YAZARA MAİL GÖNDER KCK ‘savaş kararı’ aldı

YAZARLAR

Hani HDP'nin barajı geçmesi, barışın da teminatıydı?
Hani HDP'ye verilen her bir oy, barışa verilen oy demekti?
Hani HDP'nin vekil sayısının artması PKK'ya da sınır dışına çekilme noktasında cesaret kazandıracaktı?
KCK, 2 gün önce devletin yaptığı barajları bahane ederek ateşkes sürecini sonlandırdıklarını açıkladı. Tabii eskisi gibi inkar ve imha politikaları yok, asimiliasyonun bittiğini zaten Öcalan bile ilan etmiş, faili meçhul desen o işe artık YDG-H bakıyor, şöyle ağız tadıyla ateşkes bozduracak bir zulüm kalmayınca geriye ne kalıyor? Halkın su içmesini, elektrik almasını, tarlasını sulamasını ve elbette istihdam edilmesini sağlayan barajlar...
Bu sürecin ilk kurbanını da dün verdik.
Geçtiğimiz perşembe günü, ilçedeki su kesintisi üzerine Ardahan'ın Göle Belediyesi ekipleri içme suyu depolarını kontrol etmek üzere İnceçayır diye bilinen ormanlık araziye giderler. PKK'lılar yollarını kesip, su kesintisini kendilerinin yaptıklarını söyleyip ekibi geri gönderirler. Bu arada belediye aracına da el koyarlar. Bunun üzerine hem kesintiyi gidermek hem de aracı almak için operasyon başlatılır.
Dün akşam önce belediye aracı yakılmış halde bulundu, sonra da araç çevresinde inceleme yapılan güvenlik güçlerine PKK tarafından ateş açıldı. Jandarmanın karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Çatışma sırasında oraya yaklaşan ve içinde sivillerin olduğu bir minibüsü -muhtemeldir ki PKK'lılar jandarmaya destek sandıkları içinuzun namlulu silahlarla taradılar. Kamber Morkoç isimli 65 yaşındaki bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Kardeşi Sabri Morkoç ise ağır yaralı biçimde PKK'nın savaş sebebi saydığı helikopterle Erzurum Devlet Hastanesi'ne sevkedildi.
Kamber Morkoç'un ölümü, dün PKK'ya yakın bir internet sitesi tarafından, "Türk askerinin katlettiği Morkoç, bir gerilla babasıydı" diye duyuruldu. Sanırım bir gerilla babasını kendilerinin öldürdüklerini duyurmaktan utandıkları için önalmak istediler. Ancak 'gelmekte olan' tam da bu. Kim olduğuna, kaç yaşında olduğuna, kadın, bebek, ihtiyar olduğuna bakılmaksızın herkesi içine alacak bir ölüm kuyusu. PKK ve HDP'nin çağrısıyla 6-8 Ekim'de 50 can gittiğinde ve devlete milyonlarca zarar verildiğinde bile süreci askıya almayan, hatta yanlışlığını bugün daha net gördüğümüz biçimde, HDP'lilerin Dolmabahçe'de 'elini yıkayan', savaşa sebebiyet vermekten çekinen bir hükümet var. Karşısında ise baraj yapımı yüzünden ateşkesi sonlandıran ve silaha sarılan bir örgüt var.
Elbette ki esas sebep, siyaset alanında hiç olmadığı kadar güçlenen KCK'nın baraj alerjisi değil. 2011'deki barış ihtimalini Silvan'da neden sabote ettilerse, bugün de aynısını yapıyorlar: İran-Suriye ve şimdi de ABD'nin eklendiği denklemde 'Suriye'deki fırsatları' değerlendirmek istiyorlar. Ancak PKK, devletlerin barışmaktan çok savaşmakta iyi olduğunu gözden kaçırıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.