Türkiye'nin en iyi haber sitesi

30’lu yaşlardan itibaren metabolizmanın yavaşlaması ile birlikte hafıza da zayıflıyor. Özellikle teknoloji ile iç içe yaşayanlarda bu risk artıyor

Alzheimer hastalığı, bunama ile kendini gösteren ve tedavisi güç hastalıklardan biridir. Demans yani bunama erken fark edildiğinde tedavinin sonuç vermesi daha muhtemeldir. Alzheimer hastalığı bulunan bireylerde en sık karşılaşılan semptomlar arasında; kaygı, depresyon, öğrenme güçlüğü, kısa süreli hafıza kayıpları, konuşma bozukluğu ve iletişim kuramama görülür. Özellikle 30'lu yaşlardan itibaren metabolizmanın da yavaşlamaya başlamasıyla hafızada zayıflıklar görülebilir. Yapılan araştırmalara göre insanların yüzde 20'sinde Alzheimer olma riski bulunur. Yine aynı araştırmaya göre teknolojiye bağlı yaşam, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabilir. Alzheimer hastalığının nedenlerine ilişkin bilim adamlarının çalışmaları devam ediyor. Ancak hastalığın gelişimine çok sayıda faktörün katkıda bulunduğunu biliyoruz. Bu faktörler arasında hasarlı proteinler, genetik, nöronal enerji yetmezliği, nöroinflamasyon ve vasküler hastalıklar sayılabilir.

HASTALIĞIN NEDENLERİ
Amiloid: Amiloid plaklar, Alzheimer hastalarının beyinlerinde biriken anormal protein yığınlarıdır ve zihinsel işlevleri kesintiye uğratır.
Tau: Tau, Alzheimer hastalarında, beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne neden olan bir proteindir. İlaçla önlem alınabilir.
Enerji eksikliği: Tüm hücrelerin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır ve beyin çok yüksek enerjili bir kullanıcıdır. Yaşlandıkça, beyin hücrelerimiz enerjiyi daha az verimli kullanır. Nöronal enerji yetmezliği, Alzheimer hastalarının beyinlerinde görülen en erken özelliklerden biridir.
Dolaşım sistemi: Vücudun kan damarı ağına zarar verildiğinde hücrelerin düzgün çalışması için gerekli olan hayati besin maddeleri aç kalabilir. Bu durum, Alzheimer hastalığının tedavisini zorlaştırabilir.

DİĞER NEDENLER
İlgisizlik: Alzheimer hastalarında sosyal çevreden soyutlanma görülebilir. Hastalığın erken dönemlerinde birey, arkadaşlarıyla daha az vakit geçirir ve giderek yalnızlaşır.
Dış görünüş: Alzheimer hastalığının erken dönemlerinde birey saç, sakal traşı olmayı unutabilir, çoğunlukla aynı kıyafeti giyer ve duş almayı ihmal edebilir.
Duyularda değişim: Alzheimer hastalarının görme, duyma ve koku alma gibi işlevlerinde aksaklıklar görülebilir.
Teknolojiye yakınlık: Yapılan araştırmalara göre teknoloji ile (özellikle bilgisayar oyunları) iç içe yaşayan bireylerde Alzheimer riski bulunuyor.
Alkol ve sigara: Alkol ve tütün kullanımı beyinde plak birikimi ve kan dolaşımının yavaşlamasına neden olur.
Diyabet: En basit düzeyde şeker hastalığı, vücudun kan damarlarını ve kan akışını değiştirir. Dolayısıyla şeker hastalığı beyindeki kan akışını da etkiler.
Eğitim seviyesi: Özellikle düşük eğitim seviyesi, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırır. Hafızanın etkin olarak kullanılmaması demansın başlıca sebebidir.

TANI
Nörolog ve diğer uzman doktorlar Alzheimer hastalarının yaklaşık yüzde 90'ının varlığını doğru bir şekilde teşhis edebilirler. Tanı sırasında hastanın sağlığı, geçmiş tıbbi sorunları ve günlük görevlerini yerine getirme becerisi hakkında sorular sorulabilir, bellek, problem çözme, dikkat seviyesi ve dil gibi biliş testleri, beyin taramaları gibi tıbbi testler yapılabilir.

TEDAVİ
Bu hastalığın henüz bir tedavisi yok. Ancak bilim adamları tedavi edici yöntemler ve belirtileri erken teşhis ederek, hastalığın ilerlemesini yavaşlatacak teknikler üzerinde çalışmaya devam ediyorlar. Çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan kalp rahatsızlıkları ya da kanser kadar değilse bile, Alzheimer da ölümle sonuçlanan rahatsızlıklar arasında bulunuyor.

TAVSİYELER
Mümkünse her sabah veya akşam (günde bir kez olabilir), sert bir zemin üzerinde çıplak sağ ve sol ayak üzerinde (gözleriniz kesin tam kapalı), her iki kolunuz yanlara T şeklinde açık, yaklaşık 30 saniyede 100'e kadar, tek ayak üzerinde sesli sayarak dengede durma eğitimine vücudunuzu ve beyninizi alıştırın.
Yapılan araştırmalar, folik asidin Alzheimer'ı geriletmede son derece önemli bir kaynak olduğunu gösteriyor. Bu amino asitten zengin gıdaları şöyle sıralayabiliriz: Kıvırcık, lahana, ıspanak, börülce, kuru fasulye ve baklagiller.
Hardal ve köri sosları da, araştırmalar neticesinde Alzheimer'ı tedavi etmede faydalı olduğu belirtilen yiyecekler arasında sayılıyor. Bazı kaynaklar bu sosların faydalı olmasının altında, zerdeçal barındırmalarının yattığını söylüyor.

ZEYTİNYAĞI E VİTAMİNİ DEPOSU
E vitamini oldukça güçlü bir antioksidan kaynağıdır ve yağ içinde eriyebilir. Bu özelliği sebebiyle Alzheimer hastalarında görülen plak büyümesiyle mücadelede önemli bir yardımcı olan E vitamini; badem, fındık, ay çekirdeği, yer elması, zeytin ve zeytinyağında bolca bulunur.
Yapılan araştırmalar, beyin sağlığınız için düzenli olarak tam tahıllı yiyecekler tüketmeniz gerektiğini söylüyor.

SOĞUK SU BALIĞI TÜKETİN
Omega 3 eksikliği Alzheimer hastalığının tetikleyicileri arasında sayılıyor. Somon ve uskumru gibi balıklar, omega- 3'ten oldukça zengindir. Bunun yanında içeriklerinde bulunan DHA (dihidroksi asetan) isimli madde, beyin sağlığı açısından son derece faydalıdır. Haftada bir öğün balık yemeniz yeterli.

AYRICA;
Kitap okuyun. Özellikle romanlar hikaye üzerine kurulu olduğundan beyninizin olaylar arası bağlantı kurma yeteneğini güçlendirecektir.
Kelime oyunları oynayın. Kelime oyunları üretkenlik sağlar, hafızayı güçlendirir.
Sosyalleşin. Kaygı, depresyon ve yalnızlık Alzheimer riskini artırır.
Yakınlarınıza zaman ayırmayı ihmal etmeyin.

HAFTADA İKİ KEZ KIRMIZI MEYVE YİYİN
Çilek ve yaban mersini gibi berry cinsi meyveler, beyin sağlığınızı korumanız için son derece faydalı alternatiflerdir. Haftada iki kez bu cins meyve tüketen kadınlar arasında yapılan bir araştırma, 2.5 yılın sonunda, bu düzeni devam ettiren kadınların kavrama (idrak) yeteneklerinin ciddi oranda arttığını gösterdi. Kuruyemişler (fındık, ceviz ve badem gibi), beyin sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Ayrıca içerdikleri sağlıklı yağlar, lif ve antioksidanlar sebebiyle kalp sağlığınızı korumak için de önemli birer yardımcıdırlar. Beklenen faydayı elde etmek için haftada beş kez yemiş tüketmeniz yeterli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER