken güzellik ve acı arasındaki ilişki üzerine bir çalışma tasarlamayı seçmiş. Tarih öncesi çağlardan beri kadınların, dünyaya geldikleri hallerinden memnun olmadıklarını ve bunu değiştirmek için yaşadıkları çağın her türlü olanağını kullandıklarını düşündüğümüzde, Vyver'in bu ilişkiye takılması yanlış değil. Çok değil daha geçen yüzyılın ortalarına kadar Çinli kadınların demir ayakkabılar giyerek minicik ayaklara sahip olmak için acı çekmelerinden tutun, dünyada ilk estetik ameliyatı burnunu güzelleştirmek için yaptırdığı söylenen antik Mısır kraliçesi Nefertiti'ye kadar birbirinden ilginç örnekler benim de aklımı karıştırıyor.

GÜZELLİKTE ALTIN ORAN

Güzellik anlayışı farklı yerlerde ve farklı zamanlarda değişiyor olsa da günümüzde artık klasik olarak tarif edebileceğimiz belli kıstaslar mevcut. Örneğin Rönesans dönemi sanatçılarının sıkça kullandığı bir altın oran var. Bu altın oran; örneğin insan yüzünün boyunun, eninin 1.5 katı olması gerekliliği olarak açıklanabilir. Sakın şaşaalı ismini duyup çok az insana nasip olan bir şey olduğunu düşünmeyin altın oranın. Aslında dünya üzerinden pek çoğumuzun yüzü altın orana uyuyor. Zaten sanılanın aksine biz çok farklı olanı değil, aslında daha standart olanı güzel olarak tanımlıyoruz. Leanie van der Vyver ise kadınların bedenlerini değiştirmek amacıyla katlandıkları tüm acılardan yola çıkarak ayakkabılar tasarlamış ve bu serinin ismini 'Scary Beautiful-Korkunç Güzel' koymuş. Bacaklarımızı daha uzun ve ince, kalçamızı daha sıkı, göbeğimizi daha diri göstermek amacıyla bin bir eziyete katlanarak yüzyıllardır giydiğimiz topuklu ayakkabıları tasarımları ile bir kademe daha ilerletiyor. Estetik olarak neredeyse birer sanat eserine benzeyen, yürümeye çalışıldığında tarifsiz acı ve zorluklar sunan bu ayakkabılar gerçekten şaşkınlık verici.

KADEME KADEME ARTAN ACILAR
Vyver'in ayakkabıları üzerinde yürümeye çalışan mankeni izlediğimde; topuklu ayakkabıları ilk gören insanların belki de yüksek ökçelerle dolanmayı bir külfet olarak düşünmüş olabilecekleri geldi aklıma. Sonra eski göz ağrım baleyi hatırladım. Dünyanın bence en zarif gösteri sanatının, en narin dansının gerçekleştirilmesi için çekilen acıları düşündüm. Sanırım güzellik; insanoğlunun asla ulaşamayacağı bir ülkü olduğu için, her zaman daha güzele ulaşmak için acının bir kademe daha ötesine geçilebileceği bir süreç olmaya devam edecek. Vyver'in tasarımlarının, bu sürecin sonucunda günlük hayatta kullanılan birer giyim parçası olmayacağını kim iddia edebilir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.