YAZARA MAİL GÖNDER Dershane yerine kurs

YAZARLAR

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) merakla beklenen dershane yönetmeliği geçen hafta Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni yönetmenlikte, üniversiteye giriş sınavı için dershanelerin yerini lise öğrencilerine özel öğretim kursları alacak. Lise mezunu öğrenciler için de temel lise takviye kursları getirildi. Liseye giriş için ise öğrenciler etüt merkezlerine başvuracak. Özel öğretim kursu olarak yoluna devam etmek isteyen kurumlar, MEB'in belirlediği 8 bilim grubundan en fazla üçünü seçerek, bu alanlarda kurs verebilecek. Temel liseler için de aynı kurallar geçerli olacak.
Bence, dershaneler sonuçtur. Sonucu oluşturan sebepler ortadan kaldırılamadığı sürece, bu sistem değişik adlarla devam eder. Eğer, eğitim sistemimizi teste dayalı olmaktan çıkarabilirsek, ayrıca üniversiteye girişte öğrencinin akademik başarısının yanında ilgi, istek ve yeteneğini değerlendirebilirsek, sonuç dediğimiz dershane kendiliğinden ortadan kalkar.
Üniversite ve bölüm seçiminde, öğrencinin sosyal başarısı da ön plana çıkartılmalı. Hatta bir adım daha öne gidiyorum, üniversiteler öğrencisini kendi seçmeli. Ortaokuldan, liseye geçişte okula dayalı bir sistem getirildiğinden, artık bence dershane ya da etüt merkezine ihtiyaç yok. İşte size güzel bir örnek. Üniversiteye girişte de okul ön plana çıkarıldığında, bence problem çözülebilecek.
Dershanelerin birçoğu kapanarak, temel liseye dönüştü. Tam bir özel okul şartlarını taşımasalar da, lise olarak hizmet verecekler. Aldığım bilgilere göre, birinci sınıftan itibaren ağırlıklı öğrencilerini üniversiteye hazırlayacaklar. Bildikleri en iyi şey üniversiteye hazırlık olduğuna göre, düşünceleri bence doğru. Bu sırada yabancı ve Türk özel okulları, daha önce üniversiteye giriş sınavında başarılı olan dershanelerle gruplar halinde anlaşmışlar. Ayrıca, köklü Anadolu liselerinin vakıfları da aynı işlemi yapmışlar. Bu okulların öğrencileri şanslı.
Evet, dershaneler eğitim sistemimizin kamburu olabilir. Ancak bu kurumların ön plana çıkması onların suçu değil. Üniversiteye giriş sistemi bu şekilde sürdükçe, maalesef okullarımız hep ikinci planda kalacak. Şimdi dershaneleri kapattık, vakfı olmayan devlet liselerimize diyoruz ki, "öğrencini sen sınava hazırla." Nasıl ve neyle yapacaklar? Ben yıllarımı hazırlık sistemlerine verdim. Diyelim ki, liseler imkânları dâhilinde öğrencilerini en iyi şekilde sınava hazırladı. Bir de yaklaşık 600 bin mezun öğrenci var. Bunların halk evlerinde ya da haftada bir gün temel liselerde hazırlanabileceklerine inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum. Ayrıca, Anadolu liselerinin son sınıf öğrencilerinin de, temel liselere geçmesi işin bir başka acı yönü.
Kısacası eğitim sistemimizi okula odaklı, öğrencinin akademik ve sosyal başarısını ön plana çıkartan bir hale getirirsek, adı ne olursa olsun, sınavlara hazırlık yapan hiçbir özel eğitim kurumuna ihtiyaç kalmayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.