YAZARA MAİL GÖNDER Eğitimde dershane sendromu

YAZARLAR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaklaşık 3 yıl önce, "dershaneler kapanacak" derken vizyonunu ortaya koydu. 1975'ten beri eğitim sektöründeyim. "Dershaneler kapanacak" cümlesi hep telaffuz edildi. Sistem sınava dayalı olduğu için, bir öğrenci haftanın 5 günü okula, 2 gün de dershaneye gidiyor. Bu sistemde doğru dürüst bir sosyal yaşamı olmayan gençlerimiz, psikolojik açıdan olumsuz etkilendi. İki T dediğimiz, test ve tost çocuğu olarak yetiştiler.
Konu Başbakan Erdoğan'ın önüne geldi. O da bu kurumların kapatılması yönündeki görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Bu istek doğrultusunda çalışmalar başladı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı konuyla ilgili, "Dershaneleri kapatacağız. Ancak, öğretmenler ve diğer personel mağdur olmayacak. Dershaneler özel okula dönüşecek" dedi.
Çok doğal ki, Avcı'nın bir anda dershaneleri kapatma niyeti olmamalı. Karşısındaki kurumların da hukuksal ve ekonomik hakları var. Ancak, bu ülkenin gençlerinin de, insan gibi yaşayabilmesi için sosyal yaşam şartları oluşturan bir sistemde okuma hakları var. Dershaneler kapansın mı, kapanmasın mı tartışmasını yapacağımıza, gençleri nasıl mutlu edebiliriz, bunu düşünmeliyiz. Eğitimcilerle konuşulmalı, tüm görüşler değerlendirilmeli. Bu sırada, lise ve üniversiteye girişte, binde bir puanın dahi çok önemli olduğu gözden kaçırılmamalı.
Dershane bir sonuç; bir de bunun nedenleri var. Bir eğitim sistemini değiştirmek öyle kolay değil. Her yapılan yeniliğe, hemen olumsuz tepki vermemeliyiz. Avcı'nın söyledikleri bir süre sonra gerçekleşirse, tahminim nedenler de ortadan kalkacak. Nedenler yok olmadan, dershaneler sözde kapanır.
Dershaneleri özel okula dönüştüreceksiniz; bu okulların kontenjanları yüzde 45 dolu. Pasta aynı, dilimler küçülecek. Ancak bununla ilgili MEB, bir çalışma yürütüyor. Öğrencilere burs verecekler. Bazı dershaneler özel okula dönüşebilecek. Bunlara her türlü kuruluş esnekliği getirilecek. Bununla birlikte dönüşemeyecek dershanelere iki yıllık açık liseler gelecek. Yani ekonomik olarak destek verilirken, bir yandan da süre tanınacak.
Okullar nitelikli eğitim verirse dershanelere de ihtiyaç kalmaz. Sınavlara hazırlanan gençleri mağdur etmemeliyiz. Öğrenci ve veliler endişe içinde; haksız değiller. Dershane gerçeğini hepimiz biliyoruz. Bence, bu konu paydaşlarıyla yeniden ele alınmalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.