Türkiye'nin en iyi haber sitesi

CHP İl Başkanı Gürsel Tekin ve arkadaşları, başta Kenan Evren olmak üzere, 12 Eylül'de rol alanların isminin okul ve caddelerden silinmesi için İl Genel Meclisi'ne bir önerge vermiş. CHP, darbe karşıtı olduğunu bu şekilde göstermeye çalışıyor ama, yetersiz ve eksik bir pozisyon. Birkaç ay önce de, Baykal, "Kenan Evren yargılansın" diyerek, demokrat bir tavır sergilemiş, fakat hemen akabinde, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını düzenleyen yasaya karşı sert eleştiriler getirmişti. Darbecileri yargılayan Ergenekon davası karşısındaki tavrı da malum.
Elbette CHP'nin bu duruşunu izah eden gerekçeleri var: Askerin, sivil mahkemelerde yargılanmasına ilişkin madde, komisyonlarda müzakere edilmeden, gece yarısı verilen bir önergeyle tasarıya girdi. Ergenekon davasında da bazı usul hataları göze çarpıyor. Ama "Evren yargılanmalıdır" derken Baykal'ın sergilediği net tavrı, Şener Eruygur ve arkadaşları söz konusu olduğunda göremiyoruz. Ya da "Darbecileri sivil mahkemeler yargılasın; gelin elbirliğiyle anayasayı değiştirelim, varsa engelleri kaldıralım" diyeceklerine, yasanın iptâli için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyorlar.
İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin de, sadece 12 Eylülcüleri hedef alarak, gene fotoğrafı eksik bıraktı. Tekin'e göre, kötülüklerin anası 12 Eylül. Halbuki 27 Mayıs 1960'ta demokrasiye ilk darbe vurulmasaydı, "cumhuriyeti korumak ve kollamak" şeklinde özetleyebileceğimiz vesayet rejimi her 10 yılda bir kapımızı çalmazdı.
Tekin'in bir başka iddiası da beni hayrete düşürdü. CHP İl Başkanı'na göre, Tayyip Erdoğan ve arkadaşları 12 Eylül'de mağdur olmadılar, aksine 12 Eylül sayesinde iktidara gelebildiler.
Yapmayın! Ana muhalefet partisinin İstanbul'daki bir numaralı ismine bu yorum yakışmıyor! Çünkü 12 Eylül sadece solu değil, hem MHP'yi, hem de AK Parti'nin selefi kabul edilen Milli Selâmet'i mağdur etti. Tayyip Erdoğan da, genç bir Milli Selâmet Partili olarak bundan etkilendi. AK Parti'ye hayatiyet veren darbe dinamiği, 12 Eylül değil, 28 Şubat'tı: Refah Partisi iktidardan düşürüldü; kapatıldı. Daha sonra onun yerine kurulan Fazilet Partisi de kapatıldı; Tayyip Erdoğan okuduğu bir şiir dolayısıyla yasaklandı. AK Parti, bir dizi mağduriyetten doğdu. Yaşanılan olayları uzun uzun anlatacak ve tahlil edecek değilim, fakat şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, Fazilet Partisi kapatılmasaydı, Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının Erbakan ve Recai Kutan ekibinden kopması o kadar kolay olmayacaktı. Fazilet Partisi'nden ayrıldıkları takdirde, "davaya ihanet" suçlamasıyla karşı karşıya kalabilirlerdi. Parti, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca, yolları ayırmak kolaylaştı.
CHP'nin kulağına küpe olması dileğiyle son söz:
Tek bir çiçekle bahar olmaz.
Tek kanatlı kuş uçamaz.
Tek bir darbeye karşı çıkarak demokrat olunmaz.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER