Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sağlıklı bir yaşam için öncelikle doğru alışveriş yapmalısınız. Aç karnına alışverişe çıkmayın. Ayrıca marketlerin sokak tarafında bulunan reyonlarındaki meyve ve sebzelerden uzak durun

Sağlıklı yiyeceklerle doldurulmuş bir mutfak, sağlıklı yaşamın ilk şartıdır ve bu süreç, alışveriş yaptığınız markette başlar. Aslında denklem son derece basit; sağlıklı beslenmek için sağlıklı yemekler pişirmek, sağlıklı yemekler pişirmek için de insan sağlığına faydası olan malzemeler kullanmak gerekir. İhtiyacımız olan bu malzemeler de mutfağımıza, market kasasından geçerek gelir. Eminim birçoğunuz, her şeyi bir arada bulabileceğiniz devasa büyüklükteki marketlerden alışveriş yapıyorsunuz. Doğru alışveriş yapmak için girişeceğiniz mücadelede ilk engel, hemen girişte yer alan ve üzerinde kocaman indirim etiketleri asılmış sepetlerdir. Markete geliş nedeniniz bir anda unutturan bu sepetlerdeki ürünler, ihtiyacınız dışında alışveriş yapmanıza sebep olur.

ALIŞVERİŞ LİSTESİ HAZIRLAYIN

Doğru alışveriş yapmanın ilk ve altın kuralı, ihtiyaç listesi hazırlamaktır. Markete gittiğiniz andan itibaren listenize odaklanmanız, ihtiyacınız olmayan şeyleri almanızın önüne geçer. Eğer sadece yiyecek alışverişi yapacaksanız, hazırlayacağınız listede besin piramidine dikkat edin. Meyveler, sebzeler, tam tahıllılar, süt, et, balık ve baklagiller listenizde muhakkak yer almalıdır. Sağlıksız atıştırmalıklara ve benzer ürünlere kesinlikle listenizde yer vermeyin. Daha önce, tüm marketlerin giriş kapılarının sağda olduğunu ve marketi dolaşırken saat yönünün tersine hareket ettiğinizi fark ettiniz mi? Alışveriş yaparken saat yönünün tersine hareket etmenin etkilerini araştıran bilim adamları, son derece ilginç bir neticeye varmışlar. Araştırmanın sonucuna göre; saat yönünü takip ederek alışveriş yaptığınızda, sadece ihtiyacınız olan şeyleri alıyorsunuz! Saat yönünün tersine hareket ettiğinizdeyse, orta koridorlara dizilmiş ve birçoğu sağlıksız yiyeceklerle dolu sepetlere karşı koyamıyorsunuz. Düzeni tersine çevirmek, odaklanmanızı güçleştirerek ihtiyaç dışında ve dikkatsiz alışveriş yapmanıza sebep oluyor. Market ziyaretinde, sağ kapıdan girmiş olsanız da alışverişe soldan başlayın.

AÇ KARNINA ALIŞVERİŞE ÇIKMAYIN

Bir diğer altın kural ise, aç karnına alışverişe çıkmamaktır. Eğer açsanız, midenizin arzuları, beyninizin emirlerinin önüne geçer. Bu gibi durumlarda da sağlıklı yiyecekler, sebze ve meyveler; almayı isteyeceğiniz son şeyler olacaktır. Bu nedenle karnınızı doyurup markete gidin ve listenize sadık kalarak alışveriş yapın.

MEYVE SEBZE ALIRKEN DİKKAT!

Markete girer girmez sizi ilk karşılayan reyon, meyve, sebzelerin dizildiği raflardır. Bu reyonların bazıları içeride, bazıları hemen kapının önünde yani sokakta yer alırlar. Sokakta olanlardan mutlaka uzak durun. Eminim sokak tozu, egzoz dumanı ve benzer kirlere bulanan bu gıda maddelerini evinize götürmek istemezsiniz. Siz, marketin içine kurulan manav reyonlarından alışveriş yapın. Manav alışverişinizi yaparken, tezgahtara danışmayı kesinlikle ihmal etmeyin. Unutmayın onlar, tüm reyona hakim tek kişidirler. Sebze ve meyvelerinizi pazardan almaktansa marketten alıyor olmak, alacaklarınızı dokunarak seçme imkanını verdiğinden, en doğru alışverişi yapmanızı sağlar. İhtiyaç listenizi hazırlarken, sebze ve meyvelerin isimlerinin yanında mutlaka adet de yazın. Böylece ihtiyacınızdan fazlasını almamış olursunuz.

KASAP REYONUNA DİKKAT

Sıra geldi protein kaynağı et alışverişine... Kasap reyonuna doğru giderken ilk dikkat etmeniz gereken, tezgahın nasıl ışıklandırıldığı olmalıdır. Eğer kasap reyonu kırmızı ışıkla aydınlatılıyorsa, uzak durun. Kırmızı ışık, et ve benzer ürünleri olduklarından daha taze ve canlı göstermek için kullanılır. Eğer kasabınız bu rengi tercih etmişse, sattığı ürüne en başta kendi güvenmiyor demektir. Tavuk eti alırken muhakkak organik tavuk tercih etmelisiniz.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ SEÇERKEN...

Süt ve süt ürünleri seçerken çok dikkatli olmak gerekir. Son yıllarda bazı markalar, ürettikleri sütlere vitamin takviyesi yapıyorlar. Özellikle D vitaminli sütler, şahane bir tercih olarak karşımıza çıkıyor. Süt ve süt ürünleri alırken mutlaka az yağlı olanlarını tercih etmelisiniz. Tam yağlı ya da ligth yani tamamen yağı alınmış ürünlerden uzak durmanız gerekir. Süt ve süt ürünlerinin ihtiva ettiği yağ, tamamen alındığında (yağsız veya light etiketiyle satılır) geriye sadece şeker kalıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde ortaya çıkan bu bilgi, son derece çarpıcı. Bu dengeyi koruyabilmek için süt ve süt ürünlerinde az miktarda da olsa yağ bulunması gerekir. Yapılan araştırmalar, yarım yağlı süt içmenin, kilo vermede çok daha etkili olduğunu da gösterdi!

GIDALARI DOĞRU MUHAFAZA ETMEK GEREKİR

Doğru alışveriş yapmak yetmez; aldıklarınızı doğru muhafaza etmelisiniz. Aldıklarınızı şöyle muhafaza edin:
Patates ve soğan gibi filizlenen sebzeleri, poşet dışında ve uygun sıcaklıkta saklayın.

ET ÜRÜNLERİNİ DONDURUN

Et ve et ürünlerini; hemen tüketmiyorsanız, dondurun. Hemen donduramıyorsanız, buzdolabında en fazla 48 saat bekletin. Balık ve tavuk gibi et çeşitlerini, iç organlarını ayıkladıktan sonra dondurun. Donmuş gıdalarınızı tezgah üstünde değil, buzdolabında yavaş yavaş çözdürün.
Taze sebzelerinizi buzdolabında bekletseniz dahi en fazla bir hafta içinde tüketin. Süre uzayacaksa mutlaka dondurun.
Un, şeker ve bakliyat gibi malzemeleri mutlaka cam kaplarda ve vakumlu kapaklar altında muhafaza edin. Akıllı alışveriş, sağlıklı yaşamın kapısını açan en önemli anahtardır. Unutmayın, mutfağınızda ne varsa onunla beslenirsiniz. Raflarınızı doğru yiyeceklerle doldurduğunuzda, sistem doğru işler. Gece yarısı şeker krizine girip kendinizi mutfakta bulduğunuzda, mutfakta bir şey bulamayın. Bu, sağlık savaşını kazanmanın adeta sloganıdır.

BALIK ALIRKEN DİKKAT!

Uzmanlar, haftada en az iki öğün balık yemenizi tavsiye ediyor. Balık alışverişinin en önemli adımı, en taze balığı seçebilmektir. Peki taze balık nasıl anlaşılır? Doğru balığı seçerken dört temel noktaya dikkat etmek gerekir. İlk olarak balığın gözlerini kontrol etmelisiniz; muhakkak parlak ve canlı olmalı! Ardından balığın pullarını kontrol etmelisiniz. Pul ve derisi mutlaka parlak (hatta ışıl ışıl) ve bütün halde olmalı. Ardından balıkların et kalitesini kontrol etmek gerekir. Balığı elinize aldığınızda, etli kısmına parmağınızla hafifçe bastırın. Parmağınız rahatça batıyor ve kırılıyormuş gibi bir görüntü veriyorsa, uzak durun. Dördüncü adım ise yüzgeçleri kontrol etmektir. Balığın yüzgeçleri kesinlikle kırmızı ve parlak olmalı. Kahverengileşen yüzgeçler, bayatlık göstergesidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER