YAZARA MAİL GÖNDER Sahabeye saldırı fitnesi

YAZARLAR

Öncelikle şu kavramı netleştirelim; Sahabe kimdir : Hadis alimlerine göre sahabe şunlardır; "Hz. Peygamber (s.a.v.)'e peygamberlik geldikten sonra ona ulaşmış, onu hayatında görmüş ona inanmış ve sonradan da Müslüman olarak vefat etmiş her mümin sahabedendir. Gözleri görmeyip (a'ma olan), ama peygamberimiz tarafından görünmüş olan, Hz. Peygamber (s.a.v.)'i görmüş olsa da sohbet etmemiş olan her mümin bu kategoriye girer (İbn Hacer, Nüzhetün-nazar, 99; Sehavi, Fethül Mugis, III, 86; Alusi, el-Ecvibe el-Irakiyye, 6. vd)
Sahabenin kendi arasında dereceleri vardır. Bazı alimler sahabeye; 12 tabakaya ayırmışlardır. Dört halife; (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) özel bir konuma sahiptirler. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ehli beyti olan hanımları, kızları, torunları özel bir şerefe sahiptirler. İslam ümmeti de, tarih boyunca ehli beytin simgesi haline gelen Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile babaları olan Hz. Ali'ye özel bir sevgi beslenmişlerdir.

Kuran -ı Kerim bütün sahabeyi över
"Ey Nebi! Sana ve sana uyan (tabi olan) müminlere Allah yeter" (Enfal, 64)
"Resul ve ona iman edip de nefisleri ve mallarıyla cihad edenler işte onlar kurtuluşa ulaşanlardır" (Tövbe , 88,89)
Ve diğer onlarca ayet ; (Tövbe, 100: Ali İmran, 172-174; Fetih, 29) sahabenin tümünü veya bazı ayetler de bazı önemli olaylarda sebat edenleri övmüştür. Yüceltmiştir. Kuranı Kerim sahabenin iman ve sadakatine apaçık belgelerle doludur.Gören her göz için bu apaçıktır.

Hz. Peygamber (sav ) bütün sahabeyi övmüştür
Peygamberimiz (s.a.v.) de sahabesinin tümüne özel bir değer vermiş ve onlar hakkında övgüde bulunmuştur. İşte o mübarek cümlelerden sadece birkaç tanesi .
"Sahabeme küfretmeyin. Sahabeme küfretmeyin. Allah'a yemin ederim ki sizden biriniz Uhud dağı kadar altın harcasa onların ölçeğine varamaz" (Müslim, Fedail, 1967: Buhari, Fedail, 292)
"Ümmetimin en hayırlısı benim dönemimdir. Sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir" ( Buhari, Fedail 288- 289)
"Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Herhangi birine uyarsanız, hidayete kavuşursunuz"
"Ashabıma düşmanlık etmekten sakının. Allah'tan korkun. Onları inciten beni incitmiş olur. Beni inciten Allah'ı incitmiş olur."
Hadis kitaplarında bu sözlerin benzerlerini bulabilirsiniz.
Doğrudur. Sahabe de insandır. Onlar da yanılmışlardır. Onların da günahı vardır. Kusurları olabilir. Ama onlar, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in en yalnız ve korumasız oldukları, iman edenin imanını açıklayamadığı çetin bir günde Hz. Peygamber (s.a.v)'in etrafında olmuşlardır. İlkleri bu konuda özel bir yer edinmişlerdir. Şerefin en yükseğine ulaşmışlardır. Sonradan gelenler de bu çembere dahil olmuşlardır. Kimsenin onların imanını sınamaya ne hakkı ne haddi vardır. Hz.Resul (sav) hepsini kucaklamış ve kabul etmiştir. Kızı Zeyneb'in vefatına sebeb olan kişiyi, amcası Hz.Hamza 'yı şehid eden Hz.Vahşi yi, amcasının ciğerini dişleyen Hz.Hind i affetmiştir. Daha nicesine kapıyı açmıştır. Bırakınız onları, kendisine düşmanlık edip ölen ibni Mutim gibi nicelerine vefa göstermiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) harp ile ilgili bir konuda -casusluk- olarak nitelendirilebilecek bir yanlışlığa giren Hz. Hatıb hakkında o cehenneme girecek diyene şiddetle mukabelede bulunmuş ve "Yalan söyledin. O cennete girecek. Çünkü O Bedir'e katıldı. Çünkü o Akabe'de bulundu" şeklinde müdafa etmiştir.

Sahabeye hakarete âlimlerin tavrı
Hz. Ömer'in oğlu şöyle der: "Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ashabına küfretmeyin. Onlardan birinin Hz. Peygamber (s.a.v.)'le geçirdikleri bir an (saat); sizden birinin 40 (kırk) yıllık ibadetinden daha hayırlıdır. (Ahmed, Müsned, 1/57-58 Şerhu tahaviyye, 531)
İslam alimleri , Peygamberimiz (s.a.v.)'in dostlarına küfredenlere karşı sert mukabelede bulunmuşlardı. Zira bu tavrın bir 'yol geçen han'a dönüşeceğini biliyorlardı. Siyasi bazı hadisleri bahane ederek sahabenin bir kısmına hakaret edenler, ileride sahabenin büyüklerine de hakaret edeceklerdir.Görünen yol kılavuz istemez. Hallerinden ne olacakları belli.
İmam Serahsi (Hanefi alimi) sahabeye hakaret edenin dinden çıktığını söyler (Usulus Serahsi ,2/134)
Ebu Zur'a er-Razi (Hadisçilerin lideri sayılır) sahabeye küfredenlere 'zındık' sıfatını uygun bulur. (Hatip Bağdadi, Kifaye, 97)
İmam Malik şöyle der: Sahabeden birine küfreden veya onlardan birini küçümseyen sünnet üzerine değildir. Ona her Müslüman'a verilen fe'y (devlet yardımı) verilmez. İmam Malik bu fetvasında Haşr suresinin 8. ayetindeki vurguları delil getirir.
İmam Kurtubi, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sahabesinden birine kalbinde buğz besleyenin Fetih suresinin 29. ayetini inkar ettiğini ve Allah'ı yalanladığını söyler (Kurtubi, el Cami, 12, 297; bk. İyade, Sahabetü Resulillah)
Tahavi: Sahabeyi sevmek imanın gereğidir. Onlara buğz etmek münafıklığın ve azgınlığın işaretidir der. (Akidetl-Tahavviye, 528)
Alusi: Kadı Hüseyin'in Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'e küfredenin dinden çıktığını belirttiğini söyler. Bunu söyleyen Alusi daha sonra şöyle der: Hanefi alimlerinin genelinin görüşü budur. (El-Ecvibe el-Irakiyye 596)

Siyasi olaylara karışan sahabenin durumu

Bu hususta yazılmış en doyurucu ederlerden birisi hiç şüphesiz Maliki hukukçusu olan İbnü'l-Arabinin 'el-Avasim' adlı eseridir. ( Bu eser Tahir Tural tarafından Türkçeye terceme edilmiştir.Sahabeye Yapılan iftiralara cevaplar adındaki bu eser mutlaka okunmalıdır.)
İslam alimler; sahabe arasında meydana gelen olaylar konusunda düşmanlığın körüklenmemesi, yanlış kanaatine varılmaması için itidalli davranılmasını istemiş ve münafıklara -provokatörlere- fırsat verilmemesini önemsemişlerdir. Çünkü bu geçmiş olayları yeniden kaşımak münafıkların işidir.
Emevilerin adil halifesi Ömer bin Abdülaziz (40 yaşında zehirlenerek şehid edilmiş ve bazı İslam alimlerince 5. halife olarak görülmüştür.) sahabe arasındaki olayları "Allah kılıcınızı onların kanına bulaştırmadı bari dilinizi bulaştırmayın" diyerek özetlemiştir.
Bu konuda elbette detaylara girer ve uzun uzun yazabilirim. Ama faydasız olduğunu biliyorum. Biz Müslümanların bu konudaki tavrı şöyledir: Dört halifenin seçimi Müslümanlar tarafından kabul görmüştür. Doğru seçimdir. Dört halifenin her birisi başımızın tacıdırlar. Onlar birbirlerine sadakatle bağlıydılar. Birbirlerine el ve avuç gibiydiler.Olmuş olsaydı, aralarındaki ihtilaflarda bile; izzet, onur, saygı ve edeb hukuku hep hakim olmuştur. Ehli beytin gençlerine zulüm edilmiştir. Ümmet bu hususlarda Hz. Ali ve evlatlarından yanadır. Bizler de Hz. Ali'nin ve ehli beytin ve onların tavırlarından yanayız. Bizim safımız orasıdır. Onlar şehid olmuş ve Allah'ın katındaki yüce yerlerini almışlardır...
Bu olaylarda, şöyle veya böyle yer alan sahabeyi tartışmak doğru değildir. Sahabenin dışında bu olaylarda yer alan, hiç kimseden razı değiliz ve olmadık. İslam ümmeti de olmamıştır. Dikkat ederseniz Hz. Hüseyin tertemiz kanına bulaştığı için Müslümanlar Yezid adını alfabelerinden silmişlerdir. Gönüllerinde hiçbir zaman ona yer vermemişlerdir.

***

Dikkat edilmesi gereken husus ise, bu konuşulmasında fayda olmayan olayları bahane ederek 'sahabe' kimliğine karşı girişilen ve sinsi bir proje olan - ithal - olan hazımsızlıktır.
Sanki dindar ve entel olmanın bir gereği olarak sahabeye küfretmek bir gelenek haline getirildi.
Keşke Hz. Ali'nin, Hz. Hüseyin'in yiğitliğinin, mertlğinin, hassasiyetinin, toleransının, insanlığının binde biri bizde olsa. Bu konuda yazıp, çizip konuşanlarda olsa. Entelektüel gevezelik yapmanın ahirette bir bedelinin olacağını unutmayalım.
Arıca bu hususlarda bilgi edindiğimiz kaynaklara özellikle dikkat edelim.Çünkü resmi tarihçilikten yıllarca rahatsızlık çektik.Bugün daha da dikkatli davranmalıyız.
Ben bir Müslüman olarak, Hz.Muhammed (sav) efendimiz, dört halife, ehl-i beyt ve sahabeyle haşr olmak isterim. Gönlümde hiçbirine kin olmadan. İnşallah..
(NOT: Aslında detaylı bir makale konusunu kısa satırlara sığdırmak zorunda kaldığım için özür diliyorum. Ama okuyucularım bu konuda yazmamı istedikleri için görüşlerimi özetledim. Gerekirse detaylı yazarım. Allah dilerse)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.