Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yapılan araştırmalar, daha fazla fiziksel aktivite yapanların daha az hastalandıklarını gösteriyor. İşleyen demir nasıl pas tutmuyorsa, hareket eden beden de hastalık tutmuyor

Havalar soğumaya başladı ve muhtemeldir ki daha da soğuyacak. Kış mevsimi, aynı zamanda kapalı alan mevsimidir yani havalar soğudukça alışveriş merkezleri ve benzer yerlerde çok daha fazla vakit geçirmeye başlayacağız. Ortamın ısı kaybediyor olması, yaz boyu açık olan pencere ve camların sıkı sıkı kapanmalarına sebep oluyor. Böylece hava sirkülasyonu gerçekleşemiyor ve 'kirli' hava solumak zorunda kalıyoruz. Şimdilerde herkes hasta. Sadece kendi çevreme baktığımda bile grip ve soğuk algınlığının ne denli yaygın olduğunu anlayabiliyorum. Grip ve soğuk algınlığı sıklıkla karıştırılan hastalıklardır. Soğuk algınlığının gripten en önemli farkı, daha hafif semptomlar gösteriyor olmasıdır. Yani grip olduğunuzda işinize dahi gidemezken, soğuk algınlığı yaşadığınızda hayatınıza devam edebilirsiniz. Bir diğer fark ise yüksek ateştir. Grip, yüksek ateşi de beraberinde getirir. Bu sebeple antibiyotik kullanımı grip vakalarında daha sık görülür. Ancak antibiyotik kullanımı söz konusu olduğunda en güvenilir merci, doktorunuz olmalıdır. Bulaşıcılığı sebebiyle girdiği ortamda bulunanları adeta sırayla etkisi altına alan gripten korunmanın yollarını bilmek ve okul gibi kontrolün zor olduğu ortamlarda kendilerini koruyabilmeleri için çocuklarınıza öğretmeniz gerekir.

GRİP AŞISI OLUN

Özellikle son yıllarda sıklıkla tartışılan bir konu olan grip aşısı, önerilerini araştırmalara dayandıran modern doktorlar tarafından tavsiye edilmeye devam ediyor. Grip aşıları virüsü taklit etme konusunda elbette her zaman kusursuz değil, ancak bu durumda bile hastalığı olması gerekenden çok daha hafif atlatmanıza yardımcı oluyor. Elbette kesinlikle herkesin aşı olması gerekir diyemeyiz. Hangi grupta olduğunuzu doktorunuza danışarak öğrenin ve aşı olmasında sakınca olmayan grupta iseniz mutlaka aşı yaptırın. Unutmayın, grip sebebiyle yaşanan ölümler; bunun son derece ciddi bir konu olduğunu ispatlar nitelik ve sayıda.

SPOR YAPIN

Havaların soğuması, spor yapmamak için öne sürülen bahanelerin başında geliyor. Oysa yapılan araştırmalar daha fazla fiziksel aktivite yapanların daha az hastalandıklarını gösteriyor. İşleyen demir nasıl pas tutmuyorsa, hareket eden beden de pas yani hastalık tutmuyor.

DÜZENLİ UYKU ÖNEMLİ

Yapılan araştırmalar, uyku esnasında bağışıklık sisteminin de güçlendiğini gösteriyor. Herkesin ihtiyacı olan uyku süresi, yaş ve benzer sebeplere göre değişiklik gösterir. Ancak kabul görmüş bir gerçek var ki; o da, sağlıklı her yetişkinin günde ortalama yedi saat uyuması gerektiğidir.

TIRNAKLARINIZI KESİN

Ellerinizi yıkamak yetmez... Temas ettiğiniz her yüzeye tırnaklarınız da değer ve ellerinizi yıkarken tırnaklarınızı -tam manasıyla- dezenfekte etmeniz neredeyse imkansızdır. Bu durumda, mikropların kolayca barınabileceği uzun tırnaklardansa, ellerinizi yıkarken dahi dezenfekte edebileceğiniz kısa tırnaklarınız olmalı.

STRES GRİBİ TETİKLER

Stres, çağımızın en büyük belalarından biri. Ne kaçıp kurtulmak mümkün, ne de o baskıyla yaşamaya devam edebilmek. Yapılan araştırmalar, sayısız hastalığın sebepleri arasında hatta ilk sıralarda stres olduğunu gösteriyor. Kronik ağrılardan depresyona hatta kansere kadar sayısız hastalığın sebebi ya da tetikleyicisi, stres. Grip gibi bağışıklık sistemine önemli görevlerin düştüğü hastalıklarla mücadelede stres, en kötü yol arkadaşıdır. Yapılan araştırmalar, stresin bağışıklık sistemini zayıflattığını gösterdi.

YÜZEYLERE DOKUNMAYIN

Uzmanlar, ortak kullanılan yüzeylerin çok kirli olduğunu, başkalarının elle dokunduğu yüzeylere dokunurken dikkat etmeniz gerektiğini söylüyorlar. Kapı açıp kapatırken kıyafetiniz veya kolunuzla ya da kağıt havluyla dokunun. Restoranlarda tepsi gibi servis gereçlerini tutarken peçete kullanın. Başkalarının dokunduğu yüzeylere dokunmaktan ne kadar uzak durursanız, hastalıklardan da o kadar uzak durursunuz.

ELLERİ SIK SIK YIKAMAK DEĞİL DOĞRU YIKAMAK DAHA ÖNEMLİ

Tüm bulaşıcı hastalıklardan korunmanın ilk ve altın kuralı ellerinizi temiz tutmaktan geçer. Bu konuda yapılan araştırmalar, kadınların ellerini erkeklerden daha fazla yıkadıklarını ancak her iki cinsin de aslında bu konuda yetersiz olduğunu gösteriyor. Buna göre, tuvaletten çıkan kadınların yaklaşık yüzde 78'i, erkeklerinse yüzde 50'si ellerini su ve sabunla yıkıyor. Bu, oldukça düşündürücü bir rakam. Ellerinizi yıkamak kadar, doğru yıkıyor olmak da önemli. Yapılan araştırmalar, ellerinizi yeterince dezenfekte etmenin yolunun en az 30 saniye yıkamaktan geçtiğini gösterdi. Ellerini yıkadıklarını söyleyenler üzerinde yapılan bir diğer araştırmada, su ve sabunun sadece parmak uçlarına temas ettiği gösterildi. Yani ellerimizi yıkamayı aslında bilmiyoruz! Bu araştırma esnasında en çok da baş parmağın yıkanmadığı ve mikrop yükünün en fazla bu parmakta olduğu tespit edildi.

YEDİKLERİNİZE KURUYEMİŞ EKLEYİN

Yedikleriniz, tüm vücut sağlığınızı korumak için son derece önemlidir. Doğru beslenmek, ihtiyaç duyulan vitamin ve mineralleri almak anlamına gelir. Bağışıklık sisteminizi yani hastalıklara karşı kullandığınız tek silahınızı, ihtiyacı olan vitamin ve minerallerle beslemeniz gerekir. Bunlar, en çok meyve ve sebzelerde bulunur. Konu beslenme olduğunda altın kural, çeşitliliktir. Tabağınızda farklı renkte sebzemeyve bulundurmaya çalışın ve bu karışıma biraz da çiğ kuruyemiş eklemeyi deneyin.

BOL SU İÇİN
Su içmek, hemen hemen tüm hastalıkların tedavisinde tavsiye edilen bir davranıştır. Bedenin tamamı incelendiğinde, cilt dışında tüm organların ıslak bir tabaka ile kaplı olduğu görülür. Bu ıslak tabaka, vücutta adeta bir kalkan vazifesi görür ve dışarıdan sızmaya çalışan her türlü istilacının içeri girmesini engellemeye yardımcıdır. Yapılan araştırmalar, yeterli miktarda su içmeyenlerin, enfeksiyonlara çok daha açık olduklarını gösterdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER