YAZARA MAİL GÖNDER Şeker hastalarına altın öneriler

YAZARLAR

Diyabet, sadece ilaç ile tedavi edilecek bir hastalık değildir. Çünkü beraberinde birtakım yaşam tarzı değişiklikleri de gerektirir. Hastanın, tedavisinin sorumluluğunu alması önem taşır

Diyabet, tek başına hekimin ya da hastanın tedavi edebileceği bir hastalık değildir. Dolayısıyla bu tedavinin içerisinde gerçek bir patron yok. Tedavide hekim ve hasta uzun vadeli ortak gibi çalışmalıdır. Hasta tedavinin içine ne kadar fazla katılırsa, diyabete bağlı problemleri önlemek de o kadar kolay olacaktır.
Aynı zamanda diyabet tek başına ilaç ile tedavi edilecek bir hastalık değildir. Çünkü beraberinde birtakım yaşam tarzı değişiklikleri de gerektirmektedir. Şeker hastalığında, endokrinoloğun dışında hastanın da tedavisinin sorumluluğunu alması çok önem taşır. Bunun için de hasta bilinçli ve eğitimli olmalıdır. Buradan yola çıkarsak; diyabet eğitimi, şeker hastalığında tedavinin aslında başlangıcı hatta temelidir diyebiliriz.

STRES HORMONLARI ŞEKERİ YÜKSELTİR
Başarılı diyabet tedavisi; beslenme planına uyulması, ilaç veya insülinin doğru biçimde kullanılması ve fiziksel aktivitenin düzenlenmesiyle mümkündür. Vücudumuz mental olarak bir strese maruz kaldığında (üzüntü, depresyon, panik, endişe, kaygı, aşırı sevinç vb. gibi) ya da organik bir strese maruz kaldığında (ateş yüksekliği, aşırı soğuğa maruz kalma, ameliyat, travma, infeksiyon, akut hastalığa maruz kalma ya da kronik hastalığın alevlenmesi gibi) stres hormonlarında artma olur. Kortizol ve adrenalin stres hormonlarının başlıcaları olup, bu stres hormonları insülinin zıddı bir etki göstererek kan şekerini yükseltirler. Aslında bu bir bakıma vücudu koruma refleksidir. Kısacası vücudumuzda olağandışı bir hadise meydana geldiğinde ve hücrelerimiz zarar görmeye başladığında bu stres homonları devreye girerek kan şekerini yükseltirler. Hücrelerin yaşamak veya onarılmak için enerjiye ihtiyaçları vardır ve bu enerji yükselen şeker ile elde edilir. Şeker hastalığı ya da gizli şekeri olmayanlarda bu durum kısmen kabul edilebilir. Ancak şeker hastalığı olanlarda insülinin zıddı yönünde etki eden bu hormonlar şeker düzeyini fazla yükseltebilir. Hastanın böyle bir streste tedaviyi aksatabileceğini de düşündüğümüzde kan şekerinin ciddi yüksekliklere ulaşabileceğini öngörebiliriz.

İLACINIZ HAKINDA İPUCU VERİR
Ateş yüksekliğinin yol açtığı çarpıntı, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı gibi yakınmalar, belirgin kan şekeri yüksekliğinin yol açtığı kan koyulaşması gibi nedenler ile oluşan benzer yakınmalar ile karışabilir. Bu durumda emin olmanın yolu kan şekerinin ölçülmesidir. Kan şekeri ölçümü ve şeker hastalığının seyrinde yapılan takip amaçlı tetkikler hayati önem arz etmektedir. Sabah yemekten önce ölçülen açlık kan şekeri, vücudumuzun kan şekerini gece ne kadar iyi düzenleyebildiğini gösterir. Yemekten iki saat sonra ölçülen kan şekeri ise yemekteki besin ve porsiyon seçimlerinin kan şekerini nasıl etkilediğini gösterir. Dolayısıyla kullandığımız ilacımızın yemek sonu şekeri kontrol etmeye uygun olup olmadığı hakkında bize ipucu verir. Son olarak bir sonraki yemekten önce kan şekeri ölçüm değeri bize kan şekerinin yemekten sonra hedeflenen değere geri dönüp dönmediğini gösterir.

