Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Yasama Organı'nın, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) üye seçmesini kıyasıya eleştirdi: "Anayasadan aldığı hakla Türk ulusunu temsil eden Türk yargısının, demokratik meşruiyet gibi bir sorunu hiç yoktur ve olmamıştır. Sözde demokratik meşruiyeti sağlamak adına, yasama ve yürütme organına yetkiler verilmesinin izahı mümkün değildir" dedi.
Oysa, bir çok Batı ülkesinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu gibi oluşumlarda, hem geniş tabanlı temsile, hem de bazı üyelerin Yasama Organı tarafından seçilmesiyle "demokratik meşruiyetin" sağlanmasına önem atfediliyor.
Mevcut HSYK'da, Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın haricinde, sadece 5 üye var ve bütün üyeler, Yargıtay ile Danıştay'ın gösterdiği adaylar arasından, cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Bu imtiyazlı durum, bağımsızlığı bir ölçüde sağlasa dahi, tarafsızlık konusunda kaygılar doğmasına yol açtı; açıyor. Çünkü HSYK, milli irade üzerinde kurulan vesayetin bir parçası olma özelliğini taşıyor.
Hâkimler, Türk milleti adına karar veriyor. Peki millet nerede? İşte, HSYK üyelerinin bir bölümünün Yasama Organı tarafından seçilmesi, onların milletle irtibatını tesis edecek.
1961 Anayasası'nda da, Yüksek Hâkimler Kurulu'nun üyelerinin bir kısmını Yasama Organı seçiyordu. Keza, Fransa, İspanya, İtalya gibi ülkelerde de, Meclis ya da Senato, belirli oranda seçimlere müdahil olabiliyor. Gerçeker, Adalet Bakanı'nın Kurul'a başkanlık etmesini ve Adalet Bakanı ile müsteşarı katılmadan HSYK'nın toplanamamasını eleştirseydi, haklı olurdu. Ama, bir kısım üyenin seçiminin Yasama Organı tarafından yapılmasını bağımsızlığın ihlâli ve yargının siyasallaşması olarak göstermek doğru değil. Kaldı ki, yargı reformu bugüne kadar tenkit edilen konularda da önemli adımlar atıyor. Özellikle, HSYK'nın ayrı bir sekreteryasının bulunmasını, yargıçların teftişinin Adalet Bakanlığı'ndan alınarak HSYK'ya bağlanmasını bunların arasında sayabiliriz.
HSYK, faili meçhul cinayetlerin aydınlanması meselesinde ve Ergenekon davasında bence kötü sınav verdi; davaları etkileyebilecek değişikliklerin gerçekleşmesi için çaba sarf etti. Seçici organları çeşitlendiren ve HSYK'nın daha geniş bir tabandan beslenmesini sağlayan bir düzenlemenin, Kurul'un bugünküne göre daha tarafsız davranmasını sağlayacağı ümidini taşıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER