YAZARA MAİL GÖNDER Hastalıkların habercisi: Kokular

YAZARLAR

Her yıl 200 binden fazla kişi koku alamadığı için doktora başvuruyor. Koku alamamak Alzheimer, Parkinson gibi çok ciddi nörolojik hastalıkların belirtisi olabilir

Koku duyusu, farkında olmasak bile hayatın birçok alanında bize yol gösterir. Yediğimiz yemekten zevk almak, bozulmuş bir gıdadan uzak durmak, birini ya da bir anı hatırlamak... Sayısız duygu, koku alma becerimizle doğru orantılı olarak gelişir. Koku alma bozuklukları, son yıllarda sıklıkla karşılaşılan hastalıklar arasında yer almaya başladı. ABD'de kayda geçen rakamlara göre, yılda 200 binden fazla kişi koku alma problemleri sebebiyle doktora başvuruyor. Fiziksel tıkanıklık ya da grip gibi hastalıklar sebebiyle gelişebilen koku alamama, genetik faktörlere bağlı olabildiği gibi travmaya, enfeksiyona ya da yaşa bağlı olarak da gelişebiliyor.

HAYAT KALİTESİ DÜŞÜYOR HASTALIKLAR KENDİNİ GÖSTERİYOR
Halk arasında koku körlüğü olarak bilinen anosmi, eskisine nazaran çok daha az koku alabilme yani hiposmi, olmayan kokuları duyma yani phantosmia gibi koku alma bozukluğu hastalıkları tanımlanmış durumda. Hayat kalitenizi düşürse de ağrı ve benzer sıkıntılar vermediğinden ihmal edilen koku alma bozuklukları, size bir şey demek istiyor olabilir. Koku alma duyusu üzerine çalışmalar yapan bilim adamları, kokuların ve koku almanın sağlığımız üzerindeki etkilerini araştırmaya başladılar. Son yıllarda yapılan araştırmalar, koku alma becerinizdeki azalmanın, duyu kaybının çok ötesinde farklı sağlık problemlerine işaret edebildiğini de gösterdi. Yani artık eskisi gibi koku alamıyorsanız, altta yatan ciddi bir hastalığınız olabilir.

ALZHEIMER VE PARKİNSON'A KOKU İLE ERKEN TEŞHİS
Alzheimer, en trajik ileri yaş rahatsızlıklarından biridir ve demansın (bunama) en sık görülen formudur. Davranış bozuklukları ile başlar, hafıza kaybı ile devam eder ve artan nörolojik semptomlar sebebiyle ölümle sonuçlanır. Alzheimer hastalığı, ilk olarak 1906 yılında Alman psikiyatrist Alois Alzheimer tarafından tanımlandı ve o tarihten itibaren onun ismiyle anılmaya başlandı. Hastalığın belirtileri erken yaşlardan itibaren ortaya çıkabilir ancak 65 yaş üzeri kişilerde tanı konabilir. Maalesef bu hastalığın henüz bir tedavisi yok. Ancak bilimadamları belirtileri erken teşhis ederek, hastalığın ilerlemesini yavaşlatacak teknikler üzerinde çalışmaya devam ediyorlar. Çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan kalp rahatsızlıkları ya da kanser kadar değilse bile Alzheimer da ölümle sonuçlanan rahatsızlıklar arasında bulunuyor. Yapılan araştırmalara göre dünya üzerinde 26 milyondan fazla kişi Alzheimer ile mücadele ediyor. 2050 yılı için beklenen hasta sayısı ise oldukça yüksek. Bilim adamları, 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 1'inden fazlasının Alzheimer hastası olacağı öngörüsünü taşıyorlar. Alzheimer'ı tetikleyen birçok faktör vardır. Bunlar arasında en majör beş faktörü sıralamak gerekirse; yaş, genetik miras, diyabet, kafa travmaları ve kalp rahatsızlıkları sayılabilir. ABD'nin Florida Üniversitesi McKnight Beyin Enstitüsü Koku ve Tat Merkezi'ndeki araştırmacılar; hastalığın erken dönemlerinde insanların sol burun deliğinden koku alamamasının Alzheimer'a yakalanma riskini artırdığını açıkladı. Fıstık ezmesi, mentol ve sabun kokusu, bu hastalığın erken teşhisinde kullanılıyor. Yapılan bir araştırmada bu üç koku, Alzhimer hastası kişilere 20 santim mesafeden koklatılmış ve teşhisli Alzhimer hastalarının, bu kokuları duymadıkları tespit edilmiş! Koku duyusunda azalma ya da kayıp, Alzhimer'ın erken belirtileri arasında ilk sırada yer alıyor.

HÜCRE ÖLÜMÜ VE İŞLEV KAYBI GERÇEKLEŞİYOR
Parkinson, beyinde hücre dejenerasyonu yani hücre ölümü ve işlev kaybı gibi sebeplere bağlı gelişen ciddi bir nörolojik hastalıktır. Titreme, hareketlerde yavaşlama ve denge kaybı gibi belirtiler gösterir. Yapılan araştırmalar, koku almada azalmanın, Parkinson hastalığının erken teşhisinde önemli rol oynadığını gösterdi. Burnumuzda, beyne devamlı sinyal gönderen sensörler bulunur ve nörolojik bir hastalık olan Parkinson'un, koku alma duyusunu etkileyerek ortaya çıkması tesadüf değildir.

TUZLU YEMENİN SEBEBİ KOKU ALAMAMAK
Yüksek tansiyon, toplumumuzda sıklıkla görülen bir hastalık. Yapılan araştırmalar, birbirinden farklı çok sayıda sebebi olabilen yüksek tansiyon hastalığının, erken belirtilerinden birinin de koku alma duyusunda azalma olduğunu gösterdi. Chicago'da bulunan Smell&Taste Research and Treatment Foundation'da (kokutat araştırma ve tedavi merkezi) görevli Dr. Alan R. Hirsch, tat almanın yüzde 90'ının koku almaya bağlı olduğunu söylüyor. Aşırı tuzlu yemek, yüksek tansiyon hastalığının sebepleri arasında yer alır. Bu hastaların tuzlu yemelerinin altında koku alamamaları yatıyor olabilir diyen bilimadamları yaptıkları araştırmalar neticesinde, koku alma duyusunda meydana gelen azalmanın yüksek tansiyonun erken belirtilerinden olduğunu ortaya çıkardılar.

YEDİKLERİNİZDEN ZEVK ALAMAZSANIZ DA HA ÇOK YERSİNİZ!
Diyabet ve obezite, son yıllarda en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Obezitenin genetik faktörler, yanlış alışkanlıklar ve benzer sebepleri vardır. Tüm sebepler bir tarafa; aşırı yemek yemek obeziteye sebep olan en önemli faktördür. Daha önce de bahsettiğim gibi tat almanın yüzde 90'ı kokuyla ilişkilidir. Eğer koku alma duyunuzda bir azalma söz konusuysa, yediklerinizden yeterli zevki alamaz ve dolayısıyla daha fazla yersiniz. Koku alma duyusundaki yeterlilik, dolaylı yoldan yediklerinizin miktarını da etkiliyor.

HEMEN KORKMAYIN
Saydığım bu hastalıkların ciddiyeti ve koku alma duyusuyla olan dolaylı ya da doğrudan ilişkisi, sizi hemen korkutmasın. Uzmanlar, koku alma duyusundaki azalmanın birçok sebebi olduğunu belirtiyorlar. Bunların başında gribal enfeksiyon ve benzer geçici hastalıklar geliyor. Uzmanlar, koku alma duyunuzda azalma hissettiğinizde kendinize üç ay kadar zaman vermenizi tavsiye ediyorlar. Üç ay sonunda şikayetiniz azalmıyor hatta artıyorsa bir uzman baş vurmanızda fayda var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.