AKTİVİTE ÖNCESİ ÖLÇÜN
Bu normal aralıklarda bakmış olduğumuz kan şekerlerinin dışında da kan şekeri ölçümleri yapıyoruz. Bu ölçümler bazen fiziksel aktivite öncesi, bazen de hastalık esnasında bakılan kan şekerleridir. Fiziksel aktiviteden önce ölçülen kan şekeri, bizlere fiziksel aktiviteye başlamak için bir atıştırmalığa ihtiyaç olup olmadığı hakkında bilgi verir. Bazı insanların fiziksel aktivite esnasında kan şekerleri düşer ve baygınlık bile geçirebilirler. Eğer kişilerin böyle bir şikayetleri varsa o zaman fiziksel aktivite öncesi kan şekeri ölçümü istiyoruz mutlaka. Diğer taraftan hastalıklardan vücudumuz kendini kurtarmak için stres hormonları ile kan şekerini yükseltebilir ve bu sebeple özellikle ağır hastalıklarda veya travma zamanlarında da kan şekeri ölçümü yapıyoruz. Bu ölçüm bizlere hastalık veya stresin kan şekerini nasıl etkilediğini gösterir. Şeker hastalığını doğru yönetmek için başka takip parametreleri de kullanıyoruz. Bunların başında beden kitle indeksi, bel çevreniz, ağırlığınız, Hemogloabin A1c testi, tansiyon ve kan yağlarının ölçümleri geliyor.

KULLANILAN GRİP İLAÇLARI ŞEKERİ YÜKSELTEBİLİR
Mevsim değişikliği ve kış aylarına yaklaşmamız sebebiyle şeker hastalarının belirli önemler almaları veya bazı hususlara dikkat etmeleri gerekiyor. Özellikle kış aylarında en sık karşılaşılan hastalıklar gribal enfeksiyonlar ve akciğer enfeksiyonlarıdır. Bunların her ikisi de şeker yüksekliğine yol açabilir. Öncelikle bu hastalıklardan korunmak için eğer risk grubundaysanız grip aşısı ve zatürre aşısı olmanız gerekebilir; bu konuda enfeksiyon hastalıkları doktorları size bilgi verebilir. Ancak eğer hastalanmışsanız, hastalık belirtileri başladığında erken dönemde tedavilerini yaptırmak gerekir. Kullanılan ilaçların katkı maddesi olarak şeker içermemesi gerekir. Özellikle öksürük şuruplarında şeker olabilir. Bazı grip ilaçlarında tansiyon yükseltici içerik olabilir, buna dikkat etmek gerekir.

İLK YAPMANIZ GEREKEN FAZLA KİLOLARINIZI VERMEK
Kilolu iseniz; ilk yapmanız gereken, fazla kilolarınızı verip yaşınıza ve boyunuza göre en uygun ağırlığa ulaşmaktır. Fazla kiloların verilmesi ile vücut var olan insülini daha iyi kullanmaya başlayacağından kan şekerinin kontrolü kolaylaşır, insülin ya da tablet gereksiniminiz azalır. Kilo verme, yüksek kan kolesterolü, yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon), sırt ağrısı ve eklem ağrısı gibi diğer ilişkili problemlerinizin çözülmesine de yardımcı olabilir. Tansiyon veya kan basıncı ölçümleri ise yine çok büyük önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar bizlere kan basıncının yüksek olmasının insan hayatından ortalama 10 yıl çaldığını gösteriyor. Şeker hastalığının organ ve sistemlerde yaptığı hasarın minimal olması için kan basıncının normal sınırlarda olması gerekir. Kolesterol değerleri veya kan yağları profilinin bilinmesi de şeker hastalığı esnasında oldukça önemli. Şeker yüksekliğinin adeta damarları yaktığını biliyoruz, yüksek kan şekeri damar kas tabakasını kalınlaştırıyor ve damar duvarını bozuyor. Kötü kolesterol dediğimiz maddeler damar sertliğine sebep oldukları için özellikle şeker hastalığı esnasında oluşan damar hasarı, damar sertliğine davetiye çıkartıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.