YAZARA MAİL GÖNDER MAK ve TUSHAD

YAZARLAR

Gün geçmiyor ki Türk Silâhlı Kuvvetleri bünyesindeki gizli bir yapılanmadan haberdar olmayalım.
TBMM Darbe Komisyonu'na MİT tarafından bazı belgeler yollandı.
Böylece "Bordo Bereliler" olarak bilinen Özel Kuvvetler bünyesindeki Seferberlik Tetkik Kurulu'na bağlı Muhabere Arama Kurtarma'nın (MAK) mevcudiyetini öğrendik.
Herhalde, MAK'ın yasalar dahilinde kabul edilebilecek meşru bir görevi var.
Ama MİT'e göre, bu birim, görev alanına girmeyen, devlet ihtiyacı dışı işlerde de kullanıldı. Meselâ, 2007 Köşk seçimi öncesi, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Türkan Saylan'a suikast planladı.
Ayrıca MAK, kritik bölgelerdeki halkı "yararlı", "zararlı", "kullanılabilir" diye 3'e ayırıyor. (Zararlı olarak belirtilen listede gayrimüslim ve BDP'lilerin isimleri mevcut.) Kendileri de, "beyaz", "siyah", "turuncu" ve "yeşil" kuvvetler olarak 4'e ayrılıyor.
MAK'ta subayların haricinde 650 sivil istihdam ediliyor. Gene MİT'in Meclis Darbe Komisyonu'na gönderdiği bilgilere göre, 100 ayrı yere askeri mühimmat gömülü bulunuyor. Bunların arasında el bombaları, uzun namlulu silâhlar, çok sayıda mermi ve tabanca var. MAK Yönetim Merkezi olarak gösterilen 3 ilden biri Hatay ve bu ilde mutlaka korunması gereken kişilerin başında MHP İl Başkanı ile bir MHP'li milletvekilinin adı geçiyor.
Tabii bütün bunların ne anlama geldiğini çözmek kolay değil.

***
Zirve Yayınevi katliamının soruşturulması sırasında da, sanıklardan İlker Çınar (ki kendisi aynı zamanda Deniz Uygar ismiyle gizli tanıklık yaptı) Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi (TUSHAD) isimli Özel Kuvvetler Komutanlığı içindeki bir gizli yapıdan söz etmişti.
Çınar'a göre, TUSHAD, misyonerler üzerinde yoğunlaşmıştı. Kendisi de, TUSHAD'ın direktifiyle İzmir Efes'teki İncil Akademisi'nde okuyarak papaz olmuş, nüfus cüzdanındaki din hanesini Hıristiyan olarak değiştirmiş ve 2002'de Tarsus Uluslararası Protestan Kilisesi'ni kurarak, bu Kilise'nin "baş pastörü" sıfatıyla saygın bir din adamı kimliği kazanmıştı. Sonra da tövbekâr bir misyoner sıfatıyla kitap yazmıştı.
Zirve Yayınevi ek iddianamesinde Santoro, Dink ve Zirve Yayınevi cinayetlerinin talimatının TUSHAD aracılığıyla Hurşit Tolon tarafından verildiği ileri sürülüyor. İddianame, TUSHAD'ı, Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği görevini yürütürken Hurşit Tolon'un kurduğunu belirtiyor. Buna mukabil, Genelkurmay Başkanlığı, mahkemeye, TUSHAD diye yapının kendi bünyelerinde mevcut olmadığı cevabını verdi. Hurşit Tolon, TUSHAD'ın tamamen İlker Çınar'ın bir yalanı olduğunu iddia ediyor. Ama bu arada, Zirve katliamı sanıklarından İstihbarat Binbaşı Haydar Yeşil'in kız kardeşi Nezaket Yeşil'in eşi Hüseyin Kılıç, savcılığa Yeşil'e ait bir hard disk teslim etti. Hard disk'ten "Ergenekon-
TUSHAD
" şeması çıktı. Şemada, TUSHAD'ın bünyesinde barındırdığı "beyaz kuvvetler" ve "siyah kuvvetler"den söz ediliyor. Beyaz kuvvetler daha çok kaza süsü verilmiş suikastlar düzenliyor; siyah kuvvetler ise, silâhlı ve bombalı suikastlar yapıp toplumda kaos ortamı oluşturuyor.
Şemada, siyah kuvvetlerin bir alt birimi olarak JİTEM yer alıyor.
Bakalım daha neler öğreneceğiz...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.