YAZARA MAİL GÖNDER Narenciye C vitamininden daha fazlasını içeriyor

YAZARLAR

Kendinizi doğal takviyelerle kuvvetlendirmeli ve hastalıklarla turuncu meyvelerle savaşmalısınız. C vitamini yönünden zengin narenciyeleri bol bol tüketin

Bu sene kış, öncekilere göre çok daha soğuk geçiyor. Bir taraftan devam eden günlük rutinlere yetişebilmek için kendimize her zamankinden çok daha iyi bakmalı ve doğal takviyelerle kuvvetlenmeliyiz. Eminim birçoğunuz turuncu renkteki bu meyveleri, yüksek C vitamini kaynağı olmaları sebebiyle kış ayları boyunca grip ve benzer hastalıklardan korunmak için tüketiyorsunuz. Oysa narenciyelerin; kanserden korumak, kalp hastalıkları riskini azaltmak ve tansiyonu düşürmek gibi bilinenin dışında faydaları da var. Portakal, limon, greyfurt ve mandalina gibi narenciye sınıfına giren meyveler, ilk olarak Güney-Güneydoğu Asya ve Avustralya'da yetiştirilmeye başlanmış. Şimdilerde hem faydalı, hem de lezzetli oluşları sebebiyle tüm dünya genelinde (Türkiye de dahil) üretiliyor. En çok tüketilen narenciyelerden biri de portakal. Dünya genelinde sadece bir yılda ortalama 70 milyon ton portakal üretiliyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki narenciyeler, içerdikleri flovonoid ve fitokimyasallar sayesinde kanser oluşumunu önleyici etkiye sahipler. (Fitokimyasallar; meyve ve sebzelerde bulunan bioaktif kimyasal maddelere verilen ortak addır.)

TOPLANMA ZAMANI
Fitokimyasallar, meyve ve sebzelerde doğal olarak bulunan ve biyolojik olarak aktif bileşiklerdir. Bulunduğu meyve ve sebzelere renk, aroma ve tat verirler. Bugüne kadar yaklaşık 4 bin fitokimyasal keşfedilmiştir. Tek bir çeşit meyve veya sebzede 100'den fazla fitokimyasal bulunabilir. Örneğin konumuz olan portakalın tek bir adedinde, 170 fitokimyasal ve 60'dan fazla flovonoid bulunur. Tüm sebze ve meyvelerde olduğu gibi narenciyelerde de yetiştirilme ve toplanma zamanları son derece önemlidir. Narenciyeler, toplandıkları andan itibaren sahip oldukları su ve vitaminleri kaybetmeye başlarlar. Dolayısıyla mevsimi olan kış aylarında ve hemen tüketilmeleri, içerdikleri maddelerden yeteri kadar faydalanmak için son derece önemlidir. Tüketilme süresi uzadıkça su kaybına uğrayan tüm meyveler gibi portakal da zaman geçtikçe ilk andaki taze ve canlı görüntüsünü kaybetmeye başlar. Market raflarına ulaşana kadar geçen sürede suyunu kaybetmeye başlayan portakal, rafta bekleme süresini de hesaba katacak olursak, son tüketici için cazibesini kaybetmeye başlar. Hemen hemen hepimiz önce gözümüze hitap eden meyve ve sebzeleri almak isteriz değil mi? Bu durumu fark eden üreticiler, toplanan portakalları ısıl işlemden geçirerek balmumu ile kaplayıp ilk anki görüntüsünü koruma yoluna gidiyorlar. Uygulanan bu ısıl işlem, meyvenin sahip olduğu faydalı vitaminleri çok daha hızlı kaybetmesine sebep oluyor! Özellikle portakal alırken, mükemmel görünümde olmayanları seçmeye özen gösterin. Yüzeyini elinizle kontrol etmek de doğal olup olmadığını anlamanızda size yardımcı olacaktır. Aldığınız portakal ve benzer narenciyeleri evde nasıl muhafaza ettiğiniz de önemli. Buzdolabında ya da güneş ışığına direkt maruz kalmayacağı şekilde oda sıcaklığında bekletmek, uygulayabileceğiniz en doğru yöntem olacaktır. Aldığınız portakalları, naylon poşetlerinden çıkararak açık şekilde muhafaza etmek de, küflenmelerini önleyeceğinden yapmanız gerekenlerin başında geliyor.

GÖREBİLECEĞİNİZ YERE KOYUN
Meyve yemeyi çok sevmeyenlerdenseniz, kendinizi buna teşvik etmenin yollarından biri de meyveleri devamlı görebileceğiniz bir yerde tutmaktır. Bunun için işe mutfak masanızda dekorasyon amacıyla tuttuğunuz plastik meyveleri kaldırıp yerine gerçeklerini koymakla başlayabilirsiniz! Onlarca portakal çeşidi arasından hangisini alacağınıza karar veremiyorsanız, içerdikleri faydalı meddeler açısından birbirlerinden çok da farklı olmadıklarını bilmenizde fayda var. Narenciye seçerken damak zevkiniz öncelikli tercih sebebiniz olabilir.

TANSİYONU DÜŞÜRÜCÜ ETKİYE SAHİP
Son yıllarda yapılan araştırmalar, portakal ve benzer narenciyelerin içerdiği fitokimyasallar sayesinde bazı hastalıklar için daha önce hiç duymadığımız faydalar sağladığını gösterdi. Narenciyelerde bulunan hesperetin, naringenin, antosiyanin ve hidroksisinnamik asit gibi flovonoidler, faydası keşfedilen fitokimyasallardan bazılarıdır.

HASTALIKLARDAN KORUYOR

Araştırmalar, bu kimyasallar arasında yer alan hesperetin ve naringenin adlı maddelerin; antioksidan etkileri sebebiyle, tansiyonu düşürücü etki gösterdiklerini ve kötü kolesterol olarak bilinen LDL oranında düşüşe sebep olduklarını gösterdi.

PORTAKALIN BEYAZ KISMI KOLESTEROLÜ DÜŞÜRMEYE YARDIMCI
Portakalın kolesterol düşürücü etkisi, diğer faydalarının yanında en çok dikkat çekeni. Amerikalı ve Kanadalı bilim adamları konu hakkında ortak bir çalışma yapmışlar. Journal of Agricultural and Food Chemistry adlı dergide yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, portakalın kabuğunun hemen altında ve meyve yüzeyinde yer alan beyaz kısmın içerdiği vitamin ve mineraller, kötü kolesterolü düşürmede ilaçlar kadar etkili!

ARAŞTIRMALAR DEVAM EDECEK
Bahsedilen araştırmada, seçilen hayvanlar belirlenen bir süre dahilinde narenciyeden zengin beslenmişler ve VLDL ve LDL (iki tip kötü kolesterol) seviyelerinde ciddi oranda düşüş gözlemlenmiş. Portakalın genellikle çöpe attığımız beyaz kısmının sahip olduğu mucizevi etkiler, hem ilaçlara harcadığınız paranın cebinizde kalmasına, hem de doğal yollarla şifa bulmanıza yardımcı olacaktır. Son yıllarda keşfedilen bu beyaz mucize hakkındaki araştırmaların artarak devam edeceğinden hiç şüphem yok.

C VİTAMİNİ TABLETLERİ YERİNE PORTAKALIN KENDİSİNİ YİYİN
Portakalın suyunu içmeyi, direkt kendisini yemeğe tercih edenler için güzel bir haberim var. İtalyan bilim adamları tarafından yapılan ve British Journal of Nutrition'da yayınlanan bir araştırmanın sonucuna göre; bir bardak portakal suyundaki C vitamini oranı C vitamini tabletlerinin içerdiğinden daha yüksek! Piyasada satılan C vitamini tabletlerindense portakalın kendisini yemek yahut suyunu içmek çok daha sağlıklı bir alternatif. Portakal başta olmak üzere tüm narenciyelerin insan sağlığı üzerindeki yadsınamaz faydalarından bahsetmeye çalıştım. Bu yazımda detaylıca yer veremediğim faydaları arasında, kalp hastalıklarından ve kanserden korunmaya yardımcı etkilerini de göz ardı etmemek gerekir. Tam da narenciye mevsiminde olduğumuz bu soğuk kış günlerinde, mutfağınızı güçlendirmenin tam zamanı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